Alevi Haber Ajansi

Pir Hüseyin Erdoğan: Cemevleri Alevi toplumu için birer eğitim merkezi olmalı-VİDEO

PİRHA- İmam Rıza Ocağı’na bağlı Pir Hüseyin Erdoğan, Aleviliğin geleneksel pir-talip ilişkisinin kentleşmeyle birlikte büyük ölçüde aşındığını belirterek, ocak sisteminin yeniden işler hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Bu konuda dedelere önemli sorumluluk düştüğünü ifade eden Erdoğan, “Cemevlerinin Alevi toplumu için birer üniversite olması gerekir. Dedelerin çocuklarını alıp orada yola göre yetiştirmeleri lazım” dedi.

Alevilikte köyden kente göçle birlikte değişen pir-talip ilişkisini ve ocak sisteminin geleceğini İmam Rıza Ocağı’na bağlı Pir Hüseyin Erdoğan ile konuştuk. Erdoğan, yüzyıllardır devam eden geleneksel yapının kentleşmeyle birlikte geçirdiği dönüşümü, pir-talip bağındaki kopuşu ve bu ilişkinin yeniden kurulabilmesinin yollarını anlattı.

“ESKİDEN BİR RIZA ŞEHRİ KURULUYORDU”

Köy yaşamında talip ile pir arasındaki ilişkinin bugünkünden farklı işlediğini belirten Erdoğan, geçmişte aynı köyde yaşayan insanların büyük bölümünün hem birbirleriyle akrabalık bağı bulunduğunu hem de aynı ocak sisteminin içerisinde yer aldığını söyledi.

“Eskiden, bundan yüz sene önce köylerdeki kişilerin hemen hemen hepsinin bir kan bağı vardı. Oradaki insanlar bir pire bağlı, bir ocağa bağlı taliplerdi” diyen Erdoğan, yaşanan sorunların pirlerin huzurunda çözüldüğünü, ardından cem yapıldığını ve böylece kimsenin kimsede hakkının bırakılmadığını anlattı.

Cemevini “ilim şehri” ve “rıza şehri” olarak tanımlayan Erdoğan, rızalık üzerine kurulu bu sistemin bin dört yüz yıl boyunca sürdürüldüğünü ifade etti.

Sistemin temelinde musahiplik kurumunun bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, musahip canların dara durmadan önce yakınlarından ve çevresindeki insanlardan rızalık aldığını, bir kişi dahi razı olmadığında sorgunun tamamlanmadığını söyledi.

Erdoğan, “Bu canlar ölmeden önce ölmeye gelirler. Kimin zerre kadar hakkı varsa hak ister, herkes hakkını talep edebilir” dedi.

Geçmişte Alevilerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları şeriat mahkemelerine taşımadan, kendi iç mekanizmalarıyla çözdüklerini belirten Erdoğan, bu anlayışın temelinde “hiçbir canın hiçbir canı incitmemesi” ilkesinin bulunduğunu kaydetti.

“SON YÜZYILDA RIZA ŞEHRİNİ İŞLEMEZ HALE GETİRDİK”

Bu geleneğin son yüzyılda büyük ölçüde aşındığını söyleyen Erdoğan, yaşanan sorunlarda dedelerin de sorumluluğu bulunduğunu belirterek, “Dedelerin çok büyük hataları var. Tamam, kurumlarımız kuruldu. Fakat işleyişimiz doğru değil” diye konuştu.

Erdoğan, mürşit ve pirlerin hem kentlerdeki cemevlerinde hem de köylerde kendi ocaklarına bağlı talipleri belirli aralıklarla bir araya getirmesi gerektiğini söyledi. “Rıza şehri” olarak ifade ettiği geleneğin yeniden öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bunun ocak sisteminin yaşatılmasının temel yollarından biri olduğunu dile getirdi.

CEMEVLERİ GELENEĞİN YERİNİ TUTABİLİR Mİ?

Kentlerdeki cemevlerinin ocak ve dergâhların geçmişte üstlendiği işlevi yerine getirip getiremeyeceğini de değerlendiren Erdoğan, bunun ancak inanç hizmetlerinin geleneksel yapıya uygun biçimde yürütülmesiyle mümkün olabileceğini söyledi.

Dedelerin talipleriyle yeniden bağ kurması ve cemlerin buna uygun yürütülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, inançsal hizmetlerden toplumun bütün kesimlerinin yararlanması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, “Beşikteki çocuğun da hakkı var, doksan yaşındaki artık yürüyemeyen bir dedenin, ananın da hakkı var o sohbette” dedi.

Günümüz koşullarında dedelerin her haneye ulaşmasının kolay olmadığını belirten Erdoğan, en azından Hızır ve Muharrem gibi inançsal dönemlerde köylerde ve kentlerde birkaç günlük hizmetlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

“PİR VE MÜRŞİTLERİN YETİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR”

Ocak sisteminde erkânı yürütecek pirlerin yetişmemesinin, pir-talip ilişkisindeki kopuşun önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, sistemin son yüzyılda neredeyse yok olma noktasına geldiğini belirtti.

Çözümün yeni kuşakların yol ve erkân konusunda yetiştirilmesinden geçtiğini söyleyen Erdoğan, cemevlerine bu konuda önemli bir görev düştüğünü belirterek şöyle konuştu:

“Bundan sonra cemevlerinin Alevi camiası için birer üniversite olması gerekir aslında. Dedelerin çocuklarını alıp orada yola göre yetiştirmeleri lazım.”

Düzenli ve doğru bir çalışmayla mürşit, pir ve rehberlerin yeniden yetiştirilebileceğini ifade eden Erdoğan, “Bir iki yıl içerisinde mürşit ocağında mürşitler, pir ocağında pirler, rehber ocağında rehberler yetişebilir” dedi.

Kendisinin bağlı olduğu İmam Rıza Ocağı’nın da bugün ulaşamadığı taliplerinin bulunduğunu belirten Erdoğan, bunun değişen yaşam koşullarının ve pir-talip ilişkisinde yaşanan kopuşun sonuçlarından biri olduğunu kaydetti.

Fırat ALTINTAŞ/PİRHA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.