Alevi Haber Ajansi

Eğitim Sen’li Danyeli: MESEM’ler çocuk işçiliğini meşrulaştırılıyor, kapatılsın! – VİDEO

PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı’nın MESEM’leri eğitim modeli olarak gösterdiğini ancak bunların çocuk işçiliğini meşrulaştırdığını kaydeden Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, MESEM’lerde 19 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, MESEM’lerin kapatılmasını istedi.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezleri‘nde (MESEM) çocuk işçiler ölümle burun buruna. Ama şimdiye kadar onlarca öğrenci iş cinayetinde yaşamını yitirirken, onlarcası da yaralandı.

Eski “çıraklık eğitimi” sisteminin modernize edilmiş hali olan bu model, çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor ve çocukları örgün eğitimden uzaklaştırıyor.

Aynı zamanda MESEM’lerdeki çocuklar ucuz iş gücü olarak kapitalist sistemin çarklarında eritilirken , iş güvenliği sorunu, erken yaşta çalışma hayatına geçiş ve akademik derslerde geri kalma gibi temel sorunları da beraberinde getiriyor.

Birçok eğitim sendikası ve velilerden tepki gelse de MESEM’lerin sayısı her geçen gün artıyor. Sadece 2025’de 19 çocuk işçi hayatını kaybetmiş, ve istismara maruz kalan öğrencilerin haberleri de basına yansımıştı.

“MESEM’LER UCUZ İŞÇİLİĞİ MEŞRULAŞTIRYOR”

MESEM’lerin yaygınlaştırılması, eğitimde yarattığı fırsat eşitsizliği sorunlarını Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli ile konuştuk.

Meslek Eğitim Merkezleri’nin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir eğitim modeli olarak sunulduğunu ancak MESEM’lerin çocuk işçiliğini meşrulaştırdığına dikkat çeken Zeliha Danyeli, öğrencilerin 4 gün işletmelerde çalıştırıldığını sadece 1 gün okula gittiğini belirtti.

Danyeli, “Bu süreç içerisinde dokuz, on, on birinci sınıflar çalıştıkları süre içerisinde asgari ücretin yüzde otuzu kadar ücret alıyorlar. On ikinci sınıflar ise yüzde ellisi kadar bir ücret alıyorlar” diyerek kapitalist üretim ilişkilerinde çocuk işçilerin ucuz iş gücü olarak görüldüğüne dikkat çekti. Danyeli, devletin sadece iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigorta yapmasını da eleştirdi.

“İŞ KAZASI SONUCU 19 ÖĞRENCİ HAYATINI KAYBETTİ”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sermayenin çıkarını düşünerek her geçen gün MESEM uygulamasını yaymaya çalıştığını kaydeden Danyeli, MESEM uygulamalarıyla öğrencilerin tehlike altında olduğunun altını çizerek, son iki yılda atölyelerde çalışarak iş kazası sonucu hayatını kaybeden 19 öğrencinin olduğuna dikkat çekti.

Danyeli, iş kazalarına ve cinsel istismarlara da değindi. “Bunun yanında iş kazaları da söz konusu ve istismar olayları da söz konusu. Son olarak Edremit’te simit fırında çalışan öğrencimiz istismar olayıyla yine mecliste çalışan stajer öğrencilerin de istismar olayları basına yansıdı” dedi.

Öte yandan fabrikalarda çalışan öğrencilerin hiyerarşik ilişkiden dolayı hem sosyal hem de fiziksel şiddete maruz kaldığını kaydeden Danyeli, her geçen gün artan ekonomik krizden dolayı yoksul ailelerinin çocuklarını MESEM’lere yönlendirdiğini belirterek, bunun zorunlu bir yönelim olduğuna işaret etti.

“ÖĞRENCİLERİN ÜÇTE BİRİ OKULA AÇ GELİYOR”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘akademik başarısı olmayan’ öğrencileri meslek edinme yönlü bir önlü söz konusu olduğunu söyleyen Danyeli, “Burada başarısızlığın nedenlerini de çok iyi araştırmak ona yönelik çözüm üretmesi gereken bakanlık MESEM’e yöneliş gösterme hali söz konusu. Öğrencilerimizin üçte biri neredeyse okullara aç geliyor. Okula aç gelen öğrencilerimizin de hem fiziksel gelişimi engellediği gibi aynı zamanda öğrenme güçlüğü de çekebiliyor, algılama güçlüğü de çekebiliyor. Motive olamıyor. Bununla birlikte hem de eğitim materyallerine eşit erişim de söz konusu olmadığından dolayı böyle bir başarı başarısızlık ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevinin öğrencileri MESEM’e yönlendirmek olmadığına dikkat çeken Danyeli, yapılması gerekenin tüm öğrencilerin eşit koşullarda eğitim görmesinin sağlamasıdır dedi.

Eğitim Sen olarak kesinlikle MESEM’lerin bir an önce kapatılması gerektiğini söyleyen Zeliha Danyeli, “Ülkedeki tüm çocuklar için tabii ki kimliksel farklılıkları da gözeten yerden demokratik, laik, bilimsel, ana dilinde eğitim, sağlayabileceği, tüm materyalleri eşit koşullarda ulaşabileceği, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir eğitim modelinin bir an önce oturtulması gerekiyor” diye konuştu.

“ÇOCUKLAR OKULDAN KOPARILMADAN OKULDA ATÖLYELER KURULMALI”

MESEM’ler yerine öğrencilerin örgün eğitimden koparılmadan okullarda kurulan meslek atölyelerinde öğretmenlerinin denetiminde eğitimin verilmesi önerisi de sunan Danyeli, MESEM’lerin her geçen gün sayısının attığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Her geçen gün MESEM’lerin sayısı ve MESEM adı altında oraya kayıtlı olan öğrencilerimizin sayısı da artıyor. Çünkü bakanlık tarafından il milli eğitimlere, il milli eğitimlerden, ilçe milli eğitimlere ve ilçe milli eğitimlerden okullara öğrencileri MESEM’lere yönlendirilmesi yönünde özel yazı gönderilmekte. Burada aslında şöyle bir gerçekle karşı karşıyayız. çocukların üstün yararını gözeten yerde eğitim modelleri oluşturmak, eğitim politikaları oluşturmak yerine tamamen sermayenin çıkarı doğrultusunda eğitim modellerinin oluşturulmaya çalışılması ciddi bir problem olarak önümüzde durmaktadır. Çocuk işçiliğinin arttığı bir yerde yoksullaşmanın boyutunun ne kadar arttığının da açık bir tablosu olarak da bunu görebiliriz.”

Semra ACAR – İZMİR

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.