Alevi Haber Ajansi

Nursel Aydoğan: Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz- VİDEO

PİRHA- HDP eski Milletvekili Nursel Aydoğan, İmralı görüşmesinin ardından gündeme gelen “çerçeve yasa” tartışmalarını değerlendirdi. Yasanın içeriğinin belirleyici olacağını vurgulayan Aydoğan, Abdullah Öcalan’ın statüsü ile özgür yaşam koşullarının sağlanmasının Kürt halkının temel beklentisi olduğunu belirterek, “Çerçeve yasanın çıkması kadar içeriği de son derece önemli” dedi.

 

DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile yaklaşık beş saat süren görüşmesinin ardından, çözüm sürecinde “çerçeve yasa” tartışmaları hız kazandı. Öcalan, “Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir” diyerek hukuki ve yasal sürecin başlatılması çağrısı yaparken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da çerçeve yasa kapsamında siyasi parti ve isimlerle görüşme turuna çıktı. MHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi temsilcileriyle görüşen Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ziyaret etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ise Kurtulmuş’la görüşmelerinde, çerçeve yasada Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi ile özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının “hayati önem” taşıdığını vurguladı.

Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP eski Milletvekili Nursel Aydoğan, yaklaşık iki aylık aranın ardından İmralı’da gerçekleştirilen görüşmenin, Kürt halkı ve barış isteyen kesimlerde oluşan kaygıların giderilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Aydoğan, hazırlanması beklenen çerçeve yasanın yalnızca çıkarılmasının değil, içeriğinin de belirleyici olacağını vurguladı.

“İKİ AYLIK ARA KAYGILI BİR BEKLEYİŞE NEDEN OLDU”

Yaklaşık iki ay boyunca İmralı’da görüşme gerçekleştirilmemesinin Kürt halkı, dostları, barış ve çözüm isteyen kesimler açısından kaygılı bir bekleyiş yarattığını belirten Aydoğan, görüşmelere uzun süre ara verilmesinin sürecin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdığını söyledi.

Aydoğan, “Görüşmelerin arasının bu kadar açılması ve uzaması, sürecin sekteye uğrayıp uğramadığı, bitip bitmediği yönünde tartışmalara neden oldu. O nedenle herkes bu görüşmeye kilitlenmişti” dedi.

İmralı Heyeti’nin görüşmenin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamaya değinen Aydoğan, açıklamanın esas olarak heyetin değerlendirmesinden ziyade Öcalan’ın mesajının kamuoyuna aktarılması niteliğinde olduğunu belirtti.

Bunun kamuoyundaki kaygıların giderilmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Aydoğan, Öcalan’ın düşüncelerinin doğrudan heyet aracılığıyla halka aktarılmasının moral verici olduğunu söyledi.

Aydoğan, “Böylelikle hepimiz sürecin bir biçimiyle devam ettiğini, olumlu ve pozitif yönde ilerlediğini öğrenmiş olduk. En azından kamuoyunun beklentisi açısından bizim izlenimimiz bu” diye konuştu.

“ÇERÇEVE YASANIN İÇERİĞİNİN AÇIKLANMASI BEKLENİYORDU”

İmralı görüşmesinin ardından kamuoyundaki temel beklentilerden birinin çerçeve yasanın içeriğinin açıklanması olduğunu belirten Aydoğan, uzun süredir AKP, MHP, DEM Parti ve Meclis’teki komisyonda bulunan diğer siyasi partilerin bu konu üzerinde tartışma yürüttüğünü hatırlattı.

Aydoğan, İmralı Heyeti’nin görüşmeden 7-8 maddelik çerçeve yasaya ilişkin bir içerikle dönmesinin ve bunu kamuoyuyla paylaşmasının beklendiğini belirterek, ancak yapılan açıklamada bu içeriğin yer almadığını söyledi.

Buna karşın heyetin çerçeve yasaya ilişkin bilgi sahibi olduğunu düşündüğünü ifade eden Aydoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle yaptığı görüşmeleri de bu kapsamda değerlendirdi.

Aydoğan, “Numan Kurtulmuş’un siyasi partileri ziyaret ederek büyük ihtimalle ortaya konulacak 7-8 maddelik çerçeve yasanın içeriği konusunda görüş ve düşünceleri paylaştığını ya da netleştirdiğini düşünüyorum. Destek, dayanışma ya da onay isteniyor” dedi.

“KONSENSÜS ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ”

Çerçeve yasanın Meclis’te grubu bulunan ve komisyonda yer alan siyasi partilerin ortak onayıyla çıkarılmasının önemine dikkat çeken Aydoğan, bunun barış konusunda geniş bir siyasi ve toplumsal mutabakat anlamına geleceğini söyledi.

Siyasi partilerin farklı toplumsal kesimleri temsil ettiğini belirten Aydoğan, İYİ Parti ve Zafer Partisi dışında geniş bir siyasi kesimin sürece dahil olduğunu ifade ederek, “Dolayısıyla konsensüs çıkması tabii ki çok önemli” dedi.

“HUKUKİ VE YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI”

Öcalan’ın İmralı görüşmesinin ardından paylaşılan mesajına değinen Aydoğan, mesajın en önemli noktalarından birinin sürecin devam ettiğine ve artık hukuki ve yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine ilişkin vurgu olduğunu söyledi.

Aydoğan, gerekli hukuki düzenlemelerin zamanında yapılması halinde Türkiye’de bütün halkların demokratik bir cumhuriyet içerisinde eşit ve özgür yaşayabileceğine ilişkin bir perspektif ortaya konulduğunu belirtti.

Öcalan’ın Türk ve Kürt halklarının birlikteliğine ilişkin mesajını da değerlendiren Aydoğan, “Sayın Öcalan, ‘Biz bu çözümü Türk ve Kürt halklarının birliği temelinde gerçekleştiriyoruz. 27 Şubat bildirisine bağlılığımı sürdürüyorum. Türksüz Kürt, Kürtsüz de Türk olmaz’ diyor” ifadelerini kullandı.

Bu birlik ve kardeşlik temelinde gerçekleştirilecek bir çözümün yalnızca Kürt ve Türk halklarına değil, Türkiye’deki bütün halklara kazandıracağını belirten Aydoğan, sürecin ilerleyebilmesi için toplumsal desteğin de önemli olduğunu söyledi.

“BİRAZ ZAMANA VE SABRA İHTİYAÇ VAR”

Sürecin tarafların karşılıklı hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesinin önemine işaret eden Aydoğan, Öcalan’ın mesajında sabır çağrısının da öne çıktığını ifade etti.

Aydoğan, “Her iki tarafın hassasiyetleri dikkate alınarak bir çözüm süreci gerçekleştirilmeye çalışıldığı için biraz zamana, biraz sabra ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bu sabrı hep birlikte göstermemiz gerektiğini ifade ediyor” dedi.

Çerçeve yasanın çözüme giden yolda ilk aşama olduğunu belirten Aydoğan, hukuki ve yasal düzenlemelerin ardından anayasal düzenlemeler aşamasına geçilebileceğini ifade etti.

Öcalan’ın mesajının bütününe bakıldığında pozitif bir yaklaşım gördüğünü söyleyen Aydoğan, sürecin ilerleyebileceğine ilişkin umut olduğunu dile getirdi.

“NEGATİF SÖYLEMLERE İTİBAR ETMEYİN”

Aydoğan, Öcalan’ın mesajında sürece ilişkin negatif söylemlere yönelik yaptığı uyarının da önemli olduğunu belirtti.

Öcalan’ın, “Boş söylemlere, negatif söylemlere fazla itibar etmeyin. Biz burada Türkiye’nin en önemli meselesini çözmeye çalışıyoruz” mesajı verdiğini aktaran Aydoğan, çözüm sürecini sabote etmek isteyen ya da sürece karşı çıkan çevrelerin olabileceğini söyledi.

Aydoğan, Öcalan’ın kamuoyuna esas olarak yürütülen görüşmeleri takip etme çağrısında bulunduğunu belirterek, yasal ve hukuki düzenlemelerin yapılması halinde sürecin başarıya ulaşabileceğine ilişkin bir yaklaşım ortaya koyduğunu ifade etti.

Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle yaptığı görüşmelerin de sürecin pozitif yönde ilerleyebileceğine ilişkin işaretler taşıdığını söyleyen Aydoğan, buna karşın hiçbir siyasi sürecin yüzde 100 başarı garantisinin bulunmadığını belirtti.

“EN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ ÖCALAN’IN ÖZGÜR YAŞAM KOŞULLARI”

Sürecin kendi içerisinde çeşitli riskler barındırdığını ifade eden Aydoğan, bunların en önemlilerinden birinin çıkarılması beklenen çerçeve yasada Abdullah Öcalan’ın statüsü, özgürlüğü ve özgür yaşam koşullarına ilişkin bir düzenlemenin bulunup bulunmayacağı olduğunu söyledi.

Aydoğan, Kürt halkının çerçeve yasaya ilişkin beklentisinin bu noktada açık olduğunu belirterek, “Kürt halkının çıkarılacak çerçeve yasadaki vazgeçmeyeceği beklentisi, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve özgür yaşam koşullarının sağlanmasıdır. Bu artık açık ve nettir” dedi.

Devletin de bu talebi bildiğini savunan Aydoğan, hazırlanması beklenen 7-8 maddelik çerçeve yasa taslağında Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Aydoğan, Öcalan’ın statüsünün belirlenmediği ve özgür yaşam koşullarının sağlanmadığı bir çözüm sürecinin Kürt halkı açısından kabul edilmeyeceğini söyledi.

Çerçeve yasanın içeriğinin henüz kamuoyuyla paylaşılmamasının Öcalan’ın statüsü konusunda yaşanan tartışmalardan kaynaklanmış olabileceğini belirten Aydoğan, bu başlığın sürecin temel meselelerinden biri olduğunu söyledi.

Aydoğan, “Hem AKP, MHP, hem norm devlet hem de Kürt halkı artık şunu çok iyi biliyor: Sayın Öcalan özgürleşmeden Kürt meselesinin çözümü mümkün değildir. O nedenle odaklaşmanın biraz bu noktada olması gerekiyor” diye konuştu.

“YASANIN ÇIKMASI KADAR İÇERİĞİ DE SON DERECE ÖNEMLİ”

Çerçeve yasanın nasıl hazırlanacağının sürecin geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirten Aydoğan, geçmişte çıkarılan düzenlemeleri hatırlattı.

2003 yılında çıkarılan düzenlemenin “pişmanlık yasası” olarak adlandırılmasının sonuçlarına değinen Aydoğan, söz konusu düzenleme nedeniyle PKK’lilerin Türkiye’ye dönmediğini ve toplumsal-siyasal yaşama katılımın sağlanamadığını ifade etti.

Aydoğan, bu nedenle yeni düzenlemenin yalnızca çıkarılmış olmasının yeterli olmayacağını vurgulayarak, “Çıkacak çerçeve yasanın çıkmasının önemi kadar, yasanın içeriği de son derece önemli” dedi.

Çerçeve yasada yer alacak maddelerin önümüzdeki günlerde kamuoyuna yansıyacağını düşündüğünü ifade eden Aydoğan, demokratik cumhuriyet perspektifine dikkat çekti.

“SAVAŞIN KAZANANI, BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ”

Türkiye’de bütün halklarla birlikte demokratik bir cumhuriyet içerisinde eşit ve özgür yaşamak istediklerini belirten Aydoğan, demokratik cumhuriyette halkların ve inançların özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Herkesin kendi kültürü ve ana diliyle yaşayabilmesi gerektiğini ifade eden Aydoğan, “Bütün bunlar sağlandığında hep birlikte bu ülkede, bu güzel ülkede niye yaşamayalım?” diye sordu.

Aydoğan, barışın yalnızca bir kesime değil bütün Türkiye’ye kazandıracağını belirterek şöyle konuştu:

“Savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz. Eğer başarırsak barışmayı, inanın hiç kimse kaybetmeyecek. Barış olduğunda iktidarlar da kazanacak, devlet de kazanacak. Bütün Türkiye bu barıştan kazanacak.”

Sosyal medyada yürütülen negatif tartışmalara da değinen Aydoğan, barış ve çözüm karşıtlarının söylemlerine odaklanmak yerine İmralı’da yürütülen görüşmelerin takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Aydoğan, “Biz yüzümüzü İmralı’ya çevirelim. İmralı’da norm devletle müzakereye oturan Sayın Öcalan’ın ne dediğine bakalım” ifadelerini kullandı.

Aydoğan, negatif söylemler yerine pozitif bir dil geliştirilmesi ve sürece umutla yaklaşılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Negatif söylemler bizden uzak olsun. Çözüm karşıtları bizden uzak olsun. Biz pozitif dili geliştirelim. Pozitif bir şekilde sürece bakalım. Umutlu olalım. Hepimiz biliyoruz ki umut her zaman vardır. Umudumuz var olduğu müddetçe de biz bu sorunu şöyle ya da böyle çözeceğiz.”

Elif SONZAMANCI/KÖLN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.