Alevi Haber Ajansi

‘Yaylada yaşam zordu ama mutluyduk’-VİDEO

PİRHA- Göbürge (Kırkmeşe) Yaylası’nda mikrofon uzattığımız yurttaşlar, eski günlerdeki zorluğa dikkat çekmelerine karşın, daha mutlu ve huzurlu olduklarını söyledi. Yayladaki sürü kapasitesine de işaret eden yurttaşlar, ekolojik dengenin korunması gerektiğini ifade etti.

10. Geleneksel Kurmeş Festivali’ne katılan yurttaşlar ajansımıza konuştu. Yurttaşlar, yaylaların korunması gerektiğine dikkat çekerek, birlik beraberlik içinde hareket edip, örgütlenmek gerektiğine vurgu yaptı.

Göbürge (Kırkmeşe) Yaylası’nda mikrofon uzattığımız Fethiye Ber adlı yurttaş, çocukluğunun yaylalarda geçtiğini belirterek, “Yaylalarda büyüdük. Eskiden çok sıkıntılıydı. Bizim dönemimizde, atlarla, hayvanlarla, katırlarla gidiyorduk. Şimdiki gençlerimiz bunu bilmiyor. Ama şimdi bir bakıyoruz insanlar arabayla buraya kadar geldi. Su var, elektrik var, lavabolar var” dedi.

“ZORLU BİR  YAŞAMDI”

Yaylaya Mayıs’ın sonunda çıktıklarını ve yolun bir haftadan fazla sürdüğünü dile getiren Fethiye Ber, “Zorlu bir yoldu. Zorlu bir  yaşamdı. Fakat insanlar çok huzurluydu, çok mutluydu. Çoluk çocuk o katırların üstünde, yaşlılarımız, bebekler vardı. Yaylalarda doğum yapan  annelerimiz vardı. Şimdiki jenerasyon çok şanslı. Yani bizim zamanımıza göre çok rahatlar. Gençlerin burada olmasına sevindim. Kendi topraklarıyla buluşmaları, kendi topraklarının içinde yaşamaları çok anlamlı” diye belirtti.

“EKOLOJİK DENGE KORUNMALI”

Zülfü Yonga ise, yaylacıların birçok sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Yaylalara gelen hayvanların o yaylanın kapasitesinin üzerinde olması sorunu var. Yani 10 bin kapasiteli bir yaylaya 20 bin gelirse oradaki bütün ekolojik sistem tahrip oluyor. Artı yine yaylaya gidildiğinde yünler çok değerliydi. Yani kırkılan yünler değerinde satılabiliyordu. Şimdi biz yaylalara gittiğimizde hayvanların yünleri satamadıkları için atılmış. Bunu belki koyun keçi birliği çözebilir. İşte idarenin, valiliğin devreye girmesi gerekiyor ama sorunlar halen devam ediyor” şeklinde ifade etti.

“KİMSENİN YÜZÜ GÜLMÜYOR”

Hasan Öz de, şimdiki zamanla geçmiş arasındaki farklara işaret ederek, şunları dile getirdi:

“O dönemde eziyet çoktu. Şimdiki daha kolay. Ama yolun gitmesi de buranın doğal yapısını bozuyor. Mesela Buyar Baba’ya yol gitmiş, Merga Çaqar’a yol gitmiş, Gola Buyere, Merga Mihe gibi birçok yere yol gitmiş ve bazı yerlere daha gidecek. Bu oraların doğal yapısını bozuyor.

Eskiden eziyet çoktu ama insanlar daha huzurluydu, daha mutluydu. Şimdi insanlar mutlu değil, huzurlu değil. Kimsenin yüzü sorunlardan dolayı doğru düzgün gülmüyor.

Bir de o zaman her şey daha doğaldı, daha güzeldi. Şimdi her şey yapaylaştı. Onun için eskiyle yeni arasında çok fark var. Ben eskiyi tercih ederdim.”

Şavak tulum peynirinin yörenin peynir olduğunu vurgulayan Öz, “Güçlü bir sahiplenme olmamıştır. Onun için başkaları sahip çıkmış. Birlik beraberlik içinde hareket edip, örgütlenmek gerekiyor. Sürü sahiplerinin birlik içinde sesini duyurması gerekiyor. Başka bir yolu yok” ifadelerine yer verdi.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.