Alevi Haber Ajansi

Bengi Dündar: Alevi inancının içine girip yaşamak lazım, çok mutluyum- VİDEO

PİRHA- Büyük bir aşkla Aleviliği öğrenmeye çalıştığını söyleyen Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği hizmetkarlarından Bengi Dündar, Alevi inancına ilişkin, “Aleviliği, duymakla, okumakla aynı değilmiş, içine girip yaşamak lazımmış. Çok da mutluyum. Şu anda burada hizmet yürütüyorum. Soğukmuş, sıcakmış, yorgunmuşum hiç gözüme gelmiyor. Severek yapıyorum” dedi. 

Büyük bir aşkla Aleviliği öğrenmeye çalıştığını söyleyen Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği  hizmetkarlarından Bengi Dündar, Alevilik inancına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

Çok kitap okuduğunu, Aleviliği çok dinlediğini dile getiren Dündar, asıl olarak Alevi inancının içine girince, yaşayarak inancın esaslarını öğrendiğini vurguladı.

“CEMLERE HEVESİM VARDI, ÖĞRENMEYİ ÇOK İSTİYORDUM”

Malatya’nın Darende’ye bağlı Ağılbaşı Köyü’nde doğduğunu, oradan İstanbul’a daha sonrasında da Antalya’ya taşındığını ifade eden Dündar, “Ceme karşı hevesim çoktu, öğrenmeyi çok istiyordum. 1998 yılında İstanbul’a taşındım. Bizim Malatya’da Zeynel Abidin’de yapılırdı. Bayramlarda falan denk gelirsem giderdim. İstanbul’da ise Şahkulu Dergahı’na giderdim. Benim içimde bu aşk vardı ama bildiğim bir şey yoktu. Görmemiştim, yaşamamıştım. Duymuşum fakat hiçbir şeyini bilmiyordum. Bizim dönemimizde köyümüzde cemler yoktu. Benden önce cem varmış ve bir evde sürekli yapılırmış ama ben 40-45 yaşına kadar görmedim” diye konuştu.

“ALEVİLİĞİN İÇİNE GİRİP YAŞAMAK LAZIM”

İstanbul’da vakit buldukça cemlere katıldığını kaydeden Dündar, sözlerine şöyle devam etti:

“Antalya’ya taşındıktan sonra benim komşum olan Azime teyzem dedi ki, ‘Burada Abdal Musa Derneği var, gidelim’ dedi. Gittik ve ben kendi yolumu orada buldum. Süleyman Bey (Abdal Musa Tanıtma ve Yaşatma Derneği Eş Başkanı, Zakir) ve Gülçin Akça’nın katkısıyla çok şey öğrendim. Hiç bilmiyordum Aleviliği, duymakla, okumakla aynı değilmiş, içine girip yaşamak lazımmış. Çok da mutluyum. Şu anda burada hizmet yürütüyorum. Soğukmuş, sıcakmış, yorgunmuşum hiç gözüme gelmiyor. Severek yapıyorum. Herkesin gelip yaşamasını da tavsiye ederim. Kenarda durmayla, dinlemeyle aynı değil. Bizim yol çok güzel bir yoldur, yaşamak lazım.

“KİTAPLAR OKUDUM AMA ASIL YAŞADIKÇA ANLADIM” 

Eşim hayatta değil. Çocuklarım var. Perşembe günü ben cemde olduğum için çocuklarım perşembe günü bana gelmiyorlar, cemde olduğumu biliyorlar. Benim buraya gelip gitmemden dolayı onlar da çok mutlu oluyorlar. Burada yaşadığım güzellikleri çocuklarımla paylaşıyorum. Çocuklarım fazla gelemiyor. Herkesin kendine göre işi var.  Herkesin buralara gelmesini ve çocuklarını buraya yönlendirmesini isterim. Burada yaşadığım en güzel anımı anlatayım. Azime teyze görgü cemi yapacaklarmış gidelim, dedi. Görgü ceminin ne olduğunu bilmiyorum.  Görgüye girer misin, dediler. Girerim dedim. Ama ateşe mi giriyorum, suya mı giriyorum bilmiyorum. Severek girdim. İşin içine girince güzel bir yol olduğunu anlayabildim. Kitaplar aldım okudum ama içime fazla bir şey yerleştiremedim, ancak yaşadıkça her şeyi anlayabildim.”

“BURADA SADECE İBADET YAPMIYORUZ, EĞİTİM DE ALIYORUZ”

Bengi Dündar, son olarak, “Burada eğitim alıyoruz, güzel deyişler söylüyoruz. İnsanı buraya çekecek şeyler anlatılıyor. Ermiş kişilerin hayatları anlatılıyor ve bizler duymadığımızı duyuyoruz. Diğer cemlere gidiyoruz sadece seyirci olarak oturup, tiyatro izler gibi dinleyip kalkıp gidiyoruz. Burası farklı. Çok şey öğretiyor. Burada sadece bir ibadet yapmıyoruz, eğitim alıyoruz” dedi.

 Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak