PİRHA-FEDA ve DAKB, Gülistan Doku’nun kayboluşunun münferit olmadığını vurgulayarak, devlet kurumlarını işaret eden “örgütlü suskunluk” ve “örtbas” iddialarını gündeme taşıdı.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin yaptıkları açıklamada, olayın bireysel değil, sistematik bir şiddet ve örtbas düzeninin parçası olduğunu ifade etti. Açıklamada, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin süreklilik taşıdığına dikkat çekilerek, delillerin yok edilmesi, gerçeğin gizlenmesi ve adaletin geciktirilmesinin tesadüf olmadığı vurgulandı.
FEDA ve DAKB, valilikten emniyete, sağlık kurumlarından adli mercilere kadar uzanan bir “suskunluk zinciri” ile karşı karşıya olunduğunu belirtti. Gülistan Doku’nun altı yıldır bulunamamasının, bu yapının en çarpıcı örneklerinden biri olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Hakikat uzağımızda değil, üstü örtülmüştür. İstenmiş olsaydı kısa sürede ortaya çıkarılabilecek gerçek yıllarca saklanmıştır” denildi.
KADIN CİNAYETLERİ VE ADALET TALEBİ
Açıklamada, Gülistan Doku’nun yanı sıra Rojin Kabaiş, İpek Er, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadirova ve Yeldana Karaman gibi isimler de hatırlatılarak, benzer süreçlerin yaşandığına dikkat çekildi. Bu vakaların ortak noktasının “hakikatin açığa çıkarılmaması” olduğu vurgulandı.
FEDA ve DAKB, “Adaletin tecelli etmesi için daha ne gerekmektedir?” sorusunu yönelterek, kamuoyunu ve yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. Açıklamada, bir annenin yıllarca çocuğunun akıbetini öğrenmek için mücadele etmek zorunda bırakılmasının, vicdani ve toplumsal bir yara olduğu ifade edildi.
“SUSMAYACAĞIZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Alevi inancının eşitlik ve hakikat anlayışına vurgu yapılan açıklamada, her canın kutsal olduğu belirtilerek, adalet mücadelesinin süreceği kaydedildi. FEDA ve DAKB, “Hakikat gizlenemez. Adalet geciktirilebilir ama yok edilemez” diyerek, mücadele çağrısını yineledi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.