Alevi Haber Ajansi

‘Dersim ortak yaşamın adıdır! Doğamızı, suyumuzu ve inancımızı sermayeye teslim etmeyeceğiz!’-VİDEO

PİRHA- Dersim Doğa Yaşam ve Çevre Platformu, Pülümür’de yaptığı açıklamada, altın, bakır, krom ve diğer madenler adına yürütülen faaliyetler, “kalkınma”, “yatırım” ve “istihdam” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, “Bağır Dağı da, Hel Dağı da, Munzur da satılık değildir” dedi.

Dersim, yüzyıllardır doğayla uyum içinde kurulmuş bir yaşamın adıdır. Munzur’un berrak suları, Pülümür Vadisi, Bağır Dağı, Hel Dağı, kutsal ziyaret yerleri, ormanları ve meraları yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ortak mirasıdır. Bugün bu miras, uluslararası madencilik tekelleri ile onların yerli ortaklarının yağma politikalarıyla kuşatma altında.

Dersim Doğa Yaşam ve Çevre Platformu, Pülümür’de maden projelerine karşı açıklama yaptı. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun destek verdiği açıklamayı Engin Tekin okudu.

Altın, bakır, krom ve diğer madenler adına yürütülen faaliyetler, “kalkınma”, “yatırım” ve “istihdam” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığının altını çizen Tekin, “Oysa yaşanan deneyimler bunun tam tersini göstermektedir. Maden şirketleri geldikleri her yerde geriye kuruyan dereler, kesilmiş ormanlar, kirlenmiş topraklar, göç etmek zorunda kalan köylüler ve yoksullaşan halk bırakmaktadır” dedi.

“DERSİM YAŞAMDIR, TARİHTİR, KÜLTÜRDÜR, İNANÇTIR”

Dersim’in önemli bir bölümünün maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirten Tekin, “Yaklaşık 150’yi aşkın ruhsat ve ruhsat başvurusu, bu kadim coğrafyayı uluslararası sermayenin kâr alanına dönüştürme planının bir parçasıdır. Sermaye için Dersim yalnızca çıkarılacak maden rezervidir; bizim için ise yaşamdır, tarihtir, kültürdür, inançtır” diye konuştu.

“DERSİM’İ SAVUNMAK; HERKESİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR”

“Bağır Dağı’nı dinamitlemek yalnızca bir dağı parçalamak değildir; Alevi inancına, Dersim’in ortak hafızasına ve halkın kutsallarına yönelmiş bir saldırıdır” diyen Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hel Dağı’na, Karagöz’e, Karagöl’e, Pülümür Vadisi’ne uzanan her kepçe, yalnızca toprağı değil; geleceğimizi de hedef almaktadır. Dersim, Türkiye’nin en zengin biyolojik çeşitlilik alanlarından biridir. Yüzlerce endemik bitki türü, dağ keçileri, boz ayılar, vaşaklar ve sayısız canlı bu coğrafyada yaşamaktadır. Munzur ve Pülümür yalnızca Dersim’in değil, bütün Anadolu’nun en önemli su havzalarındandır. Bir kez kirletilen suyu, yok edilen ormanı ve bozulan ekolojik dengeyi geri getirmek mümkün değildir. Doğa bir meta değildir. Dağlar, dereler ve ormanlar alınıp satılacak ticari mallar değildir. Bunlar bütün canlıların ortak yaşam alanlarıdır. Su yaşamdır; yaşam alınıp satılan bir meta değildir. Bugün doğayı savunmak, aynı zamanda yaşamı, emeği, kültürü ve halkın geleceğini savunmaktır. Dersim’i savunmak; yalnızca Dersimlilerin değil, temiz suya, sağlıklı gıdaya ve yaşanabilir bir geleceğe sahip çıkmak isteyen herkesin ortak sorumluluğudur.

“MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM”

Dersim’i maden şirketlerine teslim etmeyeceklerini vurgulayan Tekin, Bağır Dağı da, Hel Dağı da, Munzur da satılık değildir. Kutsallarımızı, derelerimizi, ormanlarımızı ve yaşam alanlarımızı sermayenin kâr hırsına kurban etmeyeceğiz. Bütün Dersim halkını, köylüleri, gençleri, kadınları, emek ve demokrasi güçlerini, çevre örgütlerini, meslek odalarını ve yaşam savunucularını ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, ekolojik kıyımla karşı karşıya olduklarını ifade ederek, “Sermayeye açılan bir doğa var. Önümüzdeki süreçte geleceğimizle ilgili tehlike var. Aynı zamanda Dersim coğrafyası Reya Haq coğrafyasıdır. Coğrafyamıza, inancımıza, ziyaretgahlarımıza dokunulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

PİRHA/DERSİM 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.