Alevi Haber Ajansi

Pir Keykubat’tan Dedeler Zirvesi’ne tepki: Ben değil, biz olursak var oluruz-VİDEO

PİRHA- AABF İnanç Kurulu Başkanı Celal Keykubat, Alevi toplumunun tarihsel sorunlarına dikkat çekerek, iç bölünmelerin aşılması ve anayasal haklar temelinde ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de düzenlenen “Alevi-Bektaşi Yol Erkanında İnanç Önderleri İstişare Toplantısı” (Dedeler Zirvesi), hem içeriği hem de zamanlamasıyla tartışma yarattı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ve 81 ilden 100’ün üzerinde ocak ve dergah temsilcisinin katıldığı toplantının, Dersim Tertelesi’nin yıldönümüne denk getirilmesi Alevi toplumunda tepkiyle karşılandı. Alevi kurumları ve yurttaşlar, tarihsel bir acının yıldönümünde devlet organizasyonuyla böyle bir toplantı yapılmasını inanç alanına yönelik müdahale olarak değerlendirirken, tepkiler sürüyor.

Bu tartışmalar sürerken AABF İnanç Kurulu Başkanı Seyid Cemal Abdal Ocağı pirlerinden Celal Keykubat, yaptığı değerlendirmede Alevi toplumunun tarihsel süreçten bugüne taşıdığı sorunlara ve güncel kırılmalara dikkat çekti. Konuşmasına bir Çin atasözüyle başlayan Keykubat, “Düne bakmak istiyorsanız bugünkü yaşantınıza, yarını görmek istiyorsanız bugün ne yaptığınıza bakın” sözleriyle mevcut tablonun geçmişle bağını kurdu.

Türkiye’de Alevi toplumunun yüzyıllardır yok sayılma, kabul görmeme ve anayasal haklardan mahrum bırakılma sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Keykubat, bu durumun süreklilik arz eden yapısal bir sorun olduğunu vurgulayarak, “Bu mesele bugün ortaya çıkmış bir sorun değil, tarihsel bir birikimin sonucudur. Ancak buna rağmen bir türlü bu döngüyü kıramıyoruz” dedi.

Keykubat, özellikle Dersim bağlamında yapılan toplantılara da gönderme yaparak, bu tür organizasyonların arka planının sorgulanması gerektiğini ifade etti. “Belirli bir olguyu kırmak ve yerine yeni bir yapı kurmak isteyen bir akıl var. Bu durumun içinde ne yazık ki bizim içimizden bazı unsurlar da yer alabiliyor” diyerek eleştirilerini dile getirdi.

BİZ EĞER ‘BEN’ ANLAYIŞINI AŞAMAZSAK GELECEKTE SADECE ADI ANILAN BİR TOPLUM OLURUZ”

Alevi toplumunun en temel sorunlarından birinin birlik eksikliği olduğunu vurgulayan Keykubat, “El ele, el Hakk’a” anlayışının sadece söylemde kaldığını, pratikte ise parçalanmış bir yapı ortaya çıktığını belirtti. “Biz eylemle söylemi buluşturabilen bir toplum olamadık. Bu şekilde devam edersek, gelecekte sadece adı anılan bir topluma dönüşme riskiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Geçmişte ocak-talip ilişkilerinin güçlü olduğunu, toplumsal bağların daha sağlam kurulduğunu hatırlatan Keykubat, göç, kentleşme ve Avrupa süreciyle birlikte bu bağların zayıfladığını söyledi. Bu kopuşun Alevileri birbirinden uzaklaştırdığını kaydetti.

“ İÇ ÇEKİŞMELER MÜCADELEYİ ZAYIFLATIYOR”

İç bölünmelerin Alevi toplumunu zayıflattığını belirten Keykubat, farklı yapılar ve gruplar üzerinden yürütülen ayrıştırma politikalarına dikkat çekti. “Bizi parçalara bölüyorlar. İçimizden ve dışımızdan müdahalelerle küçültülüyoruz. Oysa birlikte olursak güçlü oluruz” dedi.

Keykubat, çözüm olarak ise Alevi toplumunun kendi iç dinamikleriyle güçlü bir yapı kurması gerektiğini vurguladı. Ocak evlatları, akademisyenler ve taliplerin yer alacağı bir meclisin oluşturulması gerektiğini belirterek, bu yapının ortak aklı temsil etmesi gerektiğini söyledi.

Alevi inancının özünde insan, doğa ve tüm varlığa saygı olduğunu vurgulayan Keykubat, “Biz Hakk’ı insanda ve evrende görmüşüz. Bu yüzden hiçbir canlıya zarar vermemişiz” diyerek inancın barışçıl karakterine dikkat çekti.

Keykubat, ocak evlatlığının bir üstünlük değil, bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Pirlik, mürşidlik, rehberlik liyakat ister. Sadece isimle, unvanla bu görevler yürütülemez” dedi.

Alevi toplumunun esas gündeminin anayasal ve demokratik hakların tanınması olması gerektiğini ifade eden Keykubat, iç çekişmelerin bu mücadeleyi zayıflattığını söyledi. “Bizim kavgamız birbirimizle değil, kendi nefsimizledir. Ben-sen anlayışını aşarak ‘biz’ olabilirsek, ancak o zaman gelecek kuşaklara bir şey bırakabiliriz” diyerek çağrısını yineledi.

PİRHA/ALMANYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.