PİRHA -İzmir Çiğli’de faaliyet yürüten Güzeltepe Dayanışma Derneği, kadınlara hem psikolojik hem de ekonomik destek sunarak dayanışmayı büyütüyor. Güzeltepe Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Ezgi Özer, kadınların nefes alabileceği, sorunlarını konuşup çözüm üretebileceği derneklerin var olması gerektiğini söyleyerek dayanışma çağrısı yaptı.
Kadın dernekleri, yalnızca bir araya gelinen mekanlar değil, kadınların kendilerini yeniden var ettiği, güçlendiği ve görünür kıldığı toplumsal mücadele alanları olarak öne çıkıyor. Özellikle yoksulluğun derinleştiği mahallelerde bu yapılar, dayanışmayı büyüten, şiddete karşı ortak bir söz kuran ve kadınların ekonomik bağımsızlık arayışına somut katkılar sunan önemli merkezlere dönüşüyor. Artan toplumsal farkındalıkla birlikte kadın derneklerine duyulan ilgi de büyürken, bu alanlar kadınların yalnız olmadığını hissettiği, deneyimlerini paylaştığı ve birlikte çözüm ürettiği güvenli zeminler yaratıyor.
İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Güzeltepe Mahallesi’nde kurulan Güzeltepe Dayanışma Derneği de bu dayanışma ağlarının dikkat çeken örneklerinden biri. Dernek, yürüttüğü çalışmalarla kadınlara yalnızca psikolojik destek sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınların birbirini tanıdığı, güç verdiği ve ortak bir yaşam kültürü inşa ettiği kolektif bir alan oluşturuyor. Bu yönüyle dernek, mahallede kadınların hayatına doğrudan dokunan ve dayanışmayı somutlaştıran bir rol üstleniyor.
“MAHALLELER TOPLUMSAL YAŞAM İÇERİSİNDE ÖNEMLİ YER TUTUYOR”
Güzeltepe Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Ezgi Özer, derneğin faaliyetlerine ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.
Güzeltepe mahallesinde ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığını ve yoksul bir mahalle olduğunu belirten Özer, burada yaşayan kadınlar için tüm imkansızlıklara rağmen sorunlara çözüm üretebilme iddiasıyla yola çıktıklarını söyledi. Derneğin bir ihtiyacın ürünü olarak ortaya çıktığını ve dört yıldır faaliyet yürüttüğünün altını çizen Özer, “Mahallelerin toplumsal yaşam içerisinde önemli bir yer tuttuğunu düşünüyoruz. Çünkü mahalleler aslında kesişim kümesidir. İşçi kadınların, öğrenci kadınların, ev emekçisi kadınların bir arada yaşadığı bir yaşam alanı. Bu mahalleleri görmezden gelmek bu sebeple mümkün değil” dedi.
“DERNEK KADINLAR İÇİN NEFES ALMA KANALI”
Kadın Dayanışma Derneği, kadınların ihtiyaçları doğrultusunda zaman zaman avukatların katılımıyla seminerler, klinik psikologların desteğiyle söyleşi ve anne çocuk toplantıları düzenlenerek toplumsal değişim ve dayanışmanın güzel örneklerini sunuyor.
Aynı zamanda işçi bir kadın olan Ezgi Özer, mahallede yaşayan birçok kadına dokunduklarını belirterek, bir süre devam eden kooperatif çalışmalarına ilişkin de şunları söyledi:
“Belli bir dönem bir kooperatif çalışmamız yürüdü. Burada aynı zamanda üretim yaparken kadınlara belli bir miktar ekonomik gelir elde etmelerini sağladık. Bu ekonomik gelirin kadınları daha da özgürleştirdiğini gördük.”
“EKONOMİK GELİR KADINLARI DAHA ÖZGÜR HİSSETİRİYOR”
Ev emekçisi kadınların gündelik yaşamlarını daha çok ev içerisinde geçirdiklerini söyleyen Özer, şunları ifade etti:
“Ev aslında yaşamdan daha yalıtık alanlar oluyor. Bizler de bu çatıyı nefes alma kanalları olarak görüyoruz. Buraya belli bir sebeple gelen çayımızı içmek için gelen ya da bir selam vermek için gelen oturan, bizimle sohbet eden her kadından güzel geri dönüş alıyoruz. Kendilerini daha iyi hissediyorlar. Yaşamlarında daha özgün olduklarını hissediyorlar. Dün belki hayır diyemedikleri, karşı çıkamadıkları şeye bugün çıkabilir hale geliyorlar. Özellikle kooperatif sürecinde çok güzel deneyimlerimiz oldu. O dönem bize şunu öğretti: Ekonomik gelir elde etmeleri kadınların daha özgür hissetmelerini sağlıyor.”
UYUŞTURUCU KULLANIMINA YÖNELİK MÜCADELE
Mahallede yaşayan gençleri, emeklileri, işçileri ve öğrencileri kapsayan bir kadın derneği olduklarını belirten Özer, son on yılın en önemli sorunlarından birinin bağımlılık ve uyuşturucuyla mücadele olduğunu vurguladı.
Özer, buna ilişkin de çeşitli etkinlikler yaptıklarını ve uyuşturucu kullanılan alanları daraltmak gerektiğini savunarak mücadelenin çok yönlü olduğunun altını çizdi.
Özer, uyuşturucu kullanımına karşı gençleri bağlama kursuna davet etti ve şunları söyledi:
“Uyuşturucuyla, bağımlılıkla mücadele kapsamında yaklaşık iki aydır bağlama kursumuz devam ediyor. Çünkü biz biliyoruz ki bağımlılığa ‘hayır’ demek, yalnızca sokakta onu kullanan kişiye karşı çıkmakla sınırlı değil, gençlerin bağlama kursuna gelerek bu tür alışkanlıklara yönelebilecekleri alanları daraltmalarıyla da mümkündür.”
23 Mayıs’ta düzenleyecekleri kahvaltı etkinliğine tüm kadınları davet eden Ezgi Özer, kadınların örgütlenmesi için çağrıda bulunarak kurumlara güven duyulması gerektiğini ifade etti.
Semra ACAR /İZMİR
Yoruma kapalı.