Alevi Haber Ajansi

ABF Yol Erkan Kurulu: Vaka-i Hayriye değil, Alevi-Bektaşi inancına yönelik büyük saldırı!

PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yol Erkân Kurulu, 1826 yılında yaşanan ve Osmanlı tarih yazımında “Vaka-i Hayriye” olarak adlandırılan sürecin 200. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu sürecin Aleviler ve Bektaşiler açısından bir inanç kırımını ve Serçeşme’ye yönelik sistemli müdahaleyi ifade ettiği belirtilerek, “Dergâhlarımızı bize iade edin, elinizi inancımızdan çekin” çağrısı yapıldı.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yol Erkân Kurulu, 1826 yılında Osmanlı tarafından “Vaka-i Hayriye” olarak adlandırılan olayların 200. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, Osmanlı tarihinin “hayırlı” olarak tanımladığı sürecin Aleviler ve Bektaşiler açısından bir saldırının, bir inanç kırımının ve Serçeşme’ye yönelik sistemli müdahalenin adı olduğu vurgulandı.

1826’nın yalnızca Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, Bektaşi tekkelerinin kapatıldığı, vakıflarına el konulduğu, inanç önderlerinin sürgün edildiği, dergâhların devlet denetimine alındığı ve Alevi-Bektaşi Yolunun gelecek kuşaklara özgün haliyle aktarılmasının engellenmeye çalışıldığı ifade edildi.

Bu nedenle Osmanlı tarih yazımının “Vaka-i Hayriye” olarak tanımladığı sürecin, Aleviler açısından “Vaka-i Şer” olduğu kaydedildi.

“AMAÇ SERÇEŞME’NİN İNANÇSAL KONUMUNU ORTADAN KALDIRMAKTI”

Açıklamada, 1826 sonrasında yalnızca Bektaşi tekkelerinin kapatılmadığı, Alevi-Bektaşi inancının Serçeşmesi olarak kabul edilen Hacı Bektaş Dergâhı’nın da devlet eliyle dönüştürülmeye çalışıldığı belirtildi.

Dergâhların yönetiminin devlet denetimine geçirildiği, halkın dergâha gönderdiği Hakkullahların gasp edildiği, Alevi-Bektaşi erkânı ile eğitim anlayışının yok edilmek istendiği ifade edilen açıklamada, “Amaç, yalnızca bir dergâhı yönetmek değildir. Amaç, Serçeşme’nin inançsal konumunu ortadan kaldırmak ve yerine devletin uygun gördüğü inanç anlayışını yerleştirmektir” denildi.

Hacı Bektaş Dergâhı’na yönelik müdahalenin bütün Alevi toplumunun ortak hafızasına yönelmiş tarihsel bir saldırı olduğu vurgulandı.

“YÖNTEMLER DEĞİŞSE DE HEDEF HİÇ DEĞİŞMEDİ”

Açıklamada, Alevi toplumu açısından 1826’nın tek başına değerlendirilemeyeceği belirtilerek, Selçuklu döneminde başlayan, Yavuz Sultan Selim döneminde hızlanan, Kuyucu Murad Paşa’nın Anadolu’da yürüttüğü katliamlarla devam eden ve farklı dönemlerde değişik yöntemlerle sürdürülen inkâr, baskı, yok etme ve asimilasyon politikalarının bir devamı olduğu ifade edildi.

“Tarih boyunca yöntemler değişse de hedef asla değişmemiştir” denilen açıklamada, bir dönem kılıçla yürütülen saldırıların başka dönemlerde dergâhların ele geçirilmesi, vakıfların gasp edilmesi ve inanç kurumlarının dönüştürülmesi yoluyla sürdürüldüğü kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Hakka Yürüme Erkânları’nda görülen Alevi yoluna uygun olmayan “cenaze namazı” pratiklerinin de bu tarihsel sürecin sonucu olduğu savunularak, bu pratiklerle erkân yürütenlerin Nakşibendî Tarikatı’nın yolu ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalarını sürdürdüğü ifade edildi.

“ELİNİZİ İNANCIMIZDAN ÇEKİN”

Aradan iki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen zihniyetin değişmediği belirtilen açıklamada, bugün de siyasi iktidarın Alevi-Bektaşi inancına devlet eliyle müdahale ettiği öne sürüldü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın da bu anlayış doğrultusunda kurulduğu belirtilen açıklamada, Alevi dili kullanılarak farklı inanç pratiklerinin Alevi-Bektaşi erkânına yerleştirilmeye çalışıldığı ifade edildi.

Açıklamanın sonunda şu çağrıya yer verildi:

“Hiçbir siyasi iktidar, hiçbir yasak ve hiçbir baskı Alevi-Bektaşi Yolunu ortadan kaldıramamıştır ve asla kaldıramayacaktır. Çünkü Yol; Alevilerin ve Bektaşilerin gönlünde, dilinde, deyişlerinde, nefeslerinde ve hafızasında yaşamaktadır.

Başta Hacı Bektaş Veli Dergâhı olmak üzere;

Dergâhlarımızı bize iade edin.

Alevi mekânlarına cami yapmaktan vazgeçin.

Dergâhlarımızı ve tekkelerimizi dönüştürmeye derhâl son verin.

Elinizi inancımızdan çekin.”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.