PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Dersim ve Maraş’ta bulunan Alevi inanç merkezlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara tepki gösterdi. Yapılan ortak yazılı açıklamada, inanç merkezlerinin tahrip edilmesine sert tepki gösterilerek acilen yasal önlemler alınması çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Dersim’deki Düzgün Baba Mekânı’na yönelik saldırıya dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Değerli canlar, Dersim’in Qisle (Nazımiye) ilçesinde bulunan ve Alevi inancı açısından en kutsal merkezlerden biri olan Düzgün Baba Mekânı’na yönelik gerçekleştirilen saldırı, hepimizin yüreğinde derin bir yara açmıştır. “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişanelerin kazınarak tahrip edilmesi; yalnızca bir taşın değil, bir halkın hafızasının, inancının ve tarihinin hedef alınmasıdır.”
Maraş’ın Pazarcık ilçesindeki Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırıya da değinilen açıklamada, doğa ve inanç arasındaki kadim bağ vurgulanarak şöyle denildi:
“Aynı şekilde Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeline yönelik saldırı da Alevi halkının kutsallarına dönük sistematik düşmanlığın bir başka örneğidir. Çünkü biz Aleviler için dağ, taş, su, ağaç yalnızca doğa değildir; inancımızın kendisidir. Bu topraklarda binlerce yıldır varız. Taşımızla, toprağımızla, suyumuza ve ormanımıza bağlı bir hakikat yolunun taşıyıcılarıyız. Düzgün Baba’ya uzanan el aynı zamanda Dersim’in dağlarına, halkımızın hafızasına ve ortak yaşam kültürüne uzanmıştır.”
“CEZASIZLIK YENİ SALDIRILARIN ÖNÜNÜ AÇMAKTADIR”
Devlet yetkililerine faillerin bulunması için çağrıda bulunulan açıklamada, cezasızlık politikasının yeni saldırılara zemin hazırladığı şu cümlelerle ifade edildi:
“Devlet bu saldırıları derhal soruşturmalı, failleri açığa çıkarmalı ve kutsallarımıza yönelik nefret saldırılarının karşısında sessiz kalmamalıdır. Sessizlik cesaret vermektir. Cezasızlık ise yeni saldırıların önünü açmaktadır.”
Demokratik barış sürecine ve ortak yaşam iradesine vurgu yapan FEDA ve DAKB, provokasyon girişimlerine karşı demokratikleşme yasalarının acilen çıkarılması gerektiğini belirtti:
“Bizler demokratik barış sürecinin en önemli öznesi olduğumuzu biliyoruz. Yıllardır acılarla, inkâr politikalarıyla ve saldırılarla sınanmış bir halk olarak; barışın, eşit yurttaşlığın ve ortak yaşamın savunucusuyuz. Tam da böylesi kıymetli bir süreçte kutsallarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılarla toplumu galeyana getirmek, halkları karşı karşıya bırakmak ve barış umudunu sabote etmek isteyenler bilsin ki; boşuna uğraşıyorlar. Şunu söylüyoruz; barış ve demokratik sürecin tartışıldığı bu koşullarda demokratikleşme yasalarının acilen çıkartılması, Alevilere yönelik saldırıları önleyecek yegane yoldur.”
“PROVOKASYONLARA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Açıklamanın devamında, inanç ve doğaya sahip çıkma kararlılığı yinelenerek birlik olma çağrısı yapıldı:
“Değerli canlar, bizler provokasyonlara teslim olmayacağız. Barış gibi büyük bir değeri, halkların ortak geleceğini ve birlikte yaşam umudunu kimsenin karanlık hesaplarına kurban etmeyeceğiz. Şu iyi bilinmelidir ki; biz Aleviler ne doğamızdan ne de inancımızdan vazgeçeriz. Kutsallarımıza, ziyaretgâhlarımıza, hafızamıza ve hakikat yolumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Düzgün Baba da, Elif Ana da, bu kadim toprakların hakikatidir ve bu hakikat asla yok edilemeyecektir. Bugün her zamankinden daha fazla birlik olma zamanıdır. Alevi halkının birliği; inancımıza, kültürümüze, kadınların öncülüğüne, doğamıza ve ortak yaşam değerlerimize sahip çıkmanın en güçlü güvencesidir. Çünkü biliyoruz ki birlik olan bir halkın hafızası da, inancı da, hakikat yolu da yok edilemez.”
“BU SALDIRILARIN TEKİL SALDIRILAR OLMADIĞINI BİLİYORUZ”
Saldırıların pervasızca yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, kurumsal olarak sürecin takipçisi olunacağı şu sözlerle duyuruldu:
“Devletin kimliği belirsiz kişiler dediği şahıslar, kendilerinde bu gücü nereden buluyorlar? Kim ya da kimler, Alevi halkının kutsallarına saldırmayı bu kadar pervasızca göze alabiliyor? Bu saldırıların tekil saldirilar olmadigini biliyoruz. Yıllardır Alevi inancı, kültürü, dili, doğası ve yaşam felsefesi hedef alınmaktadır. Bugün kutsal mekânlarımız tahrip edilirken aslında bizim doğayla kurduğumuz kadim bağ koparılmak istenmektedir. Biz Demokratik Alevi Federasyon FEDA ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği DAKB olarak yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyor ve bu saldırıların hesabının verilmesi için takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Barışın ve ortak yaşamın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Ya Xizir, Ya Hak, Ya Hakikat!”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.