Alevi Haber Ajansi

İHD Antep Şube Eş Başkanı Bahri Oğuz: Faili meçhul dosyalar adi suç değil, örgütlüdür!-VİDEO

PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) Antep Şube Eş Başkanı Avukat Bahri Oğuz, Adalet Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan “Faili Meçhul Suçlar Araştırma Dairesi Başkanlığı”nı PİRHA’ya değerlendirdi. Oğuz, sivil toplumun ve hak örgütlerinin dışlandığı, arşivlerin açılmadığı ve 90’lı yıllardaki sistematik ihlalleri kapsam dışı bırakan bir yapının “gerçek bir yüzleşme” yaratamayacağını vurguladı.

Adalet Bakanlığı, 25 Nisan 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla Faili Meçhul Suçlar Araştırma Dairesi Başkanlığı’nı kurduğunu ilan etti. 75 ilde, 638 soruşturma dosyası ve 698 maktul üzerinde inceleme yapacağı belirtilen bu yeni birim, kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi. İHD Antep Eş Başkanı Avukat Bahri Oğuz, komisyonun yapısı, kapsamı ve Türkiye’nin cezasızlık kültürü üzerindeki etkilerine dair uyarılarda bulundu.

“SADECE KADIN VE ÇOCUK CİNAYETLERİYLE SINIRLI KALMASI EKSİKTİR”

Komisyonun kurulma sürecinin Gülistan Doku dosyasıyla gündeme geldiğini hatırlatan Oğuz, belirlenen kapsamın darlığına dikkat çekti:

“Bunu sadece son yıllardaki faili meçhul suçlarıyla sınırlamamak gerekliydi. Her ne kadar kadın ve çocuk cinayetleriyle sınırlı olacağı söylenilmişse de elbette ki 90’lı yıllarda yoğunlaşmış ağır insan hakları ihlallerine değinmeden bu şekilde bir komisyonun kurulmuş olması sadece bu suçlara kadın ve çocuk cinayetlerinin gölgede kaldığı ve aydınlatılamadığı dosyalara değinileceğinin söylenmiş olması yeterli olmayacak ve eksik kalacaktır.”

“ZAMAN AŞIMI VE CEZASIZLIK BU İŞİN GÖBEĞİNDEDİR”

Oğuz, faili meçhul dosyalarının temel sorununun teknik değil, politik bir “cezasızlık pratiği” olduğunu ifade etti. Yakın zamanda onanan Dargeçit JİTEM davasını örnek gösteren Oğuz, yargının sorumluluğuna işaret etti:

“Zaman aşımı konusu ve cezasızlık faili meçhul dosyalarının tam göbeğinde yer alan sorunlardır. Özellikle yıllar boyunca etkili bir soruşturma yapılmaması, delillerin toplanmaması, tanıkların dinlenmemesi ve soruşturmaların sürüncemede bırakılması cezasızlık pratiğinin de bir sonucuydu. Komisyonun bir başına kurulmuş olması muhtemeldir ki zaman aşımını durdurmayacak. Bu konuda siyasi bir irade ortaya konması gerekir ve yargının da üzerine düşen sorumluluğu üstlenmiş olması gerekir.”

“FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR BİREYSEL DEĞİL, ÖRGÜTLÜDÜR”

90’lı yıllardaki hak ihlallerinin “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bahri Oğuz, bu dosyaların “adi suç” gibi ele alınamayacağını vurguladı:

“Faili meçhul dosyalarını bireysel bir suç şeklinde ele alamazsınız. Bir emir komuta ilişkisi vardır ve kurumsal sorumluluk, bir örgütlü yapının söz konusu olduğu konulardır. Kamu görevlilerinin doğrudan bir şekilde dahil olduğu ve sistematik bir şekilde uygulandığını da dikkate alıp bunu aynı ciddiyetle soruşturmanız gerekecektir. Ancak Türkiye’nin geçmiş deneyimleri, arşivlere erişim konusunda bize güven vermemektedir.”

“CUMARTESİ ANNELERİ VE İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ İLE TEMAS KURULMALI”

Yeni kurulan daire başkanlığının, faili meçhul cinayetler konusundaki en büyük hafızaya sahip olan yapıları dışlamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirten Oğuz, şu çağrıda bulundu:

“Faili meçhul meselesinde en büyük hafızayı mağdur aileleri, insan hakları örgütleri ve yıllardır adalet mücadelesi veren yapılar oluşturmuştur. Bu haliyle aslında daire başkanlığının ilk temas etmesi gereken de bunlar olması gerekir. Cumartesi Anneleri’ne temas etmeden; İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Hakikat ve Adalet Merkezi gibi insan hakları örgütlerine bu konuda hiçbir temas yapmadan sürdüreceğiniz bir çalışma elbette ki Kürt meselesinin çözümünde yürüttüğünüz süreci de eksik götürmüş olacaktır.”

KÜRT MESELESİ VE TOPLUMSAL YÜZLEŞME

Son olarak, bu mekanizmanın sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) denetimine karşı sembolik bir adım olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Oğuz, gerçek çözümün yolunu şöyle tarif etti:

“Meseleyi sadece teknik bir meseleye indirgemek yeterli olmayacaktır. Hakikati devletin karanlık alanlarını açığa çıkararak ortaya çıkarabilirsiniz. Özellikle faili meçhul dosyaları Kürt meselesindeki çözümün de önünde önemli bir sınav olarak görülmektedir. Geçmişle yüzleşmeyi tam anlamıyla gerçekleştiremediğinizde bu sorunu da çözebilmeniz mümkün olmayacaktır. İnsan Hakları Derneği ve Cumartesi Anneleri’nin içerisinde olmadığı ve sadece teknik bir mesele olarak bakıldığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı yeterli bir mekanizma olmayacaktır.”

Cevahir FINDIK/ANTEP

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.