PİRHA- GADEV Kitap Fuarı kapsamında ‘Alevilerin Hak Mücadelesinde Eşit Yurttaşlık ve Gelecek’ konulu panel düzenlendi. Panelde Alevilerin örgütlü mücadelesine dikkat çekilerek, eşit yurttaşlığın mutlaka alınacağı vurgulandı.
GADEV Kitap Fuarı, “Alevilerin Hak Mücadelesinde Eşit Yurttaşlık ve Gelecek” konulu panel ile devam etti. Panele Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya konuşmacı olarak katıldı.
“CEMEVLERİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALIYIZ”
ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Alevilerin bugün yaşadığı sorunların tarihten günümüze geldiğini belirterek, “Tekke Zaviye Kanunuyla Alevilik yasaklı bir inanç haline getiriyor. Yani Alevilik yasal anlamda, kamusal anlamda özgürce kendisini ifade eden bir inanç değil. Biz ne yapıyoruz? Bugün bütün kazanımlarımızı meşru mücadeleyle elde ettik” diyerek örgütleme sürecine dair bilgi paylaştı.
Alevi- Bektaşi kurumları olarak, eşit yurttaşlık mücadelesini anayasal bir kazanım haline dönüştürmek zorunda olduklarını vurgulayarak, “Burada temel bir sorunumuz var. Devlet bağımsız yani bu federasyonlara ve genel merkezlere bağlı olmayan bireysel olarak kurulmuş olan cemevleri üzerinden bir algı yaratmaya çalışıyor ve dolayısıyla şu kadar cemevi yanımızda da değil. Bizim Anadolu’daki bütün cemevleriyle ilgili yeni bir çalışma yapmamız gerekiyor” dedi.
“MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ”
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat da, Cumhuriyet’in demokratikleşmeyi sağlayamadığının altın çizerek, şunları dile getirdi:
“Bundan dolayı göç yollarına düştük, gittiğimiz yerlerde kalıcı olduk. Ne yaptık daha sonra? Avrupa’da kendi inancını, kimliğini yaşamak, gençliğe, gelecek kuşaklara aktarmak için örgütlendik. Almanya’yla Türkiye’yi kıyasladığımızda eşit yurttaşlarız. Din ve vicdan özgürlüğü bakımından. Alman devlet okullarını Alevilik dersi veriyor. Üniversitelerde kürsüler Alman devletinin anayasasında bulunan vatandaşına dair hangi haklarımız varsa biz hep sağlamış durumdayız. Almanya’da böyle bir sorunumuz yok. İsviçre’de bu böyleydi. Danimarka’da bu böyle, böyledir. Avusturya’da böyledir.
Türkiye’de devletin kodları çok net. Diyor ki bu ülkede sınırları içerisinde yaşayan herkes Müslümandır. Bunun dışında hiçbir etnik kimliğin, hiçbir inanç kimliğin yaşama hakkı yoktur. Burada toplumsal kimlik mühendisliği yapılmaya çalışılıyor.
Avrupa’da anayasal olarak elde etmiş olduğunuz her kazanım elde etmiş olduğunuz her başarı Türkiye’de Alevilerin inkar edilmesinin daha görünür olması lazım, teşhir olmasına, anlaşılır olmasına sebeptir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevleriyle ilgili, yolunuzun dersleriyle ilgili almış olduğu kararlar ortada. Bunları kabul etmiyorlar. Aleviler neyi talep ettiyse devlet ‘hayır’ dedi. Ama bunu biz kabul etmedik. Devlet elinden gelen her şeyi yapıyor. Örgütler olarak bizlerde Türkiye’de ve Avrupa’da onurlu bir mücadeleyi veriyoruz.
Alevi kurumlarının kendisi gibi mağdur olan Kürtlerle, demokrasi güçleriyle yan yana gelmesi devletin devrelerini bozuyor. Aleviler kendi kurumlarına sahip çıkın. El alem bir tane dedikodu yapıyor. Hepiniz paylaşıyorsunuz. Bir imza atıyorsunuz. Sosyal medyayı yıkıyorsunuz. Ama yaptığımız bir işin paylaşımını yapmıyoruz.
Ya bu anayasal haklarını alma konusunda daha güçlü çıkacak ya da Osmanlı oyunlarıyla daha kötü bir durumla karşı karşıya kalacağız. O yüzden biz kararlıyız. Bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Sonuçta biz kazanacağız. Ülkemize inanıyoruz. Kendinize güveniyorsunuz.”
“ORTAK SORUNUMUZ EŞİT YURTTAŞLIK”
Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ise, Türkiye’de tüm ötekileştirilmişlerin, yok sayılmış tüm toplumların ortak sorununun eşit yurttaşlık olduğunun altını çizerek, “Zenginler, yönetenler bir araya çok rahat gelebiliyorlar. Biz yok sayılanlar, ezilenler bir araya gelmekte zorluk yaşıyoruz. Neden? Çünkü çok bölünüyoruz. Ama son yıllarda bu da aşılıyor.” diye belirtti.
“HAKLARIMIZI ALACAĞIZ”
Dünyanın her yerinde tüm ulusların, tüm inançların haklarını tayin etme hakkı olduğunu dile getiren Koç, “Biz Aleviler de kendi inançlarının üzerinden kendi geleceğimizi tayin etme hakkımız vardır. Ve biz bunu kullanacağız. Türkiye’nin dört bir yanında yapılan cemevleriyle birlikte artık Alevi kimliğinizi özgürce söyleyebiliyoruz. Ve bu kolay olmadı. Haklılığına inandığımız davanın peşinde koşmak zorundayız ve koşacağız. Bunun bedeli de ne olursa olsun ödemeye de hazırız. Eninde sonunda bunu başaracağız, haklarımızı alacağız” şeklinde ifade etti.
“TÜRKİYE’DE GELECEK ALEVİLERİN GÜCÜYLE OLACAK”
Alevilerin, yok sayılanların haklarını almak için mücadele edenlerin yanında olduğunu ifade eden Koç, “Bizim dışımızda olan tüm örgütlerin bize destek olması gerekir. Çünkü Alevilerin olmadığı bir ülke Alevi haklarının tanınmadığı bir ülke asla ve asla demokrasiye kavuşamaz. Türkiye’de gelecek Alevilerin gücüyle olacak. Biz olmadan mutlu bir Türkiye olmaz. Bizim taleplerimiz ve isteklerimiz sadece bizim için değil Türkiye’de yaşayan tüm halkın mutluluğu içindir” ifadelerine yer verdi.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.