PİRHA- Barış Akademisyeni Zeliha Burcu Acar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca Türkiye’nin değil, küresel ölçekte demokrasi ve barış arayışlarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Acar, toplumsal barış olmadan Orta Doğu’nun sorunlarının çözülemeyeceğini vurgulayarak, “Bu topraklardan Orta Doğu’nun kendisinden, Anadolu’dan yükselen bir barış ve aydınlanma hareketi olabilir” dedi.
Barış Akademisyeni Zeliha Burcu Acar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barış sürecinin tarihsel, toplumsal ve uluslararası boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade eden Acar, kadınların barış mücadelesindeki rolüne dikkat çekti. Sürecin toplumsallaşmasının ve hukuki güvenceye kavuşmasının önemine vurgu yapan Acar, barışın dışarıdan gelecek bir müdahaleyle değil, toplumun kendi dinamikleriyle inşa edilebileceğini söyledi.
“BARIŞ SÜRECİ KAVRAMININ İÇİ BOŞALTILMADAN KONUŞULMALI”
‘Barış Süreci’ kavramının içinin boşaltılmadan konuşulması gerektiğinin altını çizen Acar, “Çünkü barış inşası ve barış süreci kavramlarını çok eksik anladığımızı düşünüyorum. Bu süreç çok gecikiyor. Hiç buna benzer bir işaret yok. Biz buna nasıl inanalım? Sorunumuz buysa bu sorunu çözmekte kadınların öncü olabileceğini düşünüyorum” dedi.
Barış sürecinin anlaşılması için sorunun ve buna karşı verilen mücadelenin tarihsel sürecine ve uluslararası siyaset planlamasına bakılması gerektiğini belirten Acar, yaşadıklarının da bu tablonun bir parçası olduğunu ifade etti.
Acar, “Barış Akademisyen olarak kendi ülkemin güvenlik planı ya da genel politikasına dair bir eleştiri yapmışım. İşimden olma nedenim bu. Tutumuma iktidar tarafından verilen cevap demokrasi ile ilgili bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu sorun aynı zamanda küresel bir sorun” diye konuştu.
“BARIŞ GÖKTEN GELMEYECEK”
Türkiye’de hukuki güvenliğin yeniden sağlanabilmesi için farklılıkları gözeten bir barışın toplumsallaşması ve yasalaşmasının gerekli olduğunu vurgulayan Acar, şöyle devam etti:
“Bu nasıl olacaktır? Böyle bir hukuk bize gökten gelmeyecek ya da herhangi bir kurtarıcı da beklemiyoruz. Tabii ki cezaevinden çıkması gereken çok sayıda siyasi tutuklu var. Bunların ciddi bir sorun olduğunu ben hiç unutmuyorum. Ama sürecin geneline uluslararası ilişkilere de bakmamız gerekiyor. Sürekli erkeklere bıraktığınız, hamasetle dolu uluslararası politika alanına el atmamız gerekiyor. Kendi ülkemizin neyi temsil ettiğine bakmamız şart. Küresel dünyanın daha demokrat bir hale dönüşmesi şart. Çünkü şovenizm her alanda yükseliyor. Mezhepçilik, milliyetçilik, farklılıklar kullanılıyor. Bunları aşmak için kadınların kendi ülkesinin ve yaşadıkları Ortadoğu’nun dış politika açısından nasıl değişiklikler yaşadığını yakından takip etmesi gerekiyor.”
“ANADOLU’DAN YÜKSELEN BİR BARIŞ VE AYDINLANMA HAREKETİ OLABİLİR”
Toplumsal barışın yalnızca Türkiye için değil, Orta Doğu’nun geleceği açısından da belirleyici olduğunu söyleyen Acar, şunları kaydetti:
“Aynı zamanda hepimizin risk alması gerekiyor. Çünkü toplumsal barış olmadan Orta Doğu’nun sorunları çözülemez. Orta Doğu’nun sorunlarını batıdan bir modernite aydınlanma gelip de çözemez. Bu süreç bize şunu bir daha kanıtladı. Bu topraklardan Orta Doğu’nun kendisinden, Anadolu’dan yükselen bir barış ve aydınlanma hareketi olabilir. Bence ülkemizdeki gelişmeye bu açıdan bakalım.”
“VAZGEÇMEYELİM”
“Kendi barış sürecimize kendimiz sahip çıkalım” çağrısında bulunan Acar, dışarıdan herhangi bir kurtarıcı beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Laiklik ve sekülerlik mücadelesinin daha güçlü yürütülmesi gerektiğini belirten Acar, bu alanda yürütülen mücadelelere dikkat çekilmesi gerektiğini söyledi. Kürt hareketinin bu açıdan umut veren bir yerde durduğunu ifade eden Acar, meseleyi yalnızca güç ilişkileri üzerinden değerlendirmenin eksik kalacağını dile getirdi.
Kadın mücadelesine hem genel çerçevede hem de günlük yaşamın ayrıntılarında bakılması gerektiğini belirten Acar, bu alanda öncülük eden aktörlerin iyi analiz edilmesinin önemine işaret etti. Dünyada kadın mücadelesi açısından Ortadoğu’nun yakından takip edildiğini hatırlatan Acar, “Bu neden takip ediliyor? Ona bir dikkat edelim. Biz bunun dibindeyiz ve Ortadoğu’da kadın mücadelesine inanan tek hareketle barışmaya çalışıyoruz. Ve bence bu çok değerli bir şey. Bu yüzden bundan vazgeçmeyelim” ifadelerini kullandı.
PİRHA/MERSİN
Yoruma kapalı.