PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ni imzaladı. Teklif daha önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve bazı MHP yöneticileri tarafından da imzalanmıştı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ni imzaladı.
Toplam 12 maddeden oluştuğu belirtilen teklifin, TBMM Başkanlığı’na sunulmasının ardından önce Adalet Komisyonu’nda, daha sonra Genel Kurul’da ele alınması bekleniyor.
Kanun teklifini ilk imzalayan isim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. Bahçeli’nin ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve MHP Milletvekili Filiz Kılıç da teklife imza verdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da imza atan isimler arasında yer aldı.
AK Parti Grubu’nda da teklif milletvekillerinin imzasına açılırken, AK Parti yönetimi düzenlemeye ilişkin siyasi partilerle temaslarını sürdürdü. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, CHP, DEM Parti, HÜDA PAR ve Yeni Yol Grubu temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. İYİ Parti dışında Meclis’te grubu bulunan partilerin ortak zeminde buluşması için çalışmalar yürütüldüğü belirtildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın imzasıyla birlikte teklif üzerindeki imza süreci devam ederken, teklifin TBMM’deki yasama sürecine alınması bekleniyor.
İmza sonrası açıklama yapan Eş Genel Başkanlarımız Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları şunları söyledi:
BAKIRHAN: BUGÜN TÜRKİYE SİYASİ TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ
Değerli basın mensupları, değerli Türkiye halkları, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Başlarken Sırrı Süreyya Önder şahsında bu süreçte emeği geçen herkese selamlarımı iletiyorum, teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Sırrı Süreyya Önder’i de saygı ve minnetle anıyorum. Emek verdiği yolu bugün devam ettiriyoruz. İnşallah başarıya ulaştıracağız barış sürecini. Bugün Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Neden yeni bir sayfa dedim? Çünkü 1985’ten 2015’e kadar bu mesele bağlamında bugüne kadar 11 düzenleme yapıldı ama hiçbiri sonuç almadı. Hiçbirinden tam bir sonuç çıkmadı. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrı sayesinde ilk defa Türkiye’de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte yazacağız, yazıyoruz bugün.
YASA TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR KAPI ARALAYACAK
Bu yasa hepimiz için bir imkandır. Bu imkanı 86 milyonun ortak kazancına dönüştürmek istiyoruz. Bu yasa bir son durak değil, tam tersine değerli bir başlangıçtır. Önemli ve tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksikliklerini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Çünkü Türkiye için yeni bir kapı aralayacak ve yeni bir önemli eşiği birlikte aşacağız. Sayın Öcalan’ın da dediği gibi her büyük yol ilk adımla aşılır. Biz de bugün ilk adımı atıyoruz. İnşallah sonuna kadar da olumlu bir şekilde devam edeceğiz.
ORTAK GELECEĞE İMZA ATTIK
Yasaya dönük eleştirilerimiz vardı, yasanın eksiklikleri vardı. Bütün bunlara rağmen bu ilk adımı büyüteceğiz, toplumsallaştıracağız. 86 milyona götürmeye çalışacağız. Bunun yanında başta Meclis’te olmak üzere, çatışmanın yeniden üretilmesini engelleyen her demokratik adımı, sözü, pratiği ve eylemi de sonuna kadar savunacağız ve destekleyeceğiz. Bugün bir imza attık. Bu sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil. Barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır. Değerlidir ve önemlidir. Yasa şimdiden 86 milyona hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, geleceğimiz ortak olsun. Barışımız kalıcı olsun diyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
HATİMOĞULLARI: YASA TARİHİ ANLAM TAŞIYOR
Değerli Türkiye halkları, bugün gerçekten önemli bir gün. Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi için iki yıla yakındır devam eden müzakere sürecinde belli başlı adımlar atılması konusunda bugün parlamentoya sunulacak olan yasa teklifi son derece önemli ve tarihi bir anlam taşımaktadır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuştu bundan bir sene önce. Bu önemli bir eşikti bu görüşmeler açısından. Akabinde bu komisyonun ortaya koyduğu raporun özellikle Kürt sorununun çözümüne dair 6. ve 7. maddesinde odaklanılan nokta yine son derece tarihiydi, önemliydi. Bu süreçteki tarihi eşiklerden birisi bu komisyonun İmralı Adası’na giderek Sayın Öcalan’la görüşme yapmış olmasıdır. Akabinde şimdi bu yasanın çıkıyor olması, parlamentoya sunuluyor olması son derece tarihi bir öneme sahip. Eş Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bu yasa elbette tek başına 100 yıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil ama bir adım atma, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır. Bizim açımızdan bu yasa net olarak Kürt sorununun çözümünde bir adım atmak, bir kapı aralamak anlamı taşımaktadır. Bu anlamıyla da son derece tarihidir, kıymetlidir.
YASA NEGATİF BARIŞTAN POZİTİF BARIŞA GEÇİŞ AÇISINDAN DA SON DERECE ÖNEMLİDİR
Yine negatif barıştan pozitif barışa geçiş açısından da son derece önemli bir evredir bu yasa. Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı bakımından bu somutlukta bir adımın atılması, gerçekten bizi ilerletme konusunda son derece umut da vermiş oluyor. Demokratik cumhuriyetin inşası, ülkenin demokratikleşmesi, bütün bunlar bakımından da bir kök yasa olmasını umut ediyoruz. Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır, bir çerçeve yasadır. Bu yasanın kağıt üzerinde kalmaması, bir pratik karşılığının olması için de oluşacak olan kurulun işlevi ve görevleri son derece önemlidir. Bunun yanı sıra bu yasanın bundan sonra demokratikleşmeyle ilgili adımların atılması, Türkiye’deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından da bir kök yasa niteliği taşımasını diliyor ve umut ediyoruz. DEM Parti olarak, bu yasanın böyle bir işlevi olacağını öngörerek de çok değerli buluyoruz.
YASANIN PARLAMENTODA OLUMLU KARŞILANACAĞINA İNANIYORUZ
Kürt sorunu bir terör sorunu değil. Bunun her daim altını çizdik. Kürt sorunu iktisadi bir sorundur; sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur. Dolayısıyla bu meseleyi bu şekilde ele alarak bundan sonraki süreçte yine müzakere ve diyaloğun devam etmesini ve demokratikleşmenin önünü açacak yeni yasaların ortaya çıkmasını önemli görüyoruz. Bu yasanın parlamentodaki bütün siyasi partiler tarafından olumlu karşılanacağına da inanıyoruz. Herkesin, parlamentoda grubu bulunan bulunmayan bütün siyasi partilerin bu yasanın çıkmasında mutlaka katkılarının olmasını diliyoruz. Çünkü bu gerçekten tarihi bir süreç ve Türkiye’deki 86 milyon yurttaşımız için demokratikleşmenin önünü açacağına yürekten inanıyoruz. Herkesin bu konuda desteğini ve dayanışmasını bekliyoruz.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.