Alevi Haber Ajansi

Kağıthane Cemevi’nden “okullara mescit” kararına tepki: Ayrımcılık yaratır, laikliğe aykırıdır- VİDEO

PİRHA-  Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği ve Cemevi yöneticileri, okullarda mescit açılmasına yönelik uygulamanın laiklik ve üniter devlet anlayışına aykırı olduğunu kaydederek tepki gösterdi. Yöneticiler, Alevi kutsallarına yönelik son saldırıların ise barış sürecini hedef alan organize provokasyonlar olduğunu belirtti.

 

İstanbul Valiliği’nin 39 ilçe kaymakamlığına gönderdiği ve mescidi bulunmayan okullarda da mescit için uygun alan oluşturulmasını talimatlandıran genelgeye, Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği ve Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Güneş, Alevi inancının tüm inançlara eşit yaklaştığını belirterek ayrımcılığın hiçbir biçimine sıcak bakmadıklarını söyledi. Güneş, valiliğin genelgesinin üniter Türkiye Cumhuriyeti anlayışına ters düştüğünü ve İstanbul’daki yaklaşık 2 milyon 873 bin öğrenci arasında dine dayalı bir ayrışmaya kapı açtığını belirtti. Öğrenciler arasında Alevi, Hristiyan ve Musevi inancından öğrencilerin bulunduğunu hatırlatan Güneş, gelişmiş ve laik ülkelerde bu tür uygulamaların örneğinin bulunmadığını, Türkiye eğer Batı demokrasisini ve insan haklarını referans almak istiyorsa bu adımdan derhal geri dönmesi gerektiğini vurguladı.

Güneş, derneğin yıllar önce zorunlu din dersi uygulamasının başlangıcında da İstanbul Valiliği önünde basın açıklamasıyla protesto düzenlediğini anımsattı ve okulların “eğitim ve bilim yuvası” olduğunu, ibadet mekânı olmaması gerektiğini söyledi. Zorunlu din dersinin okullardan tamamen kaldırılması gerektiğini belirten Güneş, konunun diğer cemevleri, federasyonlar ve vakıflarla görüşülmekte olduğunu, ilerleyen süreçte ortak bir tepki oluşturulacağını aktardı.

“TÜRBELERE YAPILAN SALDIRILAR ORGANİZE PROVOKASYONDUR”

Güneş, son dönemde Düzgün Baba ve Elif Ana türbelerine yapılan saldırıların ardından, geçtiğimiz hafta Seyyid Hacı Kureyş Türbesi’ne yönelik saldırının da bireysel değil, organize bir eylem olduğunu düşündüğünü belirtti. Alevi toplumunun tarih boyunca baskı, korkutma ve şiddetle karşı karşıya kaldığını söyleyen Güneş; 1937-38 Dersim , 1968-69 Ortaca-Muğla, 1978 Maraş, Çorum ve Sivas olaylarını örnek verdi ve geçmişle yüzleşilmediği, devlet özeleştiri yapmadığı için benzer gerilimlerin günümüzde de küçük ölçekte tekrarlandığının altını çizdi.

Güneş, ülkenin barışa ve demokratikleşmeye ihtiyacı olduğunu, TBMM’de hazırlıkları sürdüğü belirtilen çerçeve yasanın önümüzdeki haftalarda gündeme gelmesini umduğunu söyledi. Alevi inancında kutsal olan yerlere yönelik saldırıların, sürmekte olan barış sürecini sabote etmeye yönelik provokasyonlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Güneş ayrıca, 50 yıllık çatışma sürecinin ülkeye 50 bin can ve yaklaşık 3 trilyon dolarlık ekonomik kayıp olarak yansıdığını söyledi.

“MESCİT İSTİYORSANIZ HER MEZHEBE VE DİNE YER AÇIN”

Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği ve Cemevi Üyesi Haydar Ateş de kararın toplumda büyük yankı bulduğunu belirterek derneğin okullardaki mescit uygulamasına kesinlikle karşı olduğunu söyledi. Ateş, okullarda gayrimüslim öğrenciler, Alevi öğrenciler ve dört farklı Sünni mezhebe bağlı öğrencilerin bulunduğunu, tek bir mezhebe göre mescit açılmasının adaletsizlik doğuracağını ifade etti. Mescit açılacaksa bunun tüm din ve mezhepleri kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini savundu.

Ateş, öğrencilerin dini eğitimi zaten aile ortamından aldığını, okullarda mescit açılmasına gerçek bir ihtiyaç bulunmadığını söyledi. Uygulamanın imam hatip okulları için anlaşılabilir olduğunu, ancak diğer okullara yaygınlaştırılmasının doğru olmadığını belirtti. Ateş ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kararlarında bazı tarikatların etkili olduğunu ileri sürerek, valiliğin genelgesinin kendi girişimi değil, bu çevrelerin önerisi olduğunu düşündüğünü söyledi.

“VALİLİKLE GÖRÜŞME VE EYLEM SÜRECİ GELECEK”

Her iki yönetici de Alevi kurumlarının bu kararla ilgili eylemsel bir tepki koyacaklarını belirtti. Ateş, bilim yuvası olan okullara dinin taşınmasının Türkiye’yi bilim ve teknolojide geride bırakacağını söyleyerek, konunun sadece Alevi toplumunu değil, toplumun geniş bir kesimini ilgilendirdiğini vurguladı.

Fırat ALTINTAŞ/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.