PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Sekreteri ve Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, barış görüşmelerinin geldiği aşamanın kıymetli olduğunu belirterek, sürece ilişkin kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğine dikkat çekti. Alevilerin demokratik entegrasyon sürecinin eşit öznelerinden biri olması gerektiğini vurgulayan Uçarcan, “Aleviler olarak bu ülkede onurlu bir barış için elimizi taşın altına koyacağız” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Sekreteri ve Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin toplumsal kesimlerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Uçarcan, Alevilerin de sürecin eşit öznelerinden biri olması gerektiğini söyledi.
“KAMUOYU YETERLİ BİLGİYE SAHİP DEĞİL”
Barış görüşmeleri ve müzakerelere ilişkin kamuoyunun yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade eden Uçarcan, Alevi kurumlarının DEM Parti ile yaptığı son görüşmede sürece ilişkin daha ayrıntılı bilgi edindiklerini belirtti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarına işaret eden Uçarcan, şunları söyledi:
“Bakırhan’ın verdiği bilgiye göre bu birinci aşama, çerçeve aşaması olduğu için bizim beklentilerimiz havada kaldı, kaygılarımız derinleşti. Şimdi ikinci müzakere dönemi, yani konuşulma dönemi olduğunu, bu demokratik entegrasyon süreci içerisinde Alevilerin de eşit öznelerden biri olduğuna dair bir beyan oldu. Bu bizi teselli etti.”
“TÜM TOPLUMSAL KESİMLERİN GÖRÜŞLERİ ALINMALI”
Barış sürecinin yalnızca belirli aktörlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Uçarcan, demokratik kitle örgütleri, işçi hareketleri, sendikalar, üniversiteler ve kanaat önderlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Uçarcan, “Barış sürecinde demokratik kitle örgütlerinden, işçi hareketlerinden, sendikalardan, üniversitelerden kanaat önderlerinin, tüm toplumsal kesimlerin muhatap alınıp görüşleri dikkate alınırsa doğru sonuca gidileceğine inanıyoruz” dedi.
“BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİN BU NOKTAYA GELMESİ ÇOK KIYMETLİ”
Barış görüşmelerinin geldiği aşamayı önemsediklerini dile getiren Uçarcan, “Tabii ki bizim açımızdan bu noktaya gelinmesi de bu noktaya kadar yürütülen ilişki de çok kıymetli. Temennimiz zaten Aleviler savaşsız bir dünyadan yana olduğu için, bir anlamda anlam verilemeyen bir savaş vardı” diye konuştu.
Yüzyıllardır iç içe yaşayan topluluklardan birinin diğerini yok saymasının meseleyi bugüne taşıdığını söyleyen Uçarcan, artık bu gerçekle yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti. Uçarcan, Alevi kurumlarının kamuoyuna doğru bilgi aktarma sorumluluğu bulunduğunu da vurguladı.
Gelinen noktada süreci zorlayan koşulların yalnızca Türkiye’de Türkler ile Kürtler arasındaki meseleyle sınırlı olmadığını, uluslararası konjonktürün de etkili olduğunu savunan Uçarcan, şöyle devam etti:
“Yeni bir dizayn çabası var. Bu çaba içerisinde açıkçası dört parçada haklarını alamayan Kürtlerin eli biraz güçlenmiş durumda. Dolayısıyla Devlet Bahçeli, dün ‘ipi atıyordu, asılsın’ dediği Öcalan’a bugün ‘kurucu önder’ deme noktasına öyle güle oynaya gelmedi ve bazı gerçekleri gördü.”
Dünyada bunun çok sayıda örneği bulunduğunu belirten Uçarcan, “Etnik sorunlarını çözmeyen ulusların tümü kendileri çözülmüş sonuçta. Bugün doğru olan bu meseleyi doğru muhataplarla, yani gerçek öznelerle oturup tartışmak, oralardan bir çözüm üretmek. Yıllardır bu söyleniyordu ancak buna kulak tıkıyorlardı” dedi.
“SÜREÇ HER İKİ TARAF AÇISINDAN HASSAS YÜRÜTÜLMELİ”
Gelinen noktada yaşanan sıkışmışlığın böyle bir süreci beraberinde getirdiğini belirten Uçarcan, “Tabii burada barışı inşa etmek savaştan daha zordur. Onun için bu süreç her iki taraf açısından çok hassas yürütülmeli” dedi.
Süreçte siyasal İslamcı ve militarist Kemalist olarak tanımladığı kesimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini savunan Uçarcan, “Kendisini öyle addeden bu iki kesimden çok imtina etmek gerekiyor. Bunlara alan açmamak gerekiyor” diye konuştu.
“ÖRGÜTLÜ HAREKET ETMEK ESAS OLMALI”
Yakın zamanda bazı Aleviler tarafından yayımlanan bildiriye de değinen Uçarcan, bildiride imzası bulunan kişilere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Birbirine benzemeyen, aynı kulvarda olmayan, aynı düşünmeyen insanlar bir anda böyle bir şey üzerinden bir araya geldiler. Çünkü birilerine vurulması gerekiyordu bu konuda. Kendi kimliklerini sorgulamadan, hayatta nerede konumlanmışlar ona bakmadan birleştiler, bir araya geldiler.”
Barış sürecinde Alevilerin temsili konusuna da değinen Uçarcan, ocakların, dedelerin ve anaların doğrudan muhatap alınması yönündeki önerileri değerlendirdi. Örgütlü hareket etmenin esas olması gerektiğini belirten Uçarcan, şöyle konuştu:
“Kurumumuzdan işte ocaklar, dedeler, analar muhatap alınmalı gibi bir öneri oldu. Ben kişisel olarak orada bunun yanlış olacağını, yani kötü bir şey çıkacak ya da olumsuz bir şey çıkacak anlamında değil, bundan ziyade örgütlü hareket etmenin esas olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda da federasyonumuzun yetkin olduğunu, musahip kurumlarımız olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, ADFE, PSAKD ve AKD’nin, tüm görüşmelerin bunlar üzerinden, bunlar öncülüğünde geliştirilmesinin bizi doğru sonuca götüreceğine inanıyorum.”
“ULUSALCILAR VE SİYASAL İSLAMCILARA ALAN AÇILMAMALI”
Bildiriyi hazırlayanlara yönelik eleştirilerini sürdüren Uçarcan, “İdrak edemedikleri, ortada bir federasyon, koskoca kurumlar var. ‘Şu metni birine gönderelim, bir eksiği gediği var mı, bir baksınlar’ demek yerine, ‘Biz bir şey yakaladık, birisi bir şey istismar etmiş, biz hemen bir günah keçisi yakaladık, buradan vuralım’ gibi bir yaklaşım var. Bizim Aleviler cephesinde bu böyle. Ulusalcılar, siyasal İslamcılar, Kürtler açısından sıkıntı büyük” dedi.
Milliyetçi çevrelerde de benzer bir direnç bulunduğunu savunan Uçarcan, İYİ Parti’ye ilişkin, “Bugün mesela İYİ Parti bir direnç noktası oluşturuyor. Biraz onun üzerinden palazlanıp oylarını yükseltme peşine düşmüş. O pozisyondalar bugün onlar” değerlendirmesinde bulundu.
Uçarcan, iktidarın sürece yaklaşımına ilişkin ise “Dolayısıyla totalde değerlendirdiğimiz zaman ben şunu çok net söylüyorum. Ben AK Parti’nin samimiyetine asla inanmam” dedi.
Tüm kaygı ve eleştirilerine rağmen barışın sağlanması için sorumluluk üstleneceklerini vurgulayan Uçarcan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Buradan bir çıkış yok. Zaten öteden beri Aleviler olarak misyonumuz gereği savaşın karşısındayız, barıştan yanayız. Tabii ki barışın da onurlu bir barış olabilmesi için bakış açımız nedir, ne katkı koyabiliriz? Bu konuda elimizi taşın altına koyacağız. Yaklaşımımız her zaman bu yönde olacak.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.