Alevi Haber Ajansi

Firaz Yalvaç Ana’dan Dedeler Zirvesi’ne tepki: Bu bir tesadüf değil, toplumsal hafızaya müdahaledir-VİDEO

PİRHA- Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Ana, 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne tepki gösterdi.  “O gün Kara Gün’dür” diyen Firaz Ana, ” Katledilen canlarımızı andığımız bir günde yapılan bu buluşma iyi niyetli değildir. Dersim’in inancı, dili ve toplumsal hafızası yok sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de düzenlenen “Alevi-Bektaşi Yol Erkanında İnanç Önderleri İstişare Toplantısı” (Dedeler Zirvesi) , hem içeriği hem de zamanlamasıyla tartışma yarattı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ve 81 ilden 100’ün üzerinde ocak ve dergah temsilcisinin katıldığı toplantı ve toplantının Dersim Tertelesi’nin yıldönümüne denk getirilmesi Alevi toplumunda tepkiyle karşılandı. Alevi kurumları ve yurttaşlar, tarihsel bir acının yıldönümünde devlet organizasyonuyla böyle bir toplantı yapılmasını  inanç alanına yönelik müdahale olarak görüken, tepkiler de devam ediyor.

Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Ana, söz konusu buluşmanın tarihsel ve inançsal açıdan son derece sorunlu olduğu vurguladı.

Dersim’de yaşananların tesadüf olmadığını vurgulayan Yalvaç Ana, “Bizler de tüm pirlerimiz ve analarımız gibi o coğrafyaya çok büyük bir yanlış yapıldığının farkındayız. Bu bir tesadüf değil, manidardır” dedi.

“KARA GÜNDE ZİRVE OLMAZ: 4 MAYIS DERSİM’İN YASIDIR”

4 Mayıs’ın Dersim için taşıdığı anlamı hatırlatan Yalvaç Ana, bu tarihin toplum tarafından “Kara Gün” olarak adlandırıldığını belirterek şunları söyledi:
“4 Mayıs, o kara günün kararının verildiği gündür. O gün Dersim’de her can kendi hanesinde çerağ uyandırır, lokmasını paylaşır ve yitirdiğimiz masum canları anar. Böyle bir günde gidip ‘zirve’ adı altında toplanmak kesinlikle iyi niyetli değildir.”

Firaz Yalvaç Ana, bu tür girişimlerin inanç yapısına aykırı olduğunu vurgulayarak,
“ Dersim’de pirler vardır, analar vardır, ocaklar vardır. O günde böyle bir toplantı yapmak Dersim’e ağırdır”ifadelerini kullandı.

“TUNCELİ CEMEVİ TOPLUMSAL HAFIZAYA, İNANCA HİZMET ETMİYOR”

Tunceli cemevine yönelik eleştirilerini de dile getiren Firaz Yalvaç Ana, cemevinin toplumun inanç ve dil gerçekliğine hitap etmediğini ifade etti:
“Maalesef oradaki cemevi toplumsal hafızaya, inanca, dile hitap etmiyor. Tamamen devletin istediği şekilde erkanlar yürütülüyor. Bu bizlere ağır geliyor. O cemevi artık halka açılmalı, insanlar kendi diliyle, kendi inancıyla erkanını özgürce yapabilmelidir.”

Dersim’deki inanç sisteminin doğayla ve yaşamla iç içe olduğuna dikkat çeken Firaz Yalvaç Ana, “Dersim’de yer de gök de kutsaldır. Bu inanç dışarıdan belirlenen kalıplarla şekillendirilemez” dedi.

Firaz Yalvaç Ana, geçmişte yaşananların yalnızca fiziksel bir katliam olmadığını, bugün de kültürel olarak sürdüğünü belirterek, “89 yıl önce fiziki olarak katlettiler, bugün de kültürel olarak yok etmeye çalışıyorlar. Bu yapılanlar bunun bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Birlik çağrısı yapan Yalvaç Ana, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizler Re Haq inancının anaları, pirleri, talipleri olarak bir olmalıyız. Dilimizle, inancımızla, doğayla yeniden ikrarlaşmalıyız. O coğrafyada kendi özümüzle var olmalıyız. Boşluk bırakmamalıyız ki başkaları doldurmasın.”

Dersim’de katıldığı analar çalıştayına da değinen Yalvaç Ana, bu buluşmaların önemine dikkat çekti:
“Orada herkes kendi özüyle, diliyle konuştu. O coğrafyanın inancı yaşandı. İnsanlar gözyaşı döktü. Bu özle buluşmaktır. Toplumumuz kendi diline, inancına hasret kalmış.”

Konuşmasının sonunda 4 Mayıs 1937 kararının ardından yaşamını yitirenleri anan Yalvaç Ana, “O soykırımda Hakka yürüyen tüm canlarımızın devri daim olsun. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için birlik olmalıyız” dedi.

PİRHA/FRANSA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.