PİRHA-Dersim’de Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişanelerin tahrip edilmesi ve Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırıya tepki gösteren DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi ziyaretgahlarına yönelik müdahalelerin sistematik hale geldiğini belirtti. Mutlu, “Bu saldırılar münferit değil, kutsallarımıza yönelik bilinçli bir yönelimdir” dedi.
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan ve Alevi inancı için en önemli merkezlerden biri kabul edilen Düzgün Baba Mekanı saldırıya uğradı. Mekanda “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişaneler kazınarak tahrip edildi. Düzgün Baba Mekanı’ndaki nişanelerin tahrip edilmesine ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında yer alan köy muhtarı Zeki Açıkgöz görevden uzaklaştırıldı.
Düzgün Baba mekanına yapılan saldırının hemen ardından, Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeli de saldırıya uğradı. Başlatılan soruşturma kapsamında Adıyaman’dan Pazarcık’a geldiği belirtilen M.S.Ç. isimli şahıs gözaltına alındı.
Yaşanan saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi ziyaretgahlarına yönelik müdahalelerin münferit değil sistematik bir yaklaşımın sonucu olduğunu söyledi.
“DÜZGÜN BABA BÖLGE ALEVİLERİNİN BÜYÜK KUTSALIDIR”
Mutlu, Düzgün Baba ziyaretgahının bölge Alevileri açısından büyük bir inanç merkezi olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 500 bin kişinin burayı ziyaret ettiğini ifade etti. Geçmişte de ziyaretgaha yönelik çeşitli müdahalelerin yaşandığını söyleyen Mutlu, bir kaymakamın özel harekat polisleri ve uzun namlulu silahlarla ziyaretgah içerisinde fotoğraf çektirdiğini hatırlattı.
Bölgede daha önce bir cinayet işlendiğini de anımsatan Mutlu, “Alevilerin bir ziyaretgahta ilk kez karşılaştığı bir durum yaşandı, kan döküldü” dedi.
“KAYYIM ÇAĞRISI YAPAN MUHTAR DEFİNE ARADI”
Define arama girişimine ilişkin konuşan Mutlu, olayın sıradan bir girişim olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Defineyi arayan kişi Düzgün Baba’nın eteğindeki köyün muhtarı. Aynı zamanda cemevi yönetimini devlete şikayet edip ‘Bunları alın, kayyım getirin’ diyen bir kişi.”
Mutlu, bu durumun yalnızca dışarıdan gelen müdahalelerle açıklanamayacağını belirterek, “Bazen bu yaklaşımlar devletten değil, kendi içimizden de çıkabiliyor” dedi.
“BU TEPKİ GÜÇLÜYDÜ”
Define arama girişimine karşı toplumun gösterdiği refleksin önemli olduğunu belirten Mutlu, sosyal medyada yükselen tepkiler üzerine valiliğin hızlı biçimde soruşturma başlatmasının da önemli olduğunu söyledi.
“Bir kişinin define araması gibi görmemek lazım. Dersim’deki ziyaretlerimize yönelik genel bir yaklaşım var. Tehlikeli olan da budur.”
“ZİYARETGAHLAR PİKNİK VE TURİZM ALANI DEĞİLDİR”
Dersim’deki kutsal mekanların turizm ya da piknik alanı gibi görülmesine tepki gösteren Mutlu, bu alanların ibadet mekanları olduğunu vurgulayarak, “Orası bizim ibadetimizdir. Büyüklerimizin orucunu tuttuğu, niyazını dağıttığı, ana dilde ibadet ettiği mekanlardır” diye belirtti.
Mutlu, daha önce Munzur Gözeleri’nde mescit yapılmak istenmesini ve kutsal alanlara afiş asılmasını da hatırlatarak, gelen tepkiler üzerine geri adım atıldığını ifade etti.
“TELEFERİK TARTIŞMASI BİLE YANLIŞ”
Ziyaretgahların doğal ve yalın haliyle korunması gerektiğini belirten Mutlu, Düzgün Baba’na yapılan parke taşlı yolları ve gündeme gelen teleferik projelerini de eleştirerek, “Büyüklerimiz yalınayak yürüyerek ibadet ederdi. Bir ibadethane öz haliyle kalmalıdır” diye kaydetti.
“ELİF ANA’YA YAPILAN SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”
Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıya da değinen Mutlu, olayın “ruh sağlığı yerinde değil” şeklindeki açıklamalarla geçiştirilemeyeceğini söyledi.
Mutlu, “Başka biri gelir başka bir şey yapar. Bunları normalleştirmek doğru değildir” dedi.
Mutlu, Elif Ana’nın bölge halkı açısından kutsal bir değer olduğunu belirterek, saldırının sert biçimde kınanması gerektiğini ifade etti.
“ALEVİ TOPLUMU DAHA ÇOK ÖRGÜTLENMELİ”
Alevi toplumunun bu tür saldırılar karşısında daha örgütlü davranması gerektiğini vurgulayan Mutlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Alevi toplumunun önlem almasının tek yolu daha çok örgütlenmesi, daha çok bir araya gelmesidir. Kendisine yapılan bu zulmü unutmaması gerekiyor.”
PİRHA/KOBLENZ
Yoruma kapalı.