PİRHA – DEM Parti Osmaniye İl yöneticilerinden Adnan Gökçen, İran’da Kürtlere yönelik artan idam kararlarını ve Orta Doğu’daki güç savaşlarını PİRHA’ya değerlendirdi. Gökçen, “İdamlarla hiçbir yere varılamaz; tüm insan hakları savunucularını Kürtlere yönelik bu saldırılara karşı durmaya çağırıyoruz” dedi.
Orta Doğu’da bölgesel çatışmaların derinleştiği ve İran’da muhaliflere, özellikle de Kürtlere yönelik baskıların arttığı bir süreçten geçiliyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Osmaniye İl Yöneticisi Adnan Gökçen, bölgedeki gelişmeleri ve idam kararlarının siyasi arka planını PİRHA’ya anlattı.
“BU BİR EMPERYALİST PAYLAŞIM SAVAŞIDIR”
Gökçen, Orta Doğu’daki mevcut durumu “emperyalist paylaşım savaşı” olarak nitelendirerek, İran üzerindeki baskıların nedenine dair şunları söyledi:
“Orta Doğu’da özellikle Büyük Orta Doğu Projesi adı altında geliştirilen çalışmalar içerisinde emperyalizm, İran’ın kendisine başkaldıran bir yapıda yer almasını istemedi ve onu bir rakip olarak görmeye başladı. Örneğin ekonomik anlamda Çin’in ABD emperyalizmine kafa tutması ve Orta Doğu’daki yeraltı ile yerüstü zenginlik kaynaklarının, özellikle de petrol olgusunun büyüklüğü emperyalizmin iştahını kabarttı. Ve İsrail aracılığıyla ABD, Orta Doğu’da kendi hegemonyasını sağlıklı kılabilmek için diğer emperyalist ülkeleri yanlarına çekmeye çalışsalar da bunda başarılı olmamalarına rağmen savaşı başlattılar. ABD buna her ne kadar küçük çaplı bir çatışma, küçük çaplı bir savaş anlamı yüklemiş olsa da bu bir emperyalist paylaşım savaşı konumundadır.”
“KÜRTLER EMPERYALİZMİN OYUNUNA GELMEDİ”
Bölgedeki muhalif güçlerin ve özellikle Kürtlerin bu paylaşım savaşında bir “aparat” olarak kullanılmak istendiğini belirten Gökçen, Kürtlerin bu oyunu bozduğunu ifade etti:
“ABD ve İsrail’in kullanmak istediği muhalif güçler vardı. İran’da başta Kürtler olmak üzere diğer muhalif grupları kendi bünyesinde toplayıp İran içerisinde farklı bir yol çizmek istediler. Ancak yıllardır emperyalizmin batağına çekilmek istenen Kürtler, bunun bir oyun olduğunun farkına vardılar. ‘Kendi iç meselemizi demokratik yöntemlerle kendimiz çözeriz’ anlayışıyla hareket ederek emperyalizme destek sunmadılar. ‘Bu sizin kendi aranızdaki emperyalist paylaşım savaşıdır’ diyerek kendi birlikteliklerini oluşturdular. Kendi alanlarında sadece savunma pozisyonunda kaldılar ve emperyalist savaşa müdahil olmadılar. Çözüm yolunu uzun vadede anlaşmalar, müzakereler ve demokratik yöntemlerde gördüler.”
“İDAMLARI DURDURUN”
İdamların Kürtlerin direncini kıramayacağını vurgulayan Gökçen, dünyanın artık şiddetle sonuç alınamayacağını anlaması gerektiğini belirtti:
“Kürtlerin demokratik yolu seçmesi, molla rejiminin despotik anlayışına ve idamlarına sessiz kalacakları anlamına gelmiyor. İdam edilen her Kürt genci için müthiş bir direniş gösterilmekte. Kürtler, kendi kaderlerini tayin etme hakkını elde edene kadar demokratik mücadelelerini büyüteceklerdir. Dünya artık insanları idam ederek, katlederek yok edemeyeceğini anladı. Her ne kadar İsrail bu anlayışla hareket etmese de dünya kamuoyu durumun farkına vardı. Hatta İsrail’de ve Amerika’da bile savaşa karşı sesler yükselmeye başladı.”
“FİLİSTİN İÇİN GÖSTERİLEN DUYARLILIK KÜRTLER İÇİN DE GÖSTERİLMELİ”
İdamların bir insanlık suçu olduğunu hatırlatan Gökçen, uluslararası kamuoyuna şu çağrıda bulundu:
“Dünyanın hemen her yerinde idam artık gündemden çıkarılmıştır. İdam, ıslah edici değil, aksine bir insanlık suçudur. Dünya devletlerine ve insan hakları aktivistlerine sesleniyoruz: Kürt halkına karşı yapılan bu insanlık dışı uygulamalara karşı tavır takının. İnsan haklarına aykırı davranan ülkelerin yanında yer almayın. Nasıl ki Filistin’deki soykırıma veya Lübnan’a yönelik saldırılara tepki gösteriliyorsa, İran’da idam edilen Kürt gençleri için de aynı duyarlılığın gösterilmesini istiyoruz. Herkesi bu idamlara ‘dur’ demek için harekete geçmeye çağırıyoruz.”
Cevahir FINDIK/OSMANİYE
Yoruma kapalı.