PİRHA- Doç.Dr. İlyas Aslan, Kırmançki ile Alevi inancının ilişkisine de dikkat çekerek, “Dilin içinde inancıda görüyoruz, kültürü de görüyoruz. Bazı dillerde bunu rahatlıkla görebiliriz. Kırmancki’de de benzer bir durum var. Bunlardan biri yoksa sakatsa dilde sakattır. Anadilimizle inancımızın böyle bir ilişkisi var. Biri yoksa diğeride eksik kalır” dedi.
Munzur Üniversitesi Zaza Dili ve Eğitimi Bölüm Başkanı Doç.Dr. İlyas Aslan ile, ana dilinin kültür, edebiyat ve günlük yaşamdaki yerine dair konuştuk.
“İnsanın dili, insanın herşeyidir ruhudur” diyen Aslan, ana dilini anahtara benzetti: “İletişim dili ve sosyalitedir. Dil konuşmadır. her şeyde dil vardır. Tarihin içinde dili görüyoruz, tıptda, sosyal yaşamda, sosyolojide görüyoruz.”
Kırmançki ile Alevi inancının ilişkisine de dikkat çeken Aslan, “Dilin içinde inancıda görüyoruz, kültürü de görüyoruz. Bazı dillerde bunu rahatlıkla görebiliriz. Kırmancki’de de benzer bir durum var. Bunlardan biri yoksa sakatsa dilde sakattır. Anadilimizle inancımızın böyle bir ilişkisi var. Biri yoksa diğeride yoktur” dedi.
Ana dilin aktarılmasında sözlü anlatımın önemine vurgu yapan Doç.Dr. İlyas Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kültürde herşey dille oluşuyor. Kültür de dille devam ederek bugüne kadar geldi. Dili yazılmamış, okutulmamış ve hep göçebe yaşamışsa o dil kültürle, sözlü anlatımla varlığını korumuştur. Bizim ana dilimizde biraz böyle olmuş. Çünkü kültürümüz bugüne kadar hep dille ilişkisini koruyarak bugüne kadar gelmiş.”
“ANA DİLİNDE YAZMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Doç.Dr. İlyas Aslan, dilin çeşitiliğinin korunması gerektiğinin altını çizerek, “Yok olmakla yüz yüze kalan diller yaşatmalı ki dünya tek renkle kalmasın” uyarısında bulundu.
Yazım dünyasında ana dilin rolüne işaret eden Aslan, “Yazılımı olan bir dilin kaybolma ihtimali yok. Örnek verecek olursak Kırmançki de öyle çok kelime kaybolmuş inançta daha diri kalmış dilimiz. Bu yüzden dili yazmak çok önemlidir. Yazılımı olan dillerin edebiyatı da güçlüdür. Bir ana dilin eğitimi varsa okutuluyorsa gelişimi de vardır. Mesela biz ana dilimizi kulaktan kulağa öğrendik, öğrettik ama okuyarak gelişşe kazanımı daha fazla olur” şeklinde konuştu.
“ANA DİLİMİZ KAYBOLURSA DÜNYAMIZ KARANLIK OLUR”
“Dilimiz Xızır’ın dilidir, ruhumuzun dilidir” diyen Aslan, şunları ifade etti:
“Artık çok okunan bir dönemde değiliz. Sosyal medya sürecin çok aktif olduğu bir dönem. Dünya değişiyor, teknolojilerin kullanımı artıyor. Bundan kaynaklı zazaca dilimizde çok imkan yok. Sosyal medyada da görünmeyince, izlemeyince kısıtlı kalır.
Devletin dillin gelişimini sağlama imkanları çoktur. Bakanlıklar bütçelerini ana dilin öğretilmesine ayırabilir. Dünyanın her yerinde bu var.
Burada asıl önemli olan çocuklarımızla kendi dilimizle konuşmaktır. Herkes çocuklarıyla konuşmalı. Nesilden nesile böyle yayılım olur ancak. Düşünün bin yıllardır kulaktan kulağa bu dil gelmiş. Bundan sonra da hem konuşarak, hem okuyarak, hem de yazarak dile katkı sunalım. Çünkü ana dilimiz kaybolursa dünyamız karanlık olur.”
“DERSİM’DE BİR OKULDA ZAZACA VAR”
Dersim’de 5 tane ortaokul olduğunu ve bunlardan sadece birinde seçmeli dersin verildiği bilgisini paylaşan Aslan, “Bunun gelişimi için çok müzakere yaptık ama çok yol alamadık . Komşu ilimiz Bingöl’de her okulda, her köyde seçmeli ders olarak zazaca var ama burda o yok. Neden veliler çocuklarına seçtirmiyorlar?” diye sordu.
Üniversitedeki bölüme de ilginin az olduğunu belirten Aslan, gençlere ana diline sahip çıkması çağrısında bulundu.
Nuray ATMACA/DERSİM
Yoruma kapalı.