PİRHA- İngiltere’de düzenlenen ‘Alevilik ve Gelecek’ başlıklı çalıştaya dair konuşan katılımcılar, Alevilerin geleceğine dair önemli tartışmaların yürütüldüğüne dikkat çekerek, bu tür çalışmaların yaygınlaşması gerektiğini belirttiler.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından 3 gün süren ‘Alevilik ve Gelecek’ başlıklı çalıştay tamamlandı. ‘Birlik, Yol, Gelecek’ konularında onlarca isim tarafından sunum yapılırken, Alevilerin geleceğine dair değerlendirmeler yapıldı.
“BU TÜR ÇALIŞMALARIN YAYGINLAŞMASINA İHTİYAÇ VAR”
Yazar Edoğan Aydın, çalıştayın Alevi örgütlülüğünün niteliğini yükseltmek anlamında önemli olduğunu belirterek, “Ortak bir hafıza, ortak bir bilinç, ortak hayalleri inşa etmek açısından bu tür faaliyetler çok önemli. Bu etkinlikleri mutlaka yaygınlaştırmak lazım. Çünkü artık küresel bir dönemde her şeyde olduğu gibi Alevi toplumunun sorunları ve çözümleri de tek bir mekana tsığdırılmayacak kadar kapsamlı hale gelmiş vaziyette. Dolayısıyla küresel çapta Aleviliğe yönelik saldırı, engelleme, asimilasyona karşı küresel çapta bir organizasyon, etkinlik, bilinçlendirme yapmak lazım” dedi.
Cemevleri tarafından çalıştayların yapılmasını olumlu gördüğünü vurgulayan Aydın, “Hem kendilerine hem geleceği hem de dünyayı yorumladıkları, tartıştıkları, sorunlara dair de çözüm önerileri aradıkları, oluşturdukları bir alana dönüştürmüşler. Bu anlamda da aslında hani cem olma halini, o geçmişten gelen özelliğini de koruduğunu görüyoruz” diye belirtti.
“KADINLARIN ÇALIŞTAYA NİTELİKSEL KATILIMI ÇOK İYİYDİ”
Alevi kadın aktivist Pakize Gürhan da, Alevilerin geleceğine dair söz kurmalarının anlamlı olduğunu ifade ederek, “Üç gün içerisinde sadece Aleviliği yorumlamadı aynı zamanda da nasıl bir gelecek ve bu geleceğe de Aleviler nasıl rengini verecekler? Aleviler bu meselelerin savaştan tutun liberal politikalara, dünyanın sağcılaşmasından, muhafazakâr politikalara karşı da katılımcılar cümle kurdu” şeklinde konuştu.
Çalıştay’daki kadın ve gençlerin katılımının ve niteliğinin güçlü olduğunun altını çizen Gürhan, şunları dile getirdi:
“Temsil ve politika üretebileceğimiz alanlardaki kadın eksikliklerini de hala vurguluyoruz ve söylüyoruz ama bu üç gün içerisinde Alevi kadınların daha örgütlü söylem üretebilme ihtimallerinin de açığa çıktığını gördük. Daha ciddi, daha kapsamlı sunumlar yaptılar. Öyle zannediyorum ki bu bir defalık bir şey olmayacak. Bunun devamı da gelecek.
Görünürlüğü arttırmak, güvenli alanlar yaratmak, Suriye’deki yaşanan süreci aslında herkese bir son solu olmuş zannedersek atıf yapılan atıflar işte olumlu olumsuz örnek anlamında da buradan hani ders çıkartılan bir yerden herkes cümle kurdu ve öneriler de bu bağlamdaydı. Hani tekrar yas yaşamak adına değil.
Geleceği okurken örgütlü, güçlü, özgür ağırlığı olan bir örgütlenme tarif edildi. Şimdi bunun hep birlikte fikri takibini yapacağız. Buradaki konuşulanların sonuçta bir sonuç raporu yayınlanacaktır. Yani hayat varsa çözüm de vardır. O bağlamda hayat var, çözüm var, kadın var, çözüm var.”
“ALEVİLERİN ORTAKLAŞMASI MÜMKÜN”
Prof. Dr. Mehmet Uğur ise, Suriye’deki soykırımın Türkiye ve Avrupa’daki tüm Alevi kurumlarının sesini yükseltmesiyle duyulduğunu belirterek, “Suriye’deki Aleviler kendi örgütlülüklerini yeteri kadar geliştiremediler. Ortaklaşamamanın nedenlerinden biri de dildir. Dİl bariyeri var. Bunun aşılması için daha yaratıcı çalışmalar yapılması lazım. Hem Suriye’deki, hem de Türkiye’deki Alevilerin birbirinin tarihini bilme konusunda eksiklikleri var. Bunların giderilmesi lazım. Bu sorunları gidermede çalışmalar yürütüyorum. Yakın zamanda da meyvelerini alacağız” ifadelerine yer verdi.
Elif TABAK/İNGİLTERE
Yoruma kapalı.