PİRHA- Aralarında insan hakları örgütleri, hukuk örgütleri, barolar ve kayıp yakınları derneklerinin de bulunduğu 22 kurum, yüzlerce kişinin cenazesinin bulunduğu tahmin edilen Newala Qesaba’da (Kasaplar Deresi) yeniden başlayan yol ve yapılaşma çalışmalarının derhal durdurulmasını istedi. Kurumlar, “Ölü bedene, hatırasına ve hafızasına hakaret edilerek barış inşa edilemez. Hakikatin açığa çıkarılması, adaletin sağlanması ve toplumsal ortaklığın onarılması gerekiyor” çağrısı yaptı.
Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), kayıp yakınları dernekleri ve bölge barolarının da aralarında bulunduğu 22 kurum, Siirt’teki Newala Qesaba’da yeniden başlayan yol ve yapılaşma çalışmalarına ilişkin ortak açıklama yaptı.
“Newala Qesaba’daki Hakikati Açığa Çıkaralım: Ölülere, Yakınlarına ve İnsanlık Onuruna Sahip Çıkarak Barışı Birlikte İnşa Edelim” başlıklı açıklamada, çalışmaların durdurulması ve alanın koruma altına alınması istendi.
Kurumlar, Newala Qesaba’nın Cumhuriyet’in kuruluşundan önceki dönemden bugüne ölüye ve yakınlarına yönelik saygısızlığın ve şiddetin simgesi haline getirildiğini belirterek, alanın ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı ve geçmişle yüzleşmenin engellendiği bir hafıza mekânı olduğuna dikkat çekti.
“YÜZLERCE KİŞİNİN CENAZESİNİN BURADA OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR”
Açıklamada, 1915’ten itibaren Ermeniler ve Keldaniler ile 1980 ve 90’lı yıllarda başta Kürtler olmak üzere ağır insan hakları ihlallerine maruz kalan, işkence gören, zorla kaybedilen ve faili meçhul cinayetler sonucu yaşamını yitiren yüzlerce kişinin cenazesinin Newala Qesaba’da bulunduğunun tahmin edildiği belirtildi.
1989 yılında bölgede bir toplu mezarın ortaya çıkarıldığı hatırlatılan açıklamada, 22 Nisan 1989’da iş makineleriyle yapılan kazıda sekiz kişinin cenazesine ulaşıldığı belirtildi.
Kurumlar, cenazelerin kimliklerinin ve ölüm nedenlerinin belirlenmesi için bağımsız uzmanların katılımıyla bilimsel inceleme yapılması gerekirken kazıların aynı gün Siirt Valiliği’nin talimatıyla durdurulduğunu belirtti. Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen sekiz cenazenin kimliklerinin ve ölüm nedenlerinin aydınlatılmadığı ifade edildi.
“TOPLU MEZARLAR VE OLASI DELİLLER ZARAR GÖREBİLİR”
Newala Qesaba’nın uzun yıllar çöplük olarak kullanıldığı ve ardından yapılaşmaya açıldığına işaret edilen açıklamada, 2014 yılında çevre yolu çalışmaları sırasında kemiklerin ortaya çıkması üzerine yol yapımının durdurulduğu hatırlatıldı.
Kurumlar, 11 Nisan 2022 tarihinde de “Newala Qesaba’da Hakikati Yok Etme Girişimlerini Birlikte Durduralım: İnsanlık Onuruna Sahip Çıkalım!” çağrısında bulunduklarını anımsatarak, yol çalışmalarının yeniden başladığını bildirdi.
Çalışmaların toplu mezarlara ve olası delillere zarar vereceği uyarısında bulunan kurumlar, şöyle devam etti:
“Bu mekân bir kez daha hem ölülerin hem de yaşayanların haysiyetine, hafızasına ve hatırasına yönelik ağır bir şiddet altında. Bu şiddet hem fiziksel hem sembolik hem de tarihseldir.”
“BETON DÖKMEK HAKİKATLERİ GÖRÜNMEZ KILMAKTIR”
Açıklamada, Türkiye’de barış umudunun yükseldiği bir dönemde Newala Qesaba’nın betonla kapatılmasının geçmişte yaşanan suçları ve saklanan hakikatleri görünmez kılacağı vurgulandı.
Zorla kaybetme vakalarına ilişkin hakikatin ortaya çıkarılmamasının toplumsal hafızada derin yarılmalara ve yaşanan travmanın süreğenleşmesine yol açtığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Yapılan her kapatma yalnızca insanlığa karşı işlenmiş suçlarla yüzleşme olanağını ortadan kaldırmak değil, bu aynı zamanda ölü yakınlarının yas tutma hakkını ellerinden alma, yaşananların mağdurları ve tanıklarını adaletsizliğe mahkûm etme ve onları hesaplaşılamayan bir geçmişe gömerek geleceksiz bırakmaktır. Ölüye saygı ve adalet, toplumsal ortaklığın ve barış içerisinde bir arada yaşamın asgari ilkesidir.”
Kurumlar, Newala Qesaba’nın yapılaşmaya açılmasının barış, demokrasi ve özgürlük talebinin yanı sıra toplumsal ortaklığa ve bir arada yaşama umuduna da zarar vereceğini vurguladı.
“ZAMAN AŞIMININ HAKİKATİN ÜZERİNİ ÖRTMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Newala Qesaba konusunda zaman aşımının devlet sorumluluğunu karartmanın bir aracı olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini belirten kurumlar, işkence, kötü muamele, yaşam hakkı ve yas tutma hakkı ihlallerinin soruşturulmasını istedi.
Kurumların talepleri şöyle sıralandı:
Newala Qesaba’da devam eden yol ve yapılaşma çalışmaları derhal durdurulmalı ve alan koruma altına alınmalı.
Bağımsız uzman ve soruşturmacıların yer aldığı objektif ve şeffaf bir soruşturma başlatılmalı.
Cenazeler Minnesota Protokolü’ne uygun şekilde uzmanlar tarafından çıkarılmalı; kimlikleri ve ölüm nedenleri belirlenmeli, sorumluların hesap vermesinin yolu açılmalı.
Newala Qesaba toplumsal hafıza mekânına dönüştürülmeli.
Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devletin ilgili kurumları ve siyasi sorumlular ulusal ve uluslararası hukuk kapsamında gerekli adımları atmalı ve mekanizmaları oluşturmalı.
“ÖLÜYE SAYGI VE ADALET BARIŞIN İLK ADIMIDIR”
Ortak açıklamada, Newala Qesaba’da bulunan cenazelerin kimliklerinin belirlenerek yakınlarına teslim edilmesi ve usulüne uygun biçimde defnedilmelerinin sağlanması gerektiği vurgulandı.
Kurumlar açıklamalarını şu çağrıyla sonlandırdı:
“Ölüye saygı ve adalet barışın ilk adımıdır. Ölü bedene, hatırasına ve hafızasına hakaret edilerek barış inşa edilemez. Hakikatin açığa çıkarılması, adaletin sağlanması ve toplumsal ortaklığın onarılması talebi tüm yurttaşların dile getirme sorumluluğu taşıması gereken bir taleptir.”
Newala Qesaba’da yaşanan suçların tanınması, faillerin açığa çıkarılarak yargılanması ve benzer suçların “bir daha asla” yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen kurumlar, Adalet Bakanlığı, ilgili devlet kurumları, siyasi sorumlular ve yurttaşları yaşanan ihlallere karşı çıkmaya ve sorumluluk almaya çağırdı.
AÇIKLAMAYA İMZA ATAN KURUMLAR
Ortak açıklamaya imza atan kurumların tamamı şöyle:
Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Hafıza ve Adalet Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD), 10 Ekim Barış Derneği, Diyarbakır Tabip Odası, 78’liler Girişimi, Diyarbakır Barosu, Van Barosu, Adıyaman Barosu, Şırnak Barosu, Batman Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Mardin Barosu ve Muş Barosu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.