PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Dersim Katliamı’nın 89. yılında yaşamını yitirenleri Mamak’ta düzenlenen bir programla andı. Panelde, katliamın tarihsel kökenleri ve toplumsal hafızadaki derin yaraları masaya yatırıldı.
Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, 1937-38 yıllarında yaşanan Dersim Katliamı’nın yıl dönümü vesilesiyle bir anma etkinliği gerçekleştirdi. Şube binasında düzenlenen program, katliamda hayatını kaybedenlerin anısına çıra yakılmasıyla başladı. Matem ve saygının hakim olduğu anma, moderatörlüğünü Fatma Sönmez Acarcan’ın üstlendiği bir panelle devam etti.
“TEK DİNLİ POLİTİKALARIN KADİM İNANÇLARA SALDIRISI”
Panelin konuşmacılarından Tarihçi Mehmet Bayrak, Alevi toplumuna yönelik baskıların tarihsel bir silsile izlediğini vurguladı. Kürdistan coğrafyasının inanç çeşitliliğine dikkat çeken Bayrak, tekçi politikaların bu zenginliği hedef aldığını belirtti. Bayrak, “Ermeniler, Süryaniler, Êzidîler ve Aleviler bu topraklarda kadim bir mirasın taşıyıcısıdır. Ancak yürütülen politikalar bu farklılıkları yok etmeyi amaçladı” dedi.
50 binden fazla insanın yaşamını yitirdiği süreci anlatan Bayrak, isim değişikliğinin sembolik anlamını şu sözlerle eleştirdi:
“Dersim’e ‘Tunceli’ adının verilmesi, yaşanan acıların üzerine örtülen bir hakarettir. Hedef özellikle Seyit Rıza ve onun temsil ettiği Kürt kimliğiydi.”
“DERİN ACILAR DİLSİZDİR”
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu ise konuşmasında katliamın insani ve vicdani boyutuna odaklandı. Özellikle Dêrsimli kadınların ve kayıp kız çocuklarının trajedisine değinen Mutlu, zulmün etkilerinin bugün de sürdüğünü ifade etti.
Mutlu, konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle sonlandırdı:
“Masum bir insanın canını almanın utancını hiçbir bayrak örtemez. Bizler, kelimelere dökülemeyecek kadar ağır ve derin olan o ‘dilsiz acıların’ torunlarıyız. Bu hafızayı yaşatmak boynumuzun borcudur.”
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.