PİRHA- 1. Çukurova Alevi Kültür Festivali kapsamında düzenlenen ‘Alevileri Ne Bekliyor? Aleviler Neyi Bekliyor?’ konulu panelde, Alevilerin örgütlü mücadelesiyle varlığını kanıtladığı vurgulanarak, eşit yurttaşlığın kabülü için mücadelenin büyütülmesi gerektiği ifade edildi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adana Şubesi/100.Yıl Cemevi tarafından 1. Çukurova Alevi Kültür Festivali gerçekleştiriliyor.
Festivalin ikinci gününde “Aleviler ne bekliyor? Aleviler neyi bekliyor?” paneli düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adana Şubesi/100.Yıl Cemevi Başkanı Saim Yılmaz, festivalin Alevi inancının tanınmasına katkı sunmasını dileyerek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Panelin moderatörlüğünü Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Şube Başkanı Gülümser Yılmaz’ın yaparken, panele konuşmacı olarak Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez katıldı.
“ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN BUGÜNKÜ KAZANIMI “ALEVİYİZ” DİYEBİLMEKTİR”
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Selçuklu’dan Cumhuriyet’e Alevilerin yok sayıldığını belirterek, Alevi toplumu yok saymaya karşı örgütlenerek mücadele yürüttüklerini ifade etti.
Aleviler, Alevi kimliği inkar edildiği için farklı isimler adı altında faaliyet yaptıklarını dile getiren Aslan, şunları ifade etti:
“Devlet kin ve nefretle baktığı için memuru da, işçisi de o gözle baktı. Aleviler kadim inanç odluğunu ve eşitlik istedi. Biz Aleviyiz, kendini inancımızı yaşamak istiyoruz dedik. Bu süre boyunca devlet Alevilerin sesi yükseldikçe, buna karşı “Alevi kardeşimiz” demeye başladı. Dünyanın neresinde bir kardeş diğer kardeşi dövmüş, yok saymış.
Alevi örgütlerinin bugünkü kazanımı “Aleviyiz” diyebilmektir. Rahatlıkla bizler ‘Aleviyiz’ diyebiliyoruz. Bugün Alevi gerçekliğiyle yüzleştiğini görebiliyoruz. ‘Kürt yoktur’ diyenler, bugün ‘Kürt kardeşlerimiz’ demeye başladı. Aleviler olarak çok dilli ve çok kimlikli olan yapımızı koruyup bugüne taşıdık.”
“Aleviler olarak özümüzde kopuyoruz” diyen Aslan, “Aleviler içinde Kürt sorununa yaklaşımda tanıyamaz olduk. Bir ötekileşme dili gelişmiş durumda. Özgürlük, barış isteyen bir inancın talipleri olarak ötekileştiren bir dil kullanılıyor. Yolun dilini kullanmalıyız. Devlet şu an inancımızı yok etmeye çalışıyor. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle bunu yapmaya çalışıyorlar. Alevi dedelerine sesleniyorum: Bundan uzak durun. Kendi özümüze dönmemiz lazım. Koçgiri’yi, Dersim’i, Maraş’ı belki yaşamayacağız ama Aleviliğimiz elden gidiyor. Her Alevi birey kendisini sorumlu olarak görüp hareket etmelidir” diye belirtti.
“TÜRKİYE’DE ANAYASAL HAKLARIMIZI ALACAĞIZ”
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, çocukların mutlu olacağı alanların yaratılması gerektiğini ifade ederek, “Bizler Gaxand’ı, Newroz’u, Hızır’ı kutlayıp çocukları bir araya getirelim” diye konuştu.
Aleviler, her şeyi paylaşmak istediğini vurgulayan Mat, yaşadığı coğrafyada eşit koşullarda bir arada yaşamak istediğini ifade etti.
Hüseyin Mat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aleviler bulundupu her ülkede anayasal hak talep ettiler. Bunun içinde örgütlendiler. Avrupa’da 37 yıldır demokratik hak mücadelesi veriyoruz. Aleviler varlığını sürdürmek için Avrupa’da yoğun bir mücadele yürüttü. Aleviler kendine özgü bir inanç olduğunu bu mücadele sonucu kabul ettirdi. Almanya’da anayasal haklarımızı kabul ettirdik. Almanya’daki kaygımız elde ettiğimiz haklarımızın içini nasıl dolduracağımızdır. Umuyoruz Türkiye’de anayasal haklarımızı alacağız.
Örgütlenip bir birimize sahip çıktığımız noktada bir birimizi kurtaracağız. Örgütlülüğümüze ve mücadelemize sahip çıkacağız. Güçlerimizi bir araya getirmeliyiz. Proaktif olmalıyız. Bu süreçte ülkenin demokratik cumhuriyete dönmesi için mücadele etmeliyiz. Bu ülkede hakları gasp edilenler olarak bu süreçte aktif rol almalıyız. Aleviler kimseyi beklemesin. Örgütlü gücüne katkı sunacak ne varsa onu yapsın.”
“ALEVİLERİN TOPLUMSAL HAFIZASI RIZALIK ÜZERİNE KURULUDUR”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevilerin toplumla ve devletle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizerek, “Alevilerin toplumsal hafızası rızalık üzerine kuruludur. Rızalık olmadan hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğini söylüyor. Savaşa hayır diyen, doğayı, canlıları kendi varlığı olarak gören anlayış bu yüzyılda, modernizmle yüzleşmesi gerekiyor. Modernite denene kavramla yüzleşmesi lazım. Kentleşme kavramıyla karşı karşıyayız. Şehirdeki yüzleşmeyi nasıl yapacağız? “Pire niyaz olmak gericilik midir? Yoksa kadim inancın geleneği midir?” diyeceğiz. Sokaktan evimize ne gösterdiğimiz önemlidir. Aleviler Alevi olmayanlardan, eşitsizliğin kaldırılmasını, Diyanet’in kaldırılmasını, cemevlerini inkar edenlere ‘Haddinizi bilin’ diyecek sözler bekliyor” ifadelerine yer verdi.
“TOPLUMSAL BİR YÜZLEŞME ŞART. BU DA TOPLUMSAL BARIŞI GETİRİR”
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevilerin en temel beklentisinin eşit yurttaşlık olduğuna dikkat çekerek, “İnancımızın tarif edilmesini değil tanınmasını istiyoruz. Alevilerin temel talepleri diğer toplumsal kesimler içinde aynıdır. Hukuki dayanakları olan çözümlere ihtiyacımız var. Herkesin inancını özgürce yaşadığı, dilini özgürce konuştuğu demokratik, laik bir cumhuriyet istiyoruz. Roboski’den Maraş’a, Dersim’den Çorum’a yaşanan katliamlar ortadayken, toplumsal bir yüzleşme şart. Bu da toplumsal barışı getirir. Aleviler özüne sahip çıkmalıdır” şeklinde konuştu.
PİRHA/ADANA
Yoruma kapalı.