Alevi Haber Ajansi

24. Munzur Festivali’nde ortak talep: Bizi ayrıştıran değil, birleştiren yanlarımızla bir arada olalım- VİDEO

PİRHA- Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne katılan yurttaşlar, festivalin yalnızca konserlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek Dersim’in kültürel belleğinin yaşatılması, yaşlıların anlatılarının arşivlenmesi ve doğanın korunması çağrısında bulundu.

24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne katılan yurttaşlar, festivalin Dersim’in kültürel belleğinin yaşatılması, doğasının korunması ve farklı kesimlerin bir araya gelmesi açısından önemine dikkat çekti. Festivalin geçmiş yıllara göre daha az hareketli olduğunu belirten bazı yurttaşlar, etkinliklerin konserlerle sınırlı kalmaması gerektiğini söylerken, özellikle yaşlıların anlatılarının kayıt altına alınarak bir Dersim arşivi oluşturulması çağrısında bulundu. Çevre kirliliği de yurttaşların en fazla dile getirdiği sorunlardan biri oldu.

“HERKES UYUMLU BİR ŞEKİLDE BİR ARADA OLSUN”

Festivalin huzurlu ve sorunsuz geçmesini dileyen bir yurttaş, etkinliğin Dersim’e dışarıdan gelen insanların kenti tanımasına da katkı sunduğunu belirtti.

Festival döneminde kente gelen ziyaretçilerin Dersim’e ekonomik ve sosyal açıdan katkı sağlayabileceğini ifade eden yurttaş, özellikle çevre temizliği konusunda duyarlılık istedi. “Vatandaş gelebilir, gezebilir, oturabilir ama çöplerini atmasınlar. İnsanca oturup kalkana saygımız var” sözleriyle ziyaretçilere çağrıda bulundu.

“ESKİDEN DAHA COŞKULUYDU”

Mersin’de yaşadığını, hem ailesini ziyaret etmek hem de festivale katılmak için Dersim’e geldiğini belirten bir başka yurttaş ise her yıl kente geldiğini ve burada bir ila üç ay arasında kaldığını söyledi.

Festivalin geçmiş yıllardaki atmosferini özlediğini dile getiren yurttaş, “Eskiden daha coşkuluydu bence. Şu an çok fazla bir hareketlilik yok” dedi.

Munzur Festivali’nin yalnızca kent merkezindeki etkinliklerden ibaret olmadığını vurgulayan yurttaş, geçmiş yıllarda Ovacık ve Pülümür gibi ilçelere yapılan gezileri hatırlatarak festivalin kültür ve doğa boyutunun daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

“BURAYA GELDİĞİMİZDE BAZEN ÜZÜLEREK DÖNÜYORUZ”

Her yıl Dersim’e geldiğini belirten bir başka yurttaş da kentin doğal güzelliklerinin yanı sıra çevre ve esnafın yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Piknik alanlarında ve doğada bırakılan çöplerin kendilerini üzdüğünü söyleyen yurttaş, zaman zaman başkalarının bıraktığı çöpleri kendilerinin topladığını anlattı. Çevreyi kirletenleri uyardıklarında olumsuz tepkilerle de karşılaştıklarını belirten yurttaş, festivalin doğaya karşı duyarlılığın güçlendirilmesine de vesile olması gerektiğini ifade etti.

Festivalin daha coşkulu, barışçıl ve kardeşçe geçmesini dileyen yurttaş, “Her seferinde daha güzel bir festival olması için daha barışçıl, kardeşçe bir festival geçirmeyi diliyoruz” dedi.

“YAŞLILARIMIZI KONUŞTURALIM, BİR DERSİM ARŞİVİ OLUŞTURALIM”

Festival kapsamında kültürel belleğin korunmasına daha fazla yer verilmesi gerektiğini söyleyen bir yurttaş ise özellikle yaşlı kuşakların anlatılarının kayıt altına alınması çağrısında bulundu.

“Burası benim vatanım. Ben vatanıma gelmeden nefes alamıyorum. O yüzden her yıl gelmeye çalışıyorum” diyen yurttaş, festival tartışmalarından çok Dersim’in geçmişinin gelecek kuşaklara aktarılmasına önem verdiğini söyledi.

Yaşlı kuşağın giderek azaldığına dikkat çeken yurttaş, onların tanıklıkları kayıt altına alınmadığı takdirde önemli bir kültürel belleğin kaybolacağını belirterek şöyle konuştu:

“Yaşlılarımızın çoğu göçüp gidecek. Biz eskiyi bulamayacağız. Festivalde az da olsa yaşlılarımızı konuşturup eskileri anlattırmamız ve bunları arşivlememiz lazım. Eğer bu insanlar da giderse geçmişten hiçbir şey kalmayacak. Onları konuşturacağız, muhabbet edeceğiz, eskileri anlatacaklar ve bir arşiv oluşturacağız. Bu arşiv bizim için çok önemli.”

“FESTİVAL SADECE KONSER GİBİ GEÇMEMELİ”

Aynı yurttaş, Munzur Festivali’nin ağırlıklı olarak konserlerle anılmasını da eleştirdi. Festivalin Dersim’in kültürünü genç kuşaklara aktarabilecek etkinliklerle zenginleştirilmesini isteyen yurttaş, Seyit Rıza Meydanı’nda katıldığı bir etkinliği örnek gösterdi.

“Bugün Seyit Rıza’nın orada bir faaliyete katıldım. Çok güzeldi. Folklorumuzu oynadık, kültürümüzü tanıttık” diyen yurttaş, benzer çalışmaların festival programında daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.

Yöresel yemeklerden halk oyunlarına kadar Dersim kültürünün farklı unsurlarının gençlere anlatılmasını isteyen yurttaş, “Yemek olmasa bile en azından kültürümüzü, yemeklerimizi analım, anlatalım ki dışarıdan gelen gençlerimiz bunları tanısınlar, bilsinler ve bu kültürü yaşasınlar” dedi.

“BİZİ AYRIŞTIRAN DEĞİL, BİRLEŞTİREN YANLARIMIZLA BİR ARADA OLMALIYIZ”

Festivale 13 yıl aradan sonra yeniden katıldığını belirten bir başka yurttaş ise festivalin birleştirici yönünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bizi ayrıştıran değil, birleştiren yanlarımızla bir arada olmamız gerekiyor” diyen yurttaş, köylerde yaşayan gençlerin doğayı korumaya yönelik çalışmalarını da takip ettiğini belirtti.

Gençlerin doğa yürüyüşleri sırasında pet şişeleri ve çevredeki çöpleri topladığını anlatan yurttaş, buna karşın festival etkinliklerinde çevre kirliliğinin sürdüğünü ifade etti.

“ÇEVRE TEMİZLİĞİ DE BİR SAYGIDIR”

Nazımiye’de düzenlenen bir etkinlikte çöp kovaları bulunmasına rağmen bazı kişilerin çöplerini yere attığını gördüğünü söyleyen yurttaş, çevre bilincinin çocukluk çağından itibaren kazandırılması gerektiğine dikkat çekti.

“Çevre temizliği de bir saygıdır bence” diyen yurttaş, kendi çocukluklarında çöplerini yere atmak yerine çantalarında taşıdıklarını anlattı.

Dersim doğasının burada yaşayanların ve kenti ziyaret edenlerin ortak sorumluluğu olduğunu belirten yurttaş, “Burası bizim alanımız, bizim çevremiz. Biz temizliyoruz. Kirletmemeli ve saygı duymalıyız. Çöpü yere atmak yerine gereken yere bırakmalıyız” ifadelerini kullandı.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.