PİRHA- Köln’de bu yıl “barış” temasıyla düzenlenen 7. Dayanışma Festivali, açılış konuşmaları ve şair İlhan Sami Çomak’ın katıldığı edebiyat buluşmasıyla başladı. Derya Karadağ ve Berivan Aymaz, kalıcı barış için insan hakları ve adaletin önemini vurgularken Çomak, “Barışın ilk adımı mahpusların serbest bırakılması olmalı” çağrısında bulundu.
Almanya’nın Köln kentinde Stimmen der Solidarität – Mahnwache Köln e.V. tarafından düzenlenen 7. Dayanışma Festivali’nin açılışı, 22 Ekim’de Bürgerhaus Mülheim’da (MüZe) gerçekleştirildi.
Dernek yönetiminin karşılama konuşmasıyla başlayan programda Köln Belediye Başkanı Derya Karadağ, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkanvekili Berivan Aymaz ve Bürgerhaus Mülheim Müdürü Prof. Dr. Kemal Bozay yer aldı. Açılışın ardından şair İlhan Sami Çomak okurlarıyla buluştu.
“DAYANIŞMA, HAKSIZLIK KARŞISINDA SESSİZ KALMAMAKTIR”
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkanvekili Berivan Aymaz, barış kavramının Türkiye’den gelen insanlar açısından güncel gelişmelerle birlikte özel bir anlam taşıdığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü saldırı savaşının sürdüğünü hatırlatan Aymaz, Ortadoğu ve dünyanın farklı bölgelerindeki savaşların birçok insanı da etkilediğini söyledi.
Böylesi bir dönemde barışın siyasi ve toplumsal gündemde daha güçlü biçimde yer alması gerektiğini vurgulayan Aymaz, “Barış, adalet demektir. Barış, her şeyden önce evrensel insan haklarına saygı demektir” dedi.
Festivalin barış talebini, hakları ihlal edilen insanlarla somut dayanışmayla birleştirdiğini belirten Aymaz, dayanışma anlayışını şu sözlerle anlattı:
“Benim için dayanışma, her şeyden önce başkaları haksızlığa uğradığında görmezden gelmemektir. Özgürlük ve insan hakları ayaklar altına alındığında sessiz kalmamaktır. Desteğe ihtiyaç duyan insanların yanında olmaktır.”
“İNSAN HAKLARI OLMADAN KALICI BARIŞ OLMAZ”
Açılışta konuşan Köln Belediye Başkanı Derya Karadağ , savaş, baskı ve şiddetin milyonlarca insanın gündelik yaşamının bir parçası haline geldiğini söyledi. Özellikle Türkiye ve İran’daki insan hakları ihlallerinden kaygı duyduğunu belirten Karadağ, “İnsanlar düşüncelerini dile getirdikleri için baskıya uğruyor. Muhalifler hapsediliyor. Kadınlar temel hakları için mücadele ediyor ve azınlıklar baskı altında tutuluyor” dedi.
Festivali düzenleyen derneğin insan hakları ihlallerini kamuoyunun gündemine taşıyan çalışmalarının büyük saygıyı hak ettiğini ifade eden Karadağ, Wallrafplatz’da düzenlenen nöbetler, festival ve kartpostal kampanyası için teşekkür etti.
Kadınların özgürlüğünün toplumsal özgürlükten ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Karadağ, “Kadınların özgürlüğü olmadan hiçbir toplumda özgürlük olmaz. İnsan hakları olmadan da hiçbir toplumda kalıcı barış olmaz” diye konuştu.
Festivalin “barış” temasının önemine işaret eden Karadağ, “Barış, savaşın yokluğundan daha fazlasını ifade eder. Barış adalete, demokrasiye ve insan onuruna saygıya ihtiyaç duyar. Bunun için burada, Köln’de ve dünyanın her yerinde birlikte mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
ÇOMAK, CEZAEVİNDEKİ ARKADAŞLARINI İSİMLERİYLE ANDI
Açılışın ardından gerçekleştirilen edebiyat buluşmasının moderatörlüğünü Angela Spizig üstlendi. Buluşmada İlhan Sami Çomak, cezaevi deneyimini, uzun yıllardır hapiste tutulan arkadaşlarının durumunu ve şiirlerinin Almanca okurlarla buluşmasının kendisi için taşıdığı anlamı anlattı.
30 yıl 3 ay 8 günün ardından cezaevinden çıktığını belirten Çomak, geride hala özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen çok sayıda arkadaşının bulunduğunu söyledi. Uzun süreli mahpuslukların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayarak arkadaşlarını isimleriyle andı.
Çomak, Bingöl’ün Kıbrıs Mahallesi’nden çocukluk arkadaşı Hikmet Çalağan’ın 33, Nedim Özalp’in 36, Nasrullah Kuran’ın 35, Mahmut Yamalak’ın 33, Tevfik Yaşlı’nın ise 33 yılı aşkın süredir cezaevinde olduğunu aktardı. Hüseyin Yıldırım’ın da 33 yıl 2 aylık mahpusluğunun ardından tahliyesinin idare ve gözlem kurulu kararıyla altı ay daha ertelendiğini söyledi.
Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin yanı sıra, isimleri yeterince bilinmeyen çok sayıda mahpus bulunduğuna dikkat çeken Çomak, bu kişilerin hukuken serbest bırakılmaları gerektiği halde cezaevinde tutulduklarını ifade etti.
“BARIŞIN İLK ADIMI MAHPUSLARIN SERBEST BIRAKILMASI OLMALI”
Barışın özellikle Ortadoğu açısından temel bir ihtiyaç olduğunu belirten Çomak, barış yönünde atılacak ilk adımın cezaevindeki mahpusların serbest bırakılması olması gerektiğini söyledi.
Uzun yıllardır cezaevinde bulunan insanların tahliye edilmemesini Türkiye’de barış arayışının kırılganlığının bir göstergesi olarak değerlendiren Çomak, devletin bu süreçte yeterince gönüllü davranmadığını düşündüğünü dile getirdi.
Barış için mücadelenin hem Türkiye’de hem de yurt dışında kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Çomak, arkadaşlarının durumunu gündeme getirmeyi bir sorumluluk olarak gördüğünü belirtti.
Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Thorsten Burmester’in himayesinde düzenlenen 7. Dayanışma Festivali, okuma etkinlikleri, konserler ve tartışma buluşmalarıyla 25 Ekim’e kadar devam edecek.
PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.