Alevi Haber Ajansi

Dersim Barosu: 1993, cevap bekleyen soruların ve tamamlanmamış adaletin adıdır!

PİRHA- Dersim Barosu, Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1993 yılının suikastlar, faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar, yakılan köyler ve Madımak Katliamı ile Türkiye tarihinin en karanlık yıllarından biri olduğunu belirterek, geçmişle yüzleşmenin ortak geleceğin inşası için zorunlu olduğunu vurguladı.

Dersim Barosu Yönetim Kurulu, Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, “Çoğumuzun hayatını yeni yeni anlamlandırdığı 1993 çok şey hatırlatır insana. Sokak ortasında vurulanlar, kalemi susturulanlar, kurşunlananlar, diri diri yakılanlar… İnsanın büyümeyi unuttuğu, Türkiye tarihinin en karanlık yılı” denildi.

1993 yılında peş peşe gelen suikastlar ve faili meçhul cinayetlerle bir dönemin acı simgesinin oluştuğu belirtilen açıklamada, gazetecilerin, siyasetçilerin, aydınların, iş insanlarının, insan hakları savunucularının ve yurttaşların hedef alındığı ifade edildi.

Açıklamada, “Kimi evinin önünde, kimi sokakta, kimi aracında, aydınlar ise otelde yakılarak katledildi. Her cinayetin, her katliamın ardından benzer, tanıdık cümleler kuruldu: ‘Araştırılıyor.’ ‘Soruşturma sürüyor.’ ‘Failler bulunacak'” ifadelerine yer verildi.

“FARKLI OLMAK BİLE HEDEF HALİNE GELMEYE YETİYORDU”

Dersim Barosu, 1993’ün korkunun gündelik hayatın parçası hâline geldiği yıllardan biri olduğunu belirterek, insanların yalnızca can güvenliğini değil, düşüncelerini ifade etme cesaretini de kaybetmeye başladığını vurguladı.

Açıklamada, “Çünkü kimi zaman bir yazı, kimi zaman bir türkü, kimi zaman sadece farklı olmak bile hedef hâline gelmeye yetiyordu” denildi.

Baro açıklamasında, 1993 yılının Uğur Mumcu suikastı ile Turgut Özal’ın ani ölümüyle derin sarsıntılar içinde başladığı belirtilerek, “Ülke, art arda yaşanan sarsıcı olayların ardından giderek daha kutuplaşmış, daha gergin ve daha kırılgan bir siyasal iklime sürüklenmişti. İşte Madımak Katliamı, böyle bir atmosferde meydana geldi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Aydınların yakılması; hukukun üstünlüğüne olan inancı, farklılıklarla birlikte yaşama umudunu ve devletin herkesi eşit biçimde koruyacağına dair güveni de ağır biçimde sarstı” denildi.

Baro, dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in katliamın ardından yaptığı açıklamaların da uzun yıllar etkisini sürdürdüğünü ifade etti.

“1993, ORTAK HAFIZANIN ADIDIR”

Dersim Barosu açıklamasında, “1993… Suikastlar, faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar, yakılan köyler, toplumsal kutuplaşma ve sonunda Madımak’ta yükselen alevler… Hepsi aynı dönemin farklı yüzleri olarak hafızada yerini koruyor” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bir ülkenin geleceği, geçmişindeki acıları inkâr etmeden konuşabilmesiyle güçlenir. 1993… Cevap bekleyen soruların, tamamlanmamış adaletin ve unutulmaması gereken bir ortak hafızanın adıdır.”

Dersim Barosu, açıklamasının sonunda Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canın isimlerini anarak, “Ülkenin sesi, sözü, ezgisi, şiiri ve ortak vicdanı olan 33 canın bıraktığı miras; halkların kardeşliğini, eşitliği, özgürlüğü ve birlikte yaşama iradesini yaşatmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Baro, açıklamasını “33 Can’a sevgiyle ve özlemle” sözleriyle tamamladı.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.