Alevi Haber Ajansi

Bağımsız sinemacılardan Bakanlığa tepki: Sansür ve finansal baskıya teslim olmayacağız

PİRHA- Bağımsız sinemacılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yönetmen Bingöl Elmas’ın Şiirli Oda’nın İzinde belgeseline verdiği yapım desteğini faiziyle geri istemesine tepki gösterdi. 209 imzacı, uygulamanın sinemacıları ekonomik baskı yoluyla otosansüre zorladığını belirterek, “Sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğiz” dedi.

Bağımsız sinemacılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün yönetmen Bingöl Elmas’ın Şiirli Oda’nın İzinde adlı belgeseli için verdiği yapım desteğini faiziyle geri istemesine tepki gösterdi. Sinema alanında faaliyet yürüten kurumların yanı sıra yönetmen, belgeselci, yapımcı, oyuncu, akademisyen ve kültür-sanat emekçilerinden oluşan 209 imzacı, Bakanlığa kararın geri çekilmesi ve sinemacılara yönelik sansür ile finansal baskı politikalarına son verilmesi çağrısında bulundu.

BAKANLIK YAPIM DESTEĞİNİ FAİZİYLE GERİ İSTEDİ

Açıklamada, Sinema Genel Müdürlüğü’nün Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan Şiirli Oda’nın İzinde belgeselini, “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddettiği belirtildi. Bakanlığın daha önce film için sağladığı yapım desteğini de faiziyle geri istediği aktarıldı.

Açıklamada, resmi gerekçeler ile yönetmenin Bakanlık yetkilileriyle yaptığı sözlü görüşmelerde kendisine aktarılan gerekçelerin birbiriyle örtüşmediği ileri sürüldü. Elmas’a sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı eleştirmesi nedeniyle kabul edilmediğinin söylendiği iddia edildi.

“SANSÜR VE OTOSANSÜR MEKANİZMALARI TARTIŞILMALI”

İmzacılar, yaşananların sinema destek mekanizmalarındaki şeffaflık ve tarafsızlık sorunlarını yeniden gündeme getirdiğini belirterek, resmi gerekçeler ile asıl gerekçelerin uyuşmadığını, değerlendirme kriterleri ve yöntemlerinin keyfi olduğunu ve kurulların şeffaflıktan yoksun kaldığını savundu.

Açıklamada ayrıca Rojbash, Kanun Hükmü ve Oy’una Geldik filmlerine yönelik yasaklamalar hatırlatılarak, bunların sinemacıları “hizaya çekmeye çalışan” sansür politikalarının örnekleri olduğu ifade edildi. İmzacılar, Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürecin Bakanlığın sinema desteklerinde yıllardır devam ettiğini savundukları sansür ve otosansür mekanizmalarının kamuoyu önünde tartışılmasına vesile olması gerektiğini belirtti.

“EKONOMİK BASKIYLA SEKTÖR OTOSANSÜRE ZORLANIYOR”

Kamu desteğinin eser teslim edildikten sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesinin ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan bir yönteme dönüştüğü savunulan açıklamada, düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğuna dikkat çekildi.

Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema desteklerinin siyasi veya kişisel tercihlere göre dağıtılan bir “lütuf” olmadığı belirtilerek, belgesel sinemanın toplumsal olayları, kamu politikalarını ve kamu kurumlarının uygulamalarını eleştirel bir bakış açısıyla ele alabileceği vurgulandı. Belgesellerde çekim sürecinin bütünüyle öngörülemeyeceğine işaret edilerek, ortaya çıkan filmin başvuru aşamasındaki senaryoyla birebir aynı kalmasının beklenemeyeceği kaydedildi.

BAKANLIĞA DÖRT SORU

İmzacılar Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, yönetmenle yapılan telefon görüşmelerinde dile getirilen ifadeler ile resmi karardaki gerekçelerin neden farklı olduğunu sordu. Filmi teknik açıdan yetersiz bulan ve senaryoya uygunluğunu değerlendiren kurulun kimlerden oluştuğunun açıklanması da istendi.

Açıklamada ayrıca “teknik yetersizlik” değerlendirmesinin hangi standart ve ölçütlere dayandığı sorularak, “Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?” denildi.

SİNEMAMIZI SANSÜR VE FİNANSAL BASKI KISKACINA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Bakanlığa soruları yanıtlaması çağrısında bulunan imzacılar, sanatsal üretim ve ifade özgürlüğüne yönelik sansür kararlarının geri çekilmesini ve sinemacıların mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

Açıklama, “Filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadeleriyle sona erdi.

Açıklamaya Altyazı Sinema Derneği, Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, Özgürlük için Sanat İnisiyatifi, Özgür Sanat Meclisi, Seyri Sokak, Sine-Sen ve Zîn Kolektif’in yanı sıra yönetmen, belgeselci, oyuncu, yapımcı, akademisyen, gazeteci ve kültür-sanat emekçilerinden oluşan çok sayıda isim imza attı.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.