PİRHA- Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen BE ONE Open Air Festival’de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinden demokrasi mücadelesine, toplumsal barıştan ortak dayanışmaya kadar birçok başlıkta birlik mesajı verdi. Festival, farklı halklar, inançlar ve siyasi çevrelerden binlerce kişiyi özgürlük, eşitlik ve demokrasi talebi etrafında buluşturdu.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından düzenlenen BE ONE Open Air Festival, Almanya’nın Köln kentindeki Tanzbrunnen etkinlik alanında yoğun katılımla gerçekleştirildi.
“Vielfalt- Birlik -Freedom” sloganıyla düzenlenen festival, farklı kültürlerden ve toplumsal kesimlerden binlerce insanı müzik, dayanışma ve özgürlük ortak paydasında bir araya getirdi.
Gün boyunca süren etkinliğe siyasetçiler, sivil toplum örgütü temsilcileri ile Avrupa’nın bir çok ülkesinde yaşayan aleviler katıldı.
“ALEVİLER EŞİT YURTTAŞLIK HAKLARINA KAVUŞMADAN TOPLUMSAL BARIŞ MÜMKÜN DEĞİL”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan yaptığı konuşmada, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin demokratik bir Türkiye mücadelesinin ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Binlerce kişinin katıldığı festivalde konuşan Bakırhan, birlik, dayanışma ve ortak mücadele çağrısında bulundu.
“GELİN CANLAR BİR OLALIM” ÇAĞRISI BUGÜN DAHA DA ANLAMLI”
Konuşmasına Alevi inanç ve direniş geleneğine vurgu yaparak başlayan Bakırhan, Pir Sultan Abdal’dan Hallac-ı Mansur’a uzanan tarihsel mirasın bugün de yol gösterici olduğunu söyledi. Baskılar, hukuksuzluklar ve adaletsizlikler karşısında ortak mücadele edilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Alevilerin, Kürtlerin, kadınların, gençlerin ve emekçilerin demokrasi mücadelesinde birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
“CEMEVLERİNİN STATÜSÜNÜN TANINMASI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Alevilerin yıllardır dile getirdiği temel taleplerin karşılanması gerektiğini ifade eden Bakırhan, cemevlerinin resmi statüye kavuşması, zorunlu din derslerinin kaldırılması ve eşit yurttaşlık hakkının tanınması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının da demokratikleşmenin önemli başlıklarından biri olduğunu belirtti.
“ALEVİLER DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEKTİR”
Alevilerin tarih boyunca demokrasinin, özgürlüğün ve adaletin yanında yer aldığını söyleyen Bakırhan, bugün de aynı kararlılığın sürdüğünü belirtti. Kürt halkının dil ve kimlik mücadelesi ile Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin ortak demokrasi mücadelesinin parçaları olduğunu kaydeden Bakırhan, toplumsal barışın ancak bütün halkların haklarının tanınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
“O MASADA SADECE KÜRTLER YOK, EZİLENLER VAR”
Barış ve demokratik çözüm tartışmalarına da değinen Bakırhan, yürütülen süreçlerin yalnızca Kürt halkını değil, emekçileri, kadınları, gençleri ve tüm ezilen kesimleri ilgilendirdiğini söyledi. Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının da bu demokratikleşme gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Bakırhan, dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.
“KÜRTLER SADECE KENDİLERİ İÇİN DEĞİL, 86 MİLYON İÇİN DEMOKRASİ İSTİYOR”
Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasal gelişmelere değinen Bakırhan, demokrasi talebinin yalnızca belirli bir kesime ait olmadığını vurguladı. Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasına ve tutuklu yargılamalara tepki gösteren Bakırhan, demokrasi mücadelesinin tüm toplumun ortak talebi olduğunu söyledi.
“BU SİSTEMİN EN BÜYÜK KORKUSU BİRLİKTE OLMAMIZDIR”
Toplumsal muhalefetin ortaklaşmasının önemine dikkat çeken Bakırhan, iktidarın en büyük korkusunun farklı kesimlerin bir araya gelmesi olduğunu ifade etti. Kadınların, gençlerin, emekçilerin ve demokrasi güçlerinin ortak mücadele yürütmesi halinde daha güçlü sonuçlar alınabileceğini belirtti.
Konuşmasının sonunda cezaevlerinde bulunan siyasetçilerin özgürlüğüne kavuşması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Bakırhan, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinin büyüyerek devam edeceğini ifade etti.
“DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ“
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere dikkat çekerek demokrasi, halk iradesi ve seçme-seçilme hakkının korunması çağrısında bulundu.
Kayışoğlu, Türkiye’de yaşanan gelişmelerin demokratik değerlere yönelik ciddi tehditler oluşturduğunu belirterek, farklı toplumsal kesimlerin ortak mücadele yürütmesinin önemine vurgu yaptı.
“BU KADAR DA İLERİ GİTMEZLER DEDİĞİMİZ HER ŞEY YAPILDI”
Son haftalarda yaşanan siyasi gelişmelere değinen Kayışoğlu, geçmişte ihtimal verilmeyen birçok uygulamanın hayata geçirildiğini söyledi. Türkiye’de demokrasiye yönelik baskıların giderek arttığını ifade eden Kayışoğlu, yaşananların toplumun geniş kesimlerinde kaygı yarattığını belirtti.
Türkiye’de farklı siyasal ve toplumsal kesimlerin demokrasi ortak paydasında buluştuğunu dile getiren Kayışoğlu, Kürtlerin, Alevilerin, Türklerin, muhafazakârların, milliyetçilerin, sosyal demokratların ve sosyalistlerin yerel seçimlerde ortak bir demokratik irade ortaya koyduğunu söyledi.
31 Mart Yerel Seçimleri’nde Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olarak çıktığını hatırlatan Kayışoğlu, bunun halkın değişim talebinin açık göstergesi olduğunu ifade etti.
“AKP’Yİ 23 YIL SONRA SANDIĞA GÖMDÜLER”
Yerel seçim sonuçlarının iktidarda ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirten Kayışoğlu, seçimlerde ortaya çıkan halk iradesinin ardından çeşitli siyasi müdahalelerin gündeme getirildiğini savundu. CHP’nin seçim başarısının ardından partiyi ve muhalefeti etkisizleştirmeye yönelik girişimlerin arttığını ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçlere de değinen Kayışoğlu, kamuoyunda karşılık bulmayan iddialarla siyasi sonuç alınmaya çalışıldığını söyledi. Toplumun geniş kesimlerinin demokratik iradesini korumaya devam ettiğini ifade eden Kayışoğlu, muhalefetin halk desteğini sürdürdüğünü belirtti.
Kayışoğlu, bugün verilen mücadelenin yalnızca bir siyasi partiye yönelik olmadığını belirterek, meselenin demokrasi, hukuk devleti ve cumhuriyet değerlerinin korunması olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik girişimlerin aynı zamanda demokratik kurumları hedef aldığını savunan Kayışoğlu, tüm demokratik güçlerin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“BUGÜN BURADA SADECE BİR ALEVİ FESTİVALİ YAPMIYORUZ“
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise Alevilerin yalnızca geçmişte yaşadıkları acıları anmak için değil, kendi tarihlerini ve geleceklerini birlikte kurmak için bir araya geldiklerini söyledi.
“ARTIK TARİHİMİZİ DE YAZMAK İÇİN BİR ARAYA GELİYORUZ”
Alevilerin yıllarca yaşadıkları acıları paylaşmak için buluştuklarını ancak bugün bunun ötesine geçtiklerini belirten Mat, artık kendi tarihlerini yazmak, kültürlerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Festivallerin aynı zamanda umutların, dayanışmanın ve ortak mutluluğun paylaşıldığı alanlar olduğunu vurguladı.
Festival alanındaki kültürel ve toplumsal çeşitliliğe dikkat çeken Mat, etkinliğin yalnızca Alevilere ait bir buluşma olmadığını ifade etti. Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Ermenilerin, Almanların ve farklı inançlardan insanların aynı alanda bir araya geldiğini belirten Mat, bu tablonun birlikte yaşamın en güçlü örneklerinden biri olduğunu söyledi.
“CHP’YE YÖNELİK BASKILARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”
Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere de değinen Mat, geçmişte farklı siyasi partilere yönelik baskılara karşı nasıl tutum aldıysalar bugün de aynı ilkeli duruşu sürdürdüklerini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğunu belirten Mat, demokratik siyasetin baskı altına alınmasına karşı olduklarını ifade etti.
“GÜÇLÜ BİR CHP’YE DE İHTİYACIMIZ VAR”
Türkiye’nin demokratikleşmesi, barışın sağlanması ve halkların özgürleşmesi için güçlü bir demokratik muhalefete ihtiyaç olduğunu belirten Mat, yalnızca CHP’nin değil, DEM Parti’nin, sosyalistlerin, devrimcilerin ve bütün demokrasi güçlerinin ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
“BİR ARAYA GELMEK ZORUNDALAR”
Konuşmasının sonunda demokrasi güçlerine birlik çağrısı yapan Mat, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunların ancak ortak mücadele ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti.
Festivalde sanatçılar Suavi, Efkan Şeşen, Sasa, Ceren Bozkurt, Zeynep Bakşi Karatağ, Aylin Yıldırım, İlkay Akkaya, Mavi Der Rote, Grup Emman, Ser Davul Zurna ve Miraz sahne aldı.
Sanatçılar sahne performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşatırken, festival alanında kurulan stantlar ve çocuk programları da büyük ilgi gördü.
Festival boyunca halaylar çekildi, türküler hep bir ağızdan söylendi.
PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.