PİRHA – Barış Vakfı, Meclis Başkanlığına mektup göndererek, “İzleme Komisyonunun oluşturulması ve çalışmalarının yürütülmesi aşamalarında, sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanmasını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
Barış Vakfı, TBMM görüşülecek olan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, konusunda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a mektup gönderdi. Mektupta kurulacak İzleme Komisyonu’nda sivil toplum örgülerinin de yer verilmesi istendi.
Çerçeve yasa teklifinin görüşülmesiyle Meclis’in tarihsel bir görevi yerine getireceği belirtilen mektupta, “Teklifin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesiyle birlikte, Meclis tarihsel öneme sahip bir görevi daha yerine getirecek, silahlı çatışma dönemini geride bırakacak önemli merhaleye geçilecektir. TBMM’de yüksek bir oyla ve Meclis’te grubu bulunan ilk beş büyük parti milletvekillerin fireler olsa da teklife olumlu oy vereceğine ilişkin tahminler ve 2024 Ekim ayında başlayan süreçte rol oynayan tarafların, eleştirel bir bakışla yasanın eksikliklerini vurgulamalarına rağmen destek açıklamalarında bulunmaları teklifin önemini artırıyor. Kanun teklifinin, taraflar arasında mutabakata dayalı bir düzenleme olmasının yanında, makul bir süre içinde yürürlüğe girmesi durumunda, bir gelecek derinliği oluşturma potansiyeli de bulunmaktadır. Bu bakışla yasa teklifinin yapıcı ve geliştirici ele almanın uygun olacağını düşünüyoruz”
“TARİHSEL BİR FIRSAT TAŞIYAN SÜREÇ YENİ SORUNLARA YOL AÇMADAN İLERLEMELİ”
Sürecin önemine vurgu yapılan mektupta şu ifadeler kullanıldı:
“8 Ekim 2025 tarihinde davetiniz üzerine TBMMMillî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 14. Oturumuna katılarak görüş ve önerilerimizi paylaşmıştık. Yasa hazırlıklarının yoğunlaştığı dönemde 10 Temmuz 2026 tarihli basın açıklamasıyla, yasaya ilişkin önerilerimizi kamuoyuna bir kez daha sunduk. Bu kapsamda, söz konusu Kanun Teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi sırasında, daha önce sunduğumuz belgelerde ve insan hakları alanında çalışan kurumların benzer çalışmalarında dile getirilen hak temelli öneri ve yaklaşımların dikkate alınmasını bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Kanun Teklifine ilişkin eleştiri ve değerlendirmelerimizi saklı tutmakla birlikte, tarihsel bir fırsat niteliği taşıyan bu sürecin yeni sorunlara yol açmadan, kalıcı barışın, demokratikleşmenin ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine katkı sunacak biçimde ilerlemesini önemli buluyoruz. Vakfımızın temel amacı kalıcı, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, eşitliği ve adaleti sağlayan, geriye dönüşü olmayan gerçek bir barışın inşasına katkıda bulunmaktır. Teklif yasalaştıktan sonra da kanunun uygulanmasıyla ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Meclis Başkanının çağrısı ile kurulacak olan komisyon, Anayasa veya TBMM İçtüzüğü’nde açıkça tanımlanmış daimi veya geçici ihtisas komisyonlarından biri değildir. Bu komisyonların görev alanları ve çalışma usulleri, kanunlar ve Meclis İçtüzüğü ile belirlenmiştir. Kanun Teklifinde yer verilen komisyon ise sui generis, yani klasik ihtisas, araştırma veya tali komisyonlardan farklı olarak kendine has usul, yetki ve kuruluş amaçlarına sahip bir yapıdır. Bu özelliğiyle kurulacak komisyonun yapısı geçmişte oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu, İçtüzük Uzlaşma Komisyonu ya da süreç için oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na benzemektedir. Hatırlanacağı üzere, Anayasa Uzlaşma Komisyonu ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına sivil toplum örgütlerinin katılımı sağlanmıştır.”
“İZLEME KOMİSYONLARI OLUŞTURULMASI SÜRECE KATKI SUNACAK”
Çatışma çözümü, barış inşası ve demokratikleşme alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının İzleme Komisyonu’nun çalışmalarına uygun yöntemlerle katılımının sağlanmasının önemine vurgu yapılan mektupta, hak temelli yasal düzenlemelerin geliştirilmesi, demokratikleşme ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ile sürecin toplum tarafından sahiplenilmesine önemli katkılar sağlayacağı kaydedildi.
Mektupta, “İzleme Komisyonunun oluşturulması ve çalışmalarının yürütülmesi aşamalarında, çatışma çözümü ve barış inşası alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının bilgi, deneyim ve önerilerinden yararlanılmasını ve bu kuruluşların sürece anlamlı ve etkin biçimde katılımının sağlanmasını öneriyoruz. Meclis Genel Kurul Toplantısı’nın barışın, demokratikleşmenin ve toplumsal bütünleşmenin gelişmesine katkı sağlayacak şekilde sonuçlanmasını diliyoruz” denildi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.