Alevi Haber Ajansi

Celal Fırat: Dersim ve üç fidan bir hafızadır!-VİDEO

PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile 4 Mayıs 1937 Dersim Tertelesi’ni andı. Fırat, “Hakikat geciktirilir ama yok edilemez” diyerek devletin resmi özür dilemesi ve hakikat komisyonu kurulması çağrısında bulundu.

“ÜÇ FİDAN BİR HALKIN HAFIZASINA YÜRÜDÜ”

Konuşmasına 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anarak başlayan Celal Fırat, bu isimlerin birer “vicdan” bıraktığını vurguladı. Fırat, şu ifadeleri kullandı:

“54 yıl önce bugün, 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bir sehpaya değil, bir halkın hafızasına yürüdüler. Onlar bu ülkeye yalnızca mücadele değil, baş eğmeyen bir vicdan bıraktılar. ‘Tam bağımsız Türkiye’ derken; ekmeğin adil bölüşüldüğü, kimsenin kimliğinden dolayı ezilmediği, emeğin değer gördüğü bir memleket düşlediler.”

“DERSİM SADECE BİR COĞRAFYA DEĞİL, BİR YARADIR”

4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararının ardından başlayan “Dersim Tertelesi”ne dikkat çeken Fırat, yaşananları “büyük bir insanlık trajedisi” olarak tanımladı. Konuşmasında katliamın boyutlarını ve “Dersim’in Kayıp Kızları” dramını hatırlatan Fırat, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam sürecindeki hukuksuzluklara değindi.

Seyit Rıza’nın son isteğinin dahi yerine getirilmediğini belirten Fırat, Oğlu gözleri önünde asıldı. Geride yakılmış bir coğrafya, parçalanmış aileler, kefensiz bedenler ve kapanmayan bir yara kaldı,” dedi.

Milletvekili Celal Fırat, geçmişle yüzleşmenin toplumsal iyileşme için zorunlu olduğunu belirterek TBMM’ye şu somut adımların atılması için çağrıda bulundu:

 1937-38 Dersim Katliamı için bir “Hakikat ve Araştırma Komisyonu” kurulmalıdır.

 Devlet, resmi olarak Dersimlilerden ve Alevi toplumundan özür dilemeli, tüm arşivleri açmalıdır.

Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalı, itibarları iade edilmelidir.

“Tunceli” adı kaldırılarak “Dersim” ismi iade edilmelidir.

Konuşmasının sonunda Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının Türkiye’nin ortak geleceği olduğunu savunan Fırat, Seyit Rıza’nın “Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim bu bana dert oldu; ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözlerini hatırlatarak; eşitlik, adalet ve yüzleşme vurgusuyla sözlerini noktaladı.

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.