PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen kentte yaşayan Dom, Roman ve Abdal topluluklarının barınma sorunlarının çözülmediğini belirterek yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İHD Hatay Şube Eş Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu, kırılgan toplulukların yeniden inşa sürecinde ayrımcılık, belirsizlik ve zorla yerinden edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Açıklamada, deprem öncesinde de tapusuzluk, derin yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadele eden bu toplulukların bugün kamusal planlama eksikliği nedeniyle büyük bir belirsizliğe itildiği ifade edildi.
“KONTEYNER KENTLERİN KAPATILMASI YENİ MAĞDURİYETLER YARATACAK”
Haziran ayı itibarıyla konteyner kentlerin kapatılacağı yönündeki iddiaların ciddi kaygı yarattığını belirten Salmanoğlu, henüz hak sahipliği süreçleri tamamlanmamış ve konutlarına yerleştirilememiş birçok depremzede aile olduğuna dikkat çekti. Özellikle kiracı, tapusuz veya “işgalci” statüsünde görülen Dom topluluklarına yönelik hiçbir güvence mekanizmasının sunulmadığını ifade eden Salmanoğlu, şunları kaydetti:
“Bu koşullar altında konteyner kentlerin kapatılması, mevcut sosyo-ekonomik gerçekliklerle uyumlu değildir. Barınma hakkına erişimde yapısal eşitsizlikler yaşayan Dom, Roman ve Abdal toplulukları açısından böyle bir uygulama; zorla yerinden edilme, güvencesiz barınma, aşırı yoksullaşma ve çok yönlü hak ihlallerini derinleştirecektir.”
Özellikle Antakya’nın Emek ve Altınçay mahallelerinde yaşayan çok sayıda tapusuz Dom yurttaşın geleceğine dair kamu kurumları tarafından şeffaf ve hak temelli bir bilgilendirme yapılmadığı eleştirisi paylaşıldı.
“RESMİ YAZIŞMALARDA NEFRET SÖYLEMİ: ‘GURBAT’ İFADESİ KULLANILDI”
Son günlerde Hatay’ın Belen ilçesine bağlı Şenbük ve Ötençay mahallelerinde mera alanlarının yapılaşmaya açılmasına karşı yerel halkın demokratik itirazlar yükselttiğini hatırlatan İHD, bu eylemler sırasında Dom, Roman ve Abdal topluluklarını hedef alan ayrımcı ve kriminalize edici söylemler üretildiğini belirtti.
Sosyal medyadaki “Bakrastube” isimli yayın kanalında toplulukların hedef gösterilerek “asayişi bozacakları” yönünde iddialar ortaya atıldığını ifade eden Salmanoğlu, daha vahim bir gelişmeyi şu sözlerle aktardı:
“Şenbük ve Ötençay mahalle muhtarlıkları tarafından ortak imzayla hazırlanan resmi bir yazıda Dom, Roman ve Abdal yurttaşlar ‘gurbat’ şeklinde aşağılayıcı ifadelerle anılmış, bu toplulukların mahalleye yerleştirilmesi halinde güvenlik ve asayiş sorunlarının yaşanacağı ileri sürülmüştür. Kamu kurumu niteliğindeki muhtarlıkların böylesi ayrımcı ve nefret söylemi içeren ifadeleri resmi yazışmalarda kullanmış olması son derece kaygı vericidir.”
Söz konusu resmi yazının Hatay Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile ilgili belediyelere iletildiği ve bu durumun ayrımcılığı resmi kurumlar eliyle meşrulaştırma riski taşıdığı vurgulandı.
“SULUKULE VE EGE MAHALLESİ ÖRNEKLERİ TEKRARLANMASIN”
Geçmişte Sulukule, Ege Mahallesi ve Küçükbakkalköy gibi Roman mahallelerinde yapılan kentsel dönüşüm projelerinin ağır hak ihlalleriyle sonuçlandığını hatırlatan Salmanoğlu, yoksul toplulukların kent merkezlerinden uzaklaştırılmasının toplumsal bağları parçaladığı uyarısında bulundu. Hatay şehir merkezinden kilometrelerce uzağa taşınma iddiaları karşısında yetkililerin derhal şeffaf bir açıklama yapması talep edildi.
Gelişmeler üzerine Sivil Düşler Derneği tarafından Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK) başvurular yapıldığı; ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bilgi edinme dilekçesi verildiği bilgisi paylaşıldı.
“BARINMA HAKKI BİR LÜTUF DEĞİL, TEMEL İNSAN HAKKIDIR”
Açıklamanın sonunda yetkililere acil çağrıda bulunularak şu ifadeler kullanıldı:
Barınma hakkı bir lütuf değil, temel bir insan hakkıdır. Hiçbir topluluk; yoksulluğu, etnik kimliği, yaşam biçimi veya tapusuzluğu nedeniyle ayrımcılığa uğrayamaz, kriminalize edilemez ve yaşadığı kentten dışlanamaz. Yetkilileri ayrımcı söylemlere karşı açık tutum almaya, nefret söylemlerine ilişkin gerekli idari süreçleri işletmeye ve deprem sonrası yeniden inşa sürecini insan hakları, eşit yurttaşlık ve sosyal adalet ilkeleri doğrultusunda yürütmeye çağırıyoruz.
Salmanoğlu, Dom, Roman ve Abdal topluluklarının barınma hakkı mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyurdu.
Cevahir FINDIK/HATAY
Yoruma kapalı.