Alevi Haber Ajansi

Turgut Dedeoğlu: Yurttaşlar haber alma hakkına sahip çıksın!-VİDEO

PİRHA-Gazetecilik açısından oldukça zor bir dönemden geçtiklerini belirten DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, toplumun her kesimini gazetecilerle ve yurttaşın haber alma hakkıyla dayanışmaya ve 24 Ekim Cumartesi 10 ilde yapacakları eyleme katılmaya çağırdı.

DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara yönelik bir baskı ve bu baskıya karşı 24 Ekim’de 10 ilde yapılacak açıklamalara dair sorularımızı yanıtladı.

“NEREYE DOĞRU GİDİYORUZ?”

Pirha: Gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara yönelik bir baskı politikası uygulanıyor. Bunun yanında dijital medya üzerinde de bir sansür hali söz konusu. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turgut Dedeoğlu: 12 Eylül Darbesi’ni yaşamış bir olarak, askeri mahkemeler bile olsa adalet var. Fakat maalesef 2026 senesi mahkemelerde böyle bir şeyle karşılamıyoruz ve kaygımız da giderek artıyor. Çünkü gazetecilere karşı özellikle mahkemelerin, almış olduğu kararlar gerçekten endişe verici boyutta.

Gazetecilik açısından oldukça zor bir dönemdeyiz. Sadece gazetecilik açısından da değil. Son dönemde baktığımızda Eylül ayı içinde 3.492 dijital içeriğe erişim engeli getirilmiş. Yani bu sadece gazetecilere getirilen bir erişim engeli de değil. Vatandaşlara da getirilen bir erişim engeli var. Yani Türkiye’de gazetecilik yapmak, haberi yapmak, doğru haberi yapmak suç. Bunu yayınlamak, bunları sosyal medyasında paylaşmak da ayrı bir suç. Yani suç üzerinden suç üreterek aslında suç olmayan şeyleri suçmuş gibi üreten bir yargı sistemi var.

Bir çok haber sitesine erişim engelinin yanında sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirildi. Saymakla bitmiyor. Eylül, Ekim ayında sosyal medya hesaplarının bu kadar çok sansüre uğraması akıl alır gibi değil. Nereye doğru gidiyoruz? Biz ülke olarak neyin yarışındayız? Yani sansürü en fazla uygulayan bir devlet olma yarışında mıyız acaba?

“YURTTAŞLARI HABER ALMA HAKKI İÇİN DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

-Bu engelleme, tutuklama ve sansüre karşı meslek örgütleri olarak ne yapıyorsunuz, yapacaksınız?

Ayın 24’ünde Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Adana’da, Eskişehir’de, Van’da, Diyarbakır’da, Kocaeli’nde, Bursa’da ve Antalya’da bir yürüyüş yapacağız. Bu yürüyüşlerde hem sansürleri hem de halkın haber alma hakkının engellenmesine yönelik bir eylemsellik planladık.

Dedik ki biz sadece gazeteci örgütleri olarak çıkmayalım. Bu çünkü toplumsal bir sorun. Artık sansür dediğimiz şey halkın habere ulaşma hakkının, doğru habere ulaşma hakkının önündeki en büyük engel. Bundan kaynaklı dedik ki bunu toplumsallaştırmak lazım. Biz sansürden dolayı kanalımız kapanıyor, kalanımıza kayyum atanıyor. İşsiz kalıyoruz. Ama bu sadece bizim sorunumuz değil. Bu bir anlamda toplumsal bir sorun. Bununla ilgili de toplumun her kesiminden herkesi içine katacağımız böyle bir eylemsellik planı yapalım dedik. Ve 24’ünde alanlara çıkıyoruz.

Halkın haber alma hakkını engelleyen sansürü görünür kılmanın yollarından bir tanesi de hem medya örgütlerinin hem de toplumun bir arada, omuz omuza bu sansüre karşı mücadele etmesi olduğunu düşünüyoruz ve bu amaçla da böyle bir çağrımız var.

24’ünde Türkiye’nin pek çok ilinde basın örgütlerinin hazırladığı ve imza attığı yürüyüş ve arkasından da bir açıklamamız olacak.

Hazırladığımız bildirileri maalesef bütün basın örgütleri imza koymakta ya da dayanışma göstermekte imtina ediyorlar. Gazetecinin görevi, iktidarda kim olursa olsun uyarmaktır. Siyasi iktidarı uyarması, yanlışlarını ortaya çıkartması ve o yanlışlar üzerinden de haberlerini yapması gerekir. Bu muhaliflik değildir. Bu gazetecinin meslek açısından olmazsa olmazıdır. Bizim görevimiz gerçeği, doğruyu, neyse olduğu gibi açıklığıyla ortaya koyabilmek. Bunun adı da muhaliflik değil, gazeteciliktir.

Halktan yana, doğrudan ve gerçekten yana gazetecilik demek lazım. Sıkıntı çektiğimiz noktalardan birisi de bu. Türkiye’de 500’ü aşkın gazetecilik meslek örgütü var ama maalesef bu örgütleri bir araya getirip bu sansüre karşı, akıl almaz baskıya karşı ortak tavır koymakta zorlanıyoruz.

Bir elin 10 parmağı kadar gazeteci örgütü bir araya geleceğiz. Gelmek zorundayız, hatta geç bile kaldık. Bunun için de bir çabamız olacak; toplumun her kesimini gazetecilerle ve yurttaşın haber alma hakkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.