PİRHA- KESK Dersim Şubeler Platformu, OVP’nin emekçilerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığını belirterek ek zam talebinde bulundu. Köprü ve otoyolların işletme haklarının devredilmesine de tepki gösteren KESK, “Kamu varlıkları sermayeye teslim edilmek isteniyor” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dersim Şubeler Platformu, Orta Vadeli Program’a (OVP) ve kamu varlıklarının özelleştirilmesine karşı Seyit Rıza Meydanı’nda açıklama yaptı. “Otobanlar, köprüler halkındır” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini Yapı-Yol Sen Dersim Başkanı Evrim Ay okudu.
KESK’in üç yıllık ekonomik ve sosyal politikalara yön verecek OVP’ye ilişkin her dönem aynı soruları yönelttiğini belirten Ay, “Bu program kimler için hazırlanıyor? Kimlerin hakkı ve çıkarı korunuyor? Nimet kimlere dağıtılıyor, külfet kimlerin sırtına yükleniyor?” diye sordu.
“EMEKÇİLERİN YAŞAM KOŞULLARI KÖTÜLEŞİYOR”
Emekçilerin gelir ve yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini söyleyen Ay, kayıtlı her iki işçiden birinin açlık sınırının altında kalan asgari ücretle çalıştığını, kayıt dışı çalışanların ise başta sosyal güvenlik olmak üzere birçok haktan mahrum bırakıldığını belirtti.
En düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL olduğunu kaydeden Ay, her 5 emekliden birinin yaşamını sürdürebilmek için yeniden çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.
“ENFLASYON HEDEFLERİ YİNE YÜKSELTİLDİ”
“OVP emekçilere ne vaat ediyor?” diye soran Ay, programdaki enflasyon hedeflerine dikkat çekti. Bir önceki OVP’de yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e, 2027 hedefinin yüzde 9’dan yüzde 21’e, 2028 hedefinin ise yüzde 8’den yüzde 13,5’e çıkarıldığını belirten Ay, “Kısacası yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz: Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor” dedi.
OVP’nin toplu sözleşme hükümlerini de tartışmalı hale getirdiğini söyleyen Ay, 2027 yılı için toplu sözleşmede yüzde 5+4 oranında artış öngörülmesine rağmen OVP’de aynı yılın enflasyon hedefinin yüzde 21’e çıkarıldığını kaydetti.
2024 yılının yüzde 44,38 enflasyonla kapandığını ancak 2025 yılı asgari ücretinin yüzde 30 artırıldığını belirten Ay, 2025 yılında enflasyonun yüzde 30,89 olarak gerçekleşmesine rağmen asgari ücret artışının yüzde 27’de kaldığını söyledi. Ay, “Yapılması gereken bellidir: Acilen ve ertelemeksizin emekçilerin ek zam talebi karşılanmalıdır” diye konuştu.
“VERGİ YÜKÜ DAR GELİRLİLERİN SIRTINDA”
OVP’deki vergi politikalarına da dikkat çeken Ay, 2027 yılı için yüzde 21 enflasyon hedeflenmesine rağmen vergi gelirlerinde yüzde 36 artış öngörüldüğünü belirtti. Ay, 2028 yılında ise yüzde 13,5’lik enflasyon hedefine karşılık vergi gelirlerinin yüzde 20,4 artırılmasının planlandığını söyledi.
2025 yılında toplanan vergilerin yüzde 62,4’ünün KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluştuğunu, kurumlar vergisinin payının ise yüzde 11,1’de kaldığını aktaran Ay, “İşçi, kamu emekçisi, emekli ve dar gelirli daha ücretini cebine koymadan vergisini ödüyor; kalan parasıyla yaptığı her harcamada bir kez daha vergilendiriliyor” dedi.
Son 5 yılda patronlara, büyük sermaye gruplarına ve yüksek gelir çevrelerine sağlanan istisna, muafiyet ve indirimlerle 3 trilyon liradan fazla vergiden vazgeçildiğini belirten Ay, “Kısacası bu OVP’nin de özeti, ‘Emekçiden al, sermayeye aktar’dır” ifadelerini kullandı.
“KAMUNUN GELİRİ ÖZEL SERMAYEYE DEVREDİLİYOR”
Geçen yıl iki devlet köprüsü ile sekiz otoyolun özelleştirileceği yönündeki iddiaların gündeme geldiğini ve iktidarın bu iddiaları yalanladığını hatırlatan Ay, şöyle devam etti:
“Ancak aynı iktidar, daha birkaç gün önce Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile ikisi çevre otoyolu olmak üzere sekiz otoyolun özelleştirme programına alındığını ilan etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı her ne kadar bunun ‘satış’ değil, 30 yıllığına ‘işletme hakkı transferi’ olduğunu ve mülkiyetin devlette kalacağını savunsa da gerçekler ortadadır.”
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre, bakım ve diğer giderler düşüldükten sonra köprü ve otoyollardan 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edildiğini aktaran Ay, bu kamu varlıklarının sermayeye teslim edilmek istendiğini söyledi.
Ay, “Ücretsiz olması gereken köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin emekçilere ve halka fahiş fiyatlar olarak yansıdığını görmek zor değildir” dedi.
Yoruma kapalı.