Alevi Haber Ajansi

Suruç Katliamı’nın 11’inci yılı: 33 düş yolcusunun adalet arayışı sürüyor!

PİRHA- Kobanê’de savaşın yaralarını sarmak, çocuklara oyuncak ve dayanışma götürmek üzere yola çıkan gençlere yönelik Suruç Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti. IŞİD’in canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 kişinin aileleri ve yaralananlar, katliamın bütün sorumluları açığa çıkarılıncaya kadar adalet mücadelelerini sürdürüyor.

Urfa’nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi’nin bahçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleştirilen canlı bomba saldırısının üzerinden 11 yıl geçti.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla Türkiye’nin farklı kentlerinden bir araya gelen yaklaşık 300 genç, IŞİD saldırılarının ardından büyük yıkıma uğrayan Kobanê’nin yeniden inşasına katkı sunmak amacıyla Suruç’a geldi.

Gençler, Kobanêli çocuklara oyuncak ve yardım malzemeleri götürmek, çocuk parkı yapmak, kütüphane kurulmasına destek olmak ve savaşın yıktığı kentte dayanışmayı büyütmek istiyordu. “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” şiarıyla yola çıkan gençler, Kobanê’ye geçmeden önce Amara Kültür Merkezi’nin bahçesinde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasının sürdüğü sırada IŞİD üyesi olduğu belirlenen Abdurrahman Alagöz üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdi. Saldırıda 32 kişi olay günü yaşamını yitirdi, 100’ü aşkın kişi yaralandı. Ağır yaralanan Mert Cömert ise 26 gün sonra yaşamını yitirince katliamda hayatını kaybedenlerin sayısı 33’e yükseldi.

SALDIRGAN ABDURRAHMAN ALAGÖZ OLARAK BELİRLENDİ

Soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştiren kişinin IŞİD’in Türkiye yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü belirtilen Abdurrahman Alagöz olduğu tespit edildi.

Saldırının ardından başlatılan soruşturmada Yakup Şahin, İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında dava açıldı. İddianamede sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üyelik, bombalama suretiyle kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlamaları yöneltildi.

DAVA KATLİAMDAN 21 AY SONRA BAŞLADI

Suruç Katliamı ana davasının ilk duruşması, saldırıdan yaklaşık 21 ay sonra, 4 Mayıs 2017 tarihinde Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Davanın tek tutuklu sanığı Yakup Şahin, yargılama boyunca duruşma salonuna getirilmedi ve duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katıldı.

Müşteki avukatları, saldırı öncesine ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarının, istihbarat raporlarının, telefon kayıtlarının ve kamu kurumları arasındaki yazışmaların dosyaya getirtilmesini talep etti. Ayrıca katliamın tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok sayıda tanığın dinlenmesini ve farklı dosyaların birleştirilmesini istedi. Ancak bu taleplerin önemli bir bölümü mahkeme tarafından reddedildi.

YAKUP ŞAHİN’E 34 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Ekim 2021 tarihinde açıkladığı kararda Yakup Şahin’i 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Şahin’e ayrıca öldürmeye teşebbüs suçundan toplam bin 890 yıl hapis cezası ile patlayıcı madde bulundurmak suçundan 10 yıl hapis ve adli para cezası verildi.

Kararda 34 ölüm sayısına saldırıyı gerçekleştiren canlı bombanın ölümü de dahil edildi.

İKİ SANIK HALA FİRARİ

Mahkeme, İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkındaki dosyaların ayrılmasına karar verdi. Her iki sanık hakkındaki yakalama kararları devam ediyor.

Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen iki sanık hala yakalanamadı. Firari sanıklar yönünden yürütülen dava Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.

8 Mayıs 2026 tarihinde görülen son duruşmada mahkeme, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesi talebini reddetti. Dava 11 Aralık 2026 tarihine ertelendi.

KAMU GÖREVLİLERİNİN SORUMLULUĞU TARTIŞMASI SÜRÜYOR

Katliam öncesinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı ve eldeki istihbarat bilgilerinin yeterince değerlendirilmediği iddiaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında da şikâyetlerde bulunuldu.

Dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal hakkında görevi ihmal suçlamasıyla açılan davada adli para cezası verildi.

Aileler ve avukatlar ise kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin etkili ve kapsamlı bir yargılama yapılmadığını belirterek cezasızlık politikasının sürdüğünü ifade ediyor.

AYM BAŞVURUYU KABUL EDİLEMEZ BULDU

Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve yaralananlar, saldırının önlenmemesi ve etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

Anayasa Mahkemesi 2021 yılında verdiği kararda yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin başvuruyu kabul edilemez buldu.

11 YILDIR YANIT BEKLEYEN SORULAR

Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen saldırının nasıl planlandığı, saldırganın Suruç’a nasıl ulaştığı, patlayıcıların kimler tarafından hazırlandığı, saldırı emrinin kim tarafından verildiği ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun neden etkin biçimde soruşturulmadığı soruları yanıtlanmış değil.

Aileler ve avukatlar, firari sanıkların neden yakalanamadığını ve saldırının tüm örgütsel bağlantılarının neden ortaya çıkarılamadığını da sormaya devam ediyor.

“SURUÇ İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET”

Katliamda yakınlarını kaybeden aileler ile yaralananlar, 11 yıldır sürdürdükleri adalet mücadelesinde yalnızca saldırıyı gerçekleştirenlerin değil, olayın tüm sorumlularının ortaya çıkarılmasını talep ediyor.

Her ayın 20’sinde yapılan açıklamalarda, Suruç Katliamı’nın tüm yönleriyle aydınlatılması ve cezasızlık politikasının son bulması çağrısı yineleniyor.

33 DÜŞ YOLCUSUNUN DÜŞLERİ YAŞIYOR

Kobanê’ye oyuncak, kitap ve dayanışma götürmek için yola çıkan gençlerin yarım kalan düşleri, aradan geçen 11 yıla rağmen hafızalardaki yerini koruyor.

Aileler ve arkadaşları, Suruç’ta yaşamını yitiren 33 Düş Yolcusu’nun anısını yaşatmayı ve adalet mücadelesini sürdürmeyi “Suruç için adalet, herkes için adalet” sözüyle sürdürüyor.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.