Alevi Haber Ajansi

‘Kürt işçilere yönelik saldırılara karşı barıştan yana durmalıyız!’

PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Zonguldak ve Düzce’de mevsimlik Kürt işçilere yönelik saldırılara tepki göstererek, ” Biz Aleviler olarak bu acıyı ve tehlikeyi çok iyi biliriz. Bugün yapılması gereken şey Türk halkını Kürt halkına, Kürt halkını Türk halkına karşı kışkırtmak değil; iki halkın kardeşliğini, ortak yaşamını ve demokratik geleceğini güçlendirmektir” denildi.

Zonguldak ve Düzce’de mevsimlik Kürt işçilere yönelik saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), açıklama yayımlayarak, saldırıları kınadı.

Bu saldırılar yalnızca birkaç işçinin yaşadığı sıradan bir anlaşmazlık olarak geçiştirilemeyeceğine dikkat çekilen açıklamada, “Eğer insanların Kürt oldukları, konuştukları dil veya geldikleri bölge nedeniyle hedef alınıyorsa bunun adı açıkça ırkçılık ve ayrımcılıktır. Biz Aleviler olarak bu acıyı ve tehlikeyi çok iyi biliriz. Çünkü Alevilerin tarihinde de kimliği, inancı ve aidiyeti nedeniyle dışlanmanın, hedef gösterilmenin ve saldırıya uğramanın ağır izleri vardır. Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Gazi’yi unutmadık. Bu nedenle bugün Kürt işçilere yönelen nefret ve düşmanlık karşısında sessiz kalamayız” denildi.

“BİZ ALEVİLER OLARAK BARIŞIN TARAFINDA OLMALIYIZ”

“Bir insanın ekmeğini kazanmak için ülkenin bir kentinden başka bir kentine gitmesi suç değildir” denilen açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

“Kürt olmak suç değildir. Türk olmak suç değildir. Alevi olmak suç değildir. Sünni olmak suç değildir. Hak katında bütün inanç ve kimlikler birdir. İnsanların kimliği üzerinden birbirine düşman edilmesi suçtur.

Tam da barışın, demokratik çözümün ve toplumun birbirine yaklaşmasının konuşulduğu bir dönemde bu tür olayların yaşanması hepimizi düşündürmelidir.

Bizler Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği olarak diyoruz ki: Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirmekten kim e ne faydası var? Elbette elimizde bu saldırıların doğrudan barış sürecini sabote etmek amacıyla gerçekleştirildiğini gösteren kesin bir kanıt yoktur. Fakat olayların arka planının, kullanılan nefret söylemlerinin ve saldırıların nasıl geliştiğinin bütün yönleriyle araştırılması gerekir.

Çünkü Türkiye’nin geçmişinde toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren provokasyonların ağır sonuçlarını hep birlikte yaşadık. Bugün yapılması gereken şey Türk halkını Kürt halkına, Kürt halkını Türk halkına karşı kışkırtmak değil; iki halkın kardeşliğini, ortak yaşamını ve demokratik geleceğini güçlendirmektir.

Biz Aleviler olarak barışın tarafında olmalıyız.

Kürt işçinin de Türk işçinin de aynı tarlada alın teri döktüğünü, aynı ekmek mücadelesini verdiğini görmeliyiz. Bir işçinin memleketi, dili veya kimliği üzerinden saldırıya uğraması hepimizin meselesidir.”

“SALDIRILAR BÜTÜN YÖNLERİYLE ARAŞTIRILMALI”

Yetkililere de açık çağrıda bulunan FEDA ve DAKB, “Münferit olay” denilerek geçiştirilen her saldırı, toplumdaki nefretin daha da büyümesine zemin hazırlayabilir. Saldırılar bütün yönleriyle araştırılmalı, failler kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermeli ve mevsimlik işçilerin can güvenliği sağlanmalıdır. Aynı zamanda saldırıların arkasındaki nefret dili, provokasyon ihtimali ve toplumsal kutuplaştırma çabaları da araştırılmalıdır” dedi.

“IRKÇILIĞA, AYRIMCILIĞA VE NEFRET SİYASETİNE KARŞI BİRLİKTE DURACAĞIZ”

Alevi toplumu olarak, Kürt ve Türk halkının arasına nefret tohumları ekilmesine izin vermeyeceklerinin altını çizen FEDA ve DAKB, “Barıştan yana olan herkesin yanında olacağız. Irkçılığa, ayrımcılığa ve nefret siyasetine karşı birlikte duracağız. Çünkü bizim inancımızın temelinde insanı diliyle, kimliğiyle, inancıyla bölmek değil; insanı insan olduğu için sevmek ve yaşamı birlikte savunmak vardır. Bugün işçilere atılan taş, yarın başka bir halka atılabilir. Bu nedenle sessiz kalmayalım. Kürt halkının, Türk halkının ve bütün halkların kardeşliği için; demokratik, eşit ve barış içinde bir yaşam için sesimizi yükseltelim. Irkçılığa karşı birlikte, barış için omuz omuza” ifadelerine yer verdi.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.