PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, Alevi yerleşim alanlarında yürütülmek istenen maden, taş ocağı ve jeotermal projelerine tepki gösterdi. Tunca, doğanın tahrip edildiğini belirterek, “Alevilerin yaşadığı yerleşim alanlarına maden arama taş ocakları ruhsatları verilerek göçe zorlanmak isteniyor” dedi.
Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, Alevi köylerinde yapılmak istenen jeotermal ve maden arama girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alevi yerleşkelerinde yürütülen projelerin doğayı tahrip ettiğini ifade eden Tunca, bu uygulamaların köylerin boşaltılmasına ve insanların göçe zorlanmasına neden olduğunu söyledi.
“ALEVİ KÖYLERİNE MADEN ARAMA PROJELERİ KABUL EDİLEMEZ”
Alevi yerleşkelerinde maden arama projeleriyle ormanların, zeytinliklerin ve doğal bitki alanlarının tahrip edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Zeki Tunca, “Alevi toplumunun yerleşim alanlarına maden arama ruhsatları verilmesi, taş ocakları ve bunun gibi işlemlerle verilmesi Alevi yerleşkelerinin kapatılması ve göçe zorlanması ile ilgili çalışmaların yapıldığını görüyoruz” dedi.
“DÜNYA GENELİNDE MADEN ARAMANIN KURALLARI VAR”
Dünya genelinde maden arama faaliyetlerinin belirli teknik kurallarla yürütüldüğünü söyleyen Tunca, “Doğayı tahrip etmeden doğaya ve yaşayan canlılara zarar vermeden maden aramaları yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de maliyeti yüksek enerji sistemlerinin kurulmaya çalışıldığını belirten Tunca, “Anladığımız kadarıyla amaç Alevi yerleşkelerini boşaltmak, onları dağıtmak, çeşitli yerlerde göçe zorlamak” diye konuştu.
Doğanın kendileri için vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olduğunu vurgulayan Tunca, “Bizim için doğada yaşayan her şey önemli. Hayvanlar olsun, bitkiler olsun, toprak olsun bizler yerleştiğimiz her yere güzellik getiren ağaç diken, ağacı koruyan insanlarız” dedi.
“TAHTACI ALEVİLER YEŞİLİ KATLETMEZ”
Kendilerini Yanyatır Ocağı’na bağlı talipler ve Tahtacılar olarak tanımladıklarını ifade eden Tunca, “Dedelerimizin büyük dedelerimizin mesleği ağaç işlemekmiş. Ağaç işledikleri için tahtacı denmiştir. Biz yeşili asla katletmeyiz” dedi.
Ağaç işinde liyakatli kişilerin belirlediği ağaçların kesildiğini ifade eden Tunca, “Gittiğimiz yerlere yeşillik götürür doğayı ve canlıları koruruz” diye belirtti.
“TAŞ OCAKLARI İNSANLARI GÖÇE ZORLUYOR”
Köylerin yakınlarına taş ocakları açıldığını söyleyen Tunca, “Mevcut olan olması gereken yerler varken köylerin hemen dibine dinamitle patlatılan ya da başka patlatıcılar yerleştiriliyor. Peki ne oluyor? Her gün deprem oluyor ve korkuyla yaşamaktan insanlar bıkıyor ve yöreyi terk ediyorlar” diyerek tepki gösterdi.
“ZEYTİNLİKLER VE ORMANLAR TAHRİP EDİLİYOR”
Son dönemde Milas-Yatağan bölgesinde zeytinliklerin tahrip edildiğini ifade eden Tunca, şunları söyledi:
“Zeytine dokunmadan aşağıdan girip bu kömürü alabilirsin. Niye böyle bir şey yapmıyorsun? Neden? Çünkü yer altından madeni çıkarmak çok zor ama yer üstünden açarak doğayı tahrip et, ekilir alanları ağaçları ormanı, zeytini katlet, meyve ağaçlarını ortadan kaldır, oradan 3 kuruşluk kömür çıkar maden çıkar biz buna karşıyız. Bir şey yapılacaksa tekniğine uygun doğaya, canlılara zarar verilmeden yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.