Alevi Haber Ajansi

ABF Yol Erkan Kurulu: Kurban; kini, kibiri gönülden atmak ve nefsi terbiye etmektir!

PİRHA- ABF Yol Erkan Kurulu, Kurban Bayramı’na dair yazılı açıklama yaparak, “Kurban, başka inançlarda zorunlu bir ibadet şekli olsa da Alevi-Bektaşi yol erkânında lokma paylaşımı ve şükür lokması konusunda kendisine yer bulmuştur. Yolumuzda kurban, kişinin imkânı ve içinde bulunduğu konuma göre rızalıkla sunulan her şeydir. Bu bazen bir hayvanın tığlanarak kurban edilmesi bazen de Kırklar Cemi’nde olduğu gibi, bir üzümün kırka bölünmesi ile olur” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yol Erkan Kurulu, Kurban Bayramı’na dair yazılı açıklama yaptı.

“Gelmişiz cananın asitanına/Sıtk ile sarıldık dost demanına/Canı baş vermişiz aşk meydanına/Hayvan kesmek gibi kurban gerekmez/Yürekte gizlidir bizim derdimiz/Taklide bağlanmaz hiçbir ferdimiz/Nefsimiz iledir daim harbimiz/Cahil-i nadanla kavga gerekmez” dizelerinin paylaşıldığı açıklamada, Alevi-Bektaşi yol erkânı âşıkların, sadıkların geçmişten günümüze aktardığı nefeslerle ve dizelerle ifade edildiğini belirtti.

Kurban ve bayram kavramlarının da bu minvalde değerlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, şunlar ifade edildi:

“Canlar, son dönemlerde inancımıza başka inançların etkisi ile eklenmeye çalışılan “Bayram Cemi” adı altında, gelenekte olmayan ritüellerin ya da kurban kesmeyi zorunluluk olarak gören anlayışın Alevi-Bektaşi yol erkânında yeri yoktur. Kurban kesmenin belirli bir zamanı da yoktur. Niyete göre belirlenir. Kurbanın kanı uluorta yerlere akıtılmaz, kanı ve kemikleri toprağa sırlanır. Özü çürük ervahın kurban keserek, insan ve doğa ile rızalaşması mümkün olmaz.

“Aşinayı musahib kavlin bilmeyen/Men aref sırrına vakıf olmayan/Özünü pak edip Cem’e gelmeyen/Hakk’ın lokmasını yese ne fayda”

Kurban, başka inançlarda zorunlu bir ibadet şekli olsa da Alevi-Bektaşi yol erkânında lokma paylaşımı ve şükür lokması konusunda kendisine yer bulmuştur. Yolumuzda kurban, kişinin imkânı ve içinde bulunduğu konuma göre rızalıkla sunulan her şeydir. Bu bazen bir hayvanın tığlanarak kurban edilmesi bazen de Kırklar Cemi’nde olduğu gibi, bir üzümün kırka bölünmesi ile olur. Esas olan, kurbanı kendi hanende saklamak değil, canlarla paylaşmak ve gönüllerin birlenmesidir.  Hünkar’ın, Kadıncık Ana’nın kara kazan düsturunda olduğu gibi, yiyene helal yedirene delildir.

Alevi-Bektaşi inancında Hakka ulaşmak, ak-pak olmakla, eline beline diline sahip olmakla olur. Kurban; kini, kibiri gönülden atmak ve nefsi terbiye etmektir. Bayram ise yola turab olmak ve Pir’in cemaline niyazdır. Zalime biat edilmediği, gönüllerin kırılmadığı, mazlumların yüzünün güldüğü her gün bayramdır.

“Kurbanlar tığlanıp gülbeng çekildi/Gaflet uykusundan uyana geldim/Dört kapı sancağı anda dikildi/Üryan büryan olup meydana geldim” Nefsini kurban, tenini tercüman eden canlara Aşkı Niyazlarımızla…”

HABER MERKEZİ

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.