PİRHA- CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulması için Meclis’e kanun teklifi vererek, “Toplumsal uzlaşma ve çoğulcu demokrasinin gereği olarak, Türkiye’nin önemli bir bölümünü oluşturan Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ertelenemez anayasal bir haktır” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yeni bir yönetmelik hazırlayarak, imar planlarında cemevi yapılarının statüsünü kültürel tesis olarak belirledi. Resmi Gazete’de yayımlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te cemevinin “kültürel tesis” olarak belirlenmesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan da etkisi olduğunu belirtildi.
Alevi toplumu ve kurumları, yayınlanan yönetmelikte cemevinin imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında tanımlanmasına tepki göstermeye devam ediyor.
“EŞİT YURTTAŞLIK HAKTIR”
Konuyu Meclis’e taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşturulması için kanun teklifi sundu.
Anayasa’nın 10. maddesini hatırlatan Avşar, “10. madde kanun önünde eşitlik başlığıyla “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayınm gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” şeklindedir. 24. maddesi ise; “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” hükmü ile din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almıştır. Bu çerçevede toplumsal uzlaşma ve çoğulcu demokrasinin gereği olarak, Türkiye’nin önemli bir bölümünü oluşturan Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ertelenemez Anayasal bir haktır.”
“KAMUSAL HİMETLERDE AYRIMCILIK SONA ERDİRİLMELİDİR”
Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi’nin (AÎHM) cemevlerinin ibadethane niteliğini tanıyan kararları olduğunu ifade eden Avşar, şunları dile getirdi:
“Devletin tüm inanç topluluklarına eşit yaklaşma yükümlülüğünü açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Alevilerin yıllardır dile getirdiği barışçıl, demokratik ve eşitlikçi talepler, toplumsal barışın güçlendirilmesi ve kamusal hizmetlerde ayrımcılığın sona erdirilmesi için somut adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır. “Türkiye’nin hemen hemen her yerinde hizmet veren yüzlerce cemevi kanun önünde resmi ibadethane olarak tanımlanmadığından imar sorunları ve temel giderler bakımından birçok sıkıntı yaşamakta ve gerekli desteği alamamaktadır. Bu bakımdan meri mevzuatta “ibadet yeri” ifadesine tanım anlamında açıklık getirilmeli, hangi yerlerin “ibadet yeri” olduğu isimlendirilerek düzenlenmelidir. Bu düzenleme diğer kanunlarda geçen tüm “ibadet yeri” tanımlarına teşmil edilmelidir. Böylece Anayasal bir sorumluluk olan devletin tüm inançlara ve mezheplere eşit mesafede yaklaşması sağlanacaktır.”
Yoruma kapalı.