Alevi Haber Ajansi

Zeynel Can: Yaşam alanlarımız küresel sermayeye açılıyor -VİDEO

PİRHA- Yıllardır jeotermal HES ve maden arama projeleriyle insanların yerleşik yaşam alanları doğa ve hayvancılığın yok edilmek istendiğini vurgulayan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can,Bu böyle gitmeyecek. Türkiye’de bu potansiyelin var olduğuna inanıyorum “dedi.

Muş’un Varto ilçesinde Xwarik (Çallıdere) köyü sınırları içerisinde başlatılacak ve 16 Kürt-Alevi köyünü etkileyecek jeotermal enerji santraline (JES) Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı onay verdi. Halkın tepkisi ise sürüyor.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Türkiye’de çevre meselesinin artık yakıcı ve birinci gündem maddelerinden biri haline geldiğini belirterek, yaşananların küresel sermayenin doğa üzerindeki baskısının bir yansıması olduğunu ifade etti.

Varto’nun Çalıdere köyünde gündeme gelen jeotermal tesis girişiminin, köy muhtarının tebligatı imzalamamasıyla açığa çıktığını belirten Can, bu süreçte köylülerden gizlenerek yürütülen bir kamulaştırma planının ortaya çıkarıldığını söyledi. Can, meralara ve köy arazilerine el konulmak istendiğini vurguladı.

JEOTERMAL, HES VE MADEN PROJELERİ YAŞAMI HEDEF ALIYOR”

Bu girişimlerin tekil olmadığını, Türkiye’nin dört bir yanında benzer uygulamaların sistematik biçimde devreye sokulduğunu belirten Can, Muğla Akbelen’deki maden ruhsatlarından Karadeniz’deki HES projelerine, Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasından siyanürlü altın arama faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir tabloya dikkat çekti.

Küresel ölçekte doğal kaynakların paylaşımı üzerinden yürütülen politikaların Türkiye’ye de yansıdığını vurgulayan Can, uluslararası sermayenin doğrudan kaynaklar üzerinden pazarlık yürüttüğünü belirtti.

YAŞAM ALANLARIMIZ İSTİLA EDİLİYOR”

Yaşanan süreci yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik ve kültürel bir yıkım olarak tanımlayan Can, “Burada söz konusu olan şey basit bir yatırım değil, doğrudan bir habitatın, yani yaşam alanının istilasıdır. Yüzyıllardır süregelen bir yaşam kültürü, birikim ve doğayla kurulan denge yok sayılıyor. İnsanlar o topraklarda yaşıyor, hayvanlar, bitkiler, su kaynakları bir bütün oluşturuyor. Bu bütün parçalanmak isteniyor” diye konuştu.

“NEOLİBERAL POLİTİKALAR DOĞAYI HEDEF HALİNE GETİRDİ”

Türkiye’de uygulanan neoliberal politikaların bu sürecin temelini oluşturduğunu belirten Can, çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinin işlevsiz hale getirildiğini söyledi. Eskiden uzun ve çok aşamalı incelemelerden geçen projelerin artık hızla onaylandığını ifade eden Can, “Bugün geldiğimiz noktada en gerekli durumlarda bile ‘ÇED gerekli değildir’ kararları verilebiliyor. Hukuksal süreçler devre dışı bırakılıyor, mahkeme kararları dahi zaman zaman yok sayılıyor” dedi.

Bu durumun yalnızca çevreyi değil, aynı zamanda hukuk sistemini de zayıflattığını belirten Can, Türkiye’de doğanın sistematik bir şekilde tahrip edildiğini ve bunun siyasal tercihlerle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.

“TOPLUMSAL DİRENİŞ KAÇINILMAZ”

HBVAKV Antalya Şube Başkanı Veysel Can yaşananlara karşı geliştirilen bireysel direnişlerin dahi büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu direnişlerin birleşerek toplumsal bir muhalefete dönüşmesi gerektiğini ifade eden Can, “Bugün bir köyde, bir ormanda verilen mücadele küçük görülebilir ama bunların toplamı büyük bir toplumsal bilinç yaratır. Bu bilinç de demokratik bir değişimin önünü açar” dedi.

Mevcut iktidarın neoliberal politikaları kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Can, bugün engellenen bir projenin yarın başka bir bölgede yeniden gündeme getirildiğine dikkat çekerek, çevre mücadelesinin süreklilik gerektirdiğini ifade etti.

“ÇEVRECİLERE YÖNELİK BASKI ARTIYOR”

Çevre mücadelesi veren yurttaşlara yönelik baskıların giderek arttığını belirten Can, doğasını korumaya çalışan insanların gözdağı verilerek susturulmak istendiğini söyledi. Ancak tüm bu baskılara rağmen toplumda güçlü bir çevre bilincinin oluştuğunu ifade eden Can, örgütlü mücadelenin bu süreci tersine çevirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Can, “Bu böyle gitmeyecek. Türkiye’nin demokratik birikimi ve toplumsal direnci bu süreci aşacak güce sahiptir” diyerek sözlerini tamamladı.

 Cebrail ARSLAN/ANTALYA 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.