PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), 4 Mayıs Dersim Katliamı’nın yıl dönümünde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenecek olan “Dedeler Zirvesi”ne sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada bu girişimin bir “inanç-kırım” projesi olduğu vurgulandı.
Demokratik Alevi Dernekleri, kamuoyuna yönelik yayımladığı bildiride, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 4 Mayıs tarihinde Dersim’de gerçekleştirmeyi planladığı “Dedeler Zirvesi”ni bir “kayyum müdahalesi” olarak nitelendirdi. 4 Mayıs tarihinin Dersim halkı için Roza Şaye (Kara Gün) olduğunu hatırlatan dernek, bu tarihte yapılacak toplantının toplumsal bir rızalığının bulunmadığını belirtti.
“ASİMİLASYON VE MÜHENDİSLİK GİRİŞİMİ”
Açıklamada, Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğu günden bu yana Alevi toplumu tarafından “Alevi Diyaneti” olarak görüldüğü ve reddedildiği ifade edildi. Başkanlığın yürüttüğü faaliyetlerin bir “Türk-İslam sentezi mühendisliği” olduğu savunularak şu ifadelere yer verildi:
“Aleviliğin temel kavramlarını aşındırmaktan, ibadet alanlarının tanımlanmasına kadar birçok alana el atmaya yeltenen bu girişim, bizzat Aleviliği varoluşsal bir krizin içine çekmek istemektedir.”
“DERSİM ÖZEL OLARAK HEDEF ALINIYOR”
Dersim’in, Raa/Rêya Heq (Hak Yolu) itikadının merkezi ve ocakların serçeşmesi olması nedeniyle özel bir hedef haline getirildiği belirtilen açıklamada, zirvenin zamanlamasına dikkat çekildi. 37-38 katliam döneminde birçok ocak evladının katledildiği hatırlatılarak, bu yıl dönümünde “maaş ve memurluk” eksenli bir toplantı yapılmasının Alevi vicdanında yeri olmadığı vurgulandı.
“ZİRVEYE KATILANLAR DÜŞKÜN İLAN EDİLİR”
Ocak geleneğini temsil eden isimlere çağrıda bulunan DAD, talip topluluğundan rızalık almadan bu tür organizasyonlara katılmanın ağır bir vebali olduğunu ifade etti. Yol ikrarına bağlı kalınması gerektiğini belirten dernek, “Yolumuzun hakikati bu zirvede yer alanları ‘düşkün’ olarak nitelendirir,” uyarısında bulundu.
Metnin sonuç bölümünde devletin Aleviliği tanımlama çabalarından vazgeçmesi gerektiği belirtilerek şu talepler sıralandı:
Cemevi Başkanlığı derhal lağvedilmelidir.
Dersim’in inançsal ve toplumsal gerçekliğine yönelik saldırılara son verilmelidir.
Dersim üzerindeki “koloni politikaları” ve asimilasyon stratejileri durdurulmalıdır.
Açıklama, “Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!” şiarıyla son buldu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.