PİRHA- Dersim TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün düşürülmesine karşı yürüttüğü 3 yıllık hukuk mücadelesini kazandığını duyurdu. Mahkeme, Munzur Gözeleri’nin tamamını “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tescilledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2023 yılında koruma statüsü düşürülerek yapılaşmaya ve insan baskısına açık hale getirilmek istenen Munzur Gözeleri hakkında nihai karar verildi. TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan TMMOB Dersim temsilcisi Uğur Beycan, İstinaf Mahkemesi’nin temyiz yolu kapalı olmak üzere Munzur Gözeleri’nin tamamını 1. Derece Sit Alanı (Kesin Korunacak Hassas Alan) ilan ettiğini müjdeledi.
STATÜ OYUNU YARGIDAN DÖNDÜ
Toplantıda sürecin kronolojik özetini paylaşan Uğur Beycan, 2003 yılında Erzurum Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından 1. derece sit alanı olarak tescil edilen Gözelerin, 2023 Temmuz ayında Bakanlık kararıyla 2. dereceye (Nitelikli Koruma Alanı) düşürüldüğünü hatırlattı. TMMOB’un bu “rant odaklı” değişikliğe karşı başlattığı hukuki sürecin, bilimsel veriler ve ekolojik dengenin korunması esasına dayandırıldığı vurgulandı.
Beycan, 4 Şubat 2024’teki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile alanın bir kısmının tekrar 1. dereceye alındığını ancak TMMOB’un “alanın bir bütün olduğu” gerçeğinden hareketle itirazlarını sürdürdüğünü belirtti. Yaklaşık bir hafta önce sonuçlanan İstinaf kararıyla, Munzur Gözeleri’nin tamamı en üst düzey koruma zırhına kavuşmuş oldu.
“SADECE BİLİMSEL FAALİYET YÜRÜTÜLEBİLİR”
- derece koruma statüsünün ne anlama geldiğini net bir dille ifade eden Beycan şunları söyledi:
“Halk tabiriyle buraya artık ‘çivi bile çakılamaz’. Bu statü, alanın sadece bilimsel çalışmalar için kullanılabileceği, ekolojik dengenin devlet koruması altında olduğu anlamına gelir. Munzur Gözeleri, 200 milyon yıllık kireç taşı yapısı, düdenleri ve mağaralarıyla bir bütündür. Bu narin yapıyı insan baskısına, ticarete ve ranta açmak sürdürülemez bir yıkım getirirdi. Hasankeyf’te, Cerattepe’de ve Salda’da yaşananların burada tekrarlanmasına izin vermedik.”
İNANÇ VE KÜLTÜREL HAFIZA VURGUSU
Kararın sadece ekolojik değil aynı zamanda inançsal bir kazanım olduğunu belirten Beycan, Munzur Gözeleri’nin Dersim halkı için kutsiyetine dikkat çekti. Bilirkişi raporlarına Türkiye tarihinde ilk kez “inançsal bildirimlerin” de eklendiğini kaydeden Beycan, “Ganj Nehri Hindistan için, Nil Nehri Mısır için ne ifade ediyorsa Munzur da Dersim halkı için odur. Bu karar, bölgedeki eko-kırım politikalarına ve kültürel hafızayı yok etme girişimlerine karşı halkın zaferidir,” dedi.
ALTYAPISIZ TURİZM UYARISI: BARAJLAR KADAR TEHLİKELİ
Son dönemde popülerleşen “Dersim’e gelin” çağrılarını da eleştiren TMMOB temsilcisi, altyapısı hazırlanmamış kontrolsüz turizmin madenler ve barajlar kadar doğaya zarar verdiğini savundu. Beycan, koruma-kullanma dengesinin kamucu bir perspektifle ele alınması gerektiğini, Salda Gölü örneğinde olduğu gibi bazı hassas noktalara çıplak ayakla dahi basılmaması gerektiğini hatırlattı.
TMMOB, Munzur Gözeleri’nde elde edilen bu hukuki kazanımın tüm demokratik kitle örgütleri ve Türkiye halklarının ortak başarısı olduğunu belirterek, tüm havzanın (Munzur Vadisi ve Mercan Dağları) bu statüye dahil edilmesi için mücadelesini sürdüreceğini ilan etti.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.