Alevi Haber Ajansi

Dede Mustafa Sazcı: Yezid’in sofrasına oturanlar düşkün ilan edilmelidir!-VİDEO

PİRHA-Alevi toplumunda büyük tartışmalara neden olan ‘Dedeler Zirvesi’ne sert tepki gösteren Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, 4 Mayıs’ın Dersim Katliamı’nın başlangıç tarihi olduğunu hatırlatarak, bu tarihin seçilmesinin Alevi acılarıyla alay etmek anlamına geldiğini belirtti.

Tunceli Valiliği ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Dedeler Zirvesi’, Alevi kurumları ve ocak mensupları tarafından tepkiyle karşılandı. Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, Dersim’de 130 dedenin katılımıyla gerçekleştirilen zirvenin, devletin inanç alanı üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasının bir parçası olduğunu ifade etti.

“TARİHSEL BİR MESAJ VERME GİRİŞİMİ”

Dede Mustafa Sazcı, zirvenin Dersim’de ve özellikle 4 Mayıs’ta gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Böyle bir günde ‘Dedeler Zirvesi’ni yapıyor olmaları, başlı başına Alevi-Bektaşi toplumunun acısıyla nasıl alay ettiklerinin ve devletin zorbalığını, baskısını, şiddetini inanç alanı üzerinden gösterdiklerinin açık bir örneğidir. Bu, tarihsel anlamda bir mesaj verme girişimidir.”

Sazcı, devlet kurumlarının dedeler ve ocaklar üzerinden yürüttüğü bu çalışmanın çok dikkat çekici olduğunu belirterek, “Batıdaki Türkmen tahtacılarından Kürt Kızılbaşlarına kadar birçok ocağın evladı olduğunu iddia eden kişileri bir araya getirmeleri ciddi bir çalışma içerisinde olduklarını gösteriyor” dedi. Muhtarlar, dernek yöneticileri ve asimilasyon yanlıları aracılığıyla gerçekleştirilen bu organizasyonda, dedelerin kendi isimlerini sosyal medyada ifşa etmeleri de eleştirildi.

“ALEVİ SORUNLARI DEĞİL, MAAŞ VE ELEKTRİK FATURASI KONUŞULDU”

Zirveye katılan bazı dedelerle görüştüğünü belirten Sazcı, toplantının içeriğine dair şu bilgileri paylaştı: “Sanki Alevi toplumunun tek talebi dedelere maaşmış, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin karşılanmasıymış gibi konular konuşuldu. Toplantı, siyasi iktidarın ve Recep Tayyip Erdoğan’ın güzellemesinin yapıldığı bir alana dönüştü. Orada Alevi toplumunun gerçek sorunlarına dair hiçbir şey konuşulmadı.”

Sazcı, yaşanan bu süreçte Alevi kurumlarının da eksikliği olduğunu kabul ederek şunları söyledi: “Şehirlerde, metropollerdeki cemevleri dışında farklı ocaklara, rehberlere, pirlere, mürşitlere ulaşmakta güçlük çektiğimiz ortaya çıktı. Kurumlarımızın işi sadece cem yapmak değil; dedelere, pirlere ve taliplere karşılaşılabilecek tehlikeleri anlatmak ve onları bu mücadeleye ortak etmektir.”

“YEZİD’İN SOFRASINA OTURANLAR DÜŞKÜN İLAN EDİLMELİDİR”

Dersim’deki 4 Mayıs anıtını ziyaret etmeyen ancak Munzur gözelerini gezen katılımcılara tepki gösteren Sazcı, “Dersimsiz bir Dersim” yaratılmaya çalışıldığını ifade etti. Sazcı, son olarak şu çağrıda bulundu: “Eğer Yezid’in sarayına gidip onun yağlı aşına kaşık sallıyorlarsa, Hüseyni duruştan uzaklaşıyorlarsa, ocak evlatlarına ve taliplerine düşen görev, bu kişileri düşkün ilan etmektir. Pir Sultan Abdal’ın Hızır Paşa’yı düşkün ilan ettiği gibi, bizler de kendi içimizdeki Hızır Paşaları ayıklamalıyız.”

Cebrail ARSLAN/ ANTALYA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.