PİRHA- Urfa Siverek ve Maraş’ta bulunan iki okula yapılan saldırıya ilişkin konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, saldırıların münferit bir olay olarak değerledirilemeyeceğine işaret ederek, iktidarın onlarca yıldır uyguladığı yanlış politikaların sonucu olduğunu belirtti. Erçe çözümün ise, bilimsel, demokratik, laik eğitimden geçtiğini söyledi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Urfa Siverek ve Maraş’ta bulunan iki okula yapılan saldırıya dair sorularımızı yanıtladı.
“ONLARCA YILDIR UYGULANAN YANLIŞ POLİTİKALARIN SONUCU”
PİRHA: Siver ve Maraş’ta okullara yapılan saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cuma Erçe: Urfa’da ve daha sonra Maraş’ta meydana gelen kanlı okul baskınları ve bu baskınlarda kullanılan silahlar ve bu silahları kullananların 13-14 yaşında çocuklar olması üzücü. Toplumun büyük bir bölümü acı içinde. Büyük bir endişe, kaygı ve korku hakim durumda. Öncelikle bu baskınlarda yaşamını yitiren çocuklarımız ve eğitim öğretim için başsağlığı diliyorum. Devirleri daim olsun.
Üzülerek ifade ediyorum ki yaşanan bu son iki olay herhangi bir adli vaka olarak değerlendirilemeyecek kadar önemli. Yani münferit bir olay değil. Bizim açımızdan bugüne kadar onlarca yıldır uygulanan yanlış politikaların sonucu.
Dolayısıyla akan her kanda sadece Maraş’ta ya da Urfa’da değil, aslında her gün basına, televizyonlara, gazetelere yansıdığı biçimiyle okullarımızın büyük çoğunluğunda sokaklarda, parklarda yaşanan bunca olayda dökülen her bir damla kanda bu ülkeyi yöneten, bizim tabirimizle yönetemeyenlerin sorumluluğu var. Aslında dökülen kanın sorumlusu bu ülkeyi yönetemeyenlerdir.
Onlarca yıldır yanlış politikalarda diretenlerdir. Biz Alevi kurumları olarak, eğitim sendikaları olarak, demokratik kitle örgütleri, veli dernekleri olarak yıllardır uyardık, uygulanan eğitim modelinin yanlış olduğunu söyledik. Onlar da biliyorlar yanlış olduğunu ama tercih ettiler. Tercihleri kindar bir nesil, dindar bir nesil, itaatkar bir nesil yetiştirmekti.
O nedenledir ki somut öğrenme modelinden hızla uzaklaştılar. Bilimden uzaklaştılar. Kültürden, sanattan, edebiyattan, spordan uzaklaştırdılar çocuklarımızı. Ve onları büyük bir çürümeye terk ettiler. Aslında aslında korku iklimiyle çocukları görmeyecekleri, duymayacakları bir daha asla karşılaşamayacakları bir takım dinsel kavramlar üzerinden sindirmeye kalktılar. Çocukların gelişimini gençlerin gelişimini hiçe saydılar.
“SOKAKLARI, PARKLARI, OKULLARI ÇETELERE, UYUŞTURUCU TACİRLERİNE TESLİM ETTİLER”
-Bu bilinçli bir tercih mi?
Cuma Erçe: Televizyonlarda her gün yayınlanan diziler, gündüz kuşağında yayınlanan televizyon programlarına baktığımızda toplumun çetelere özendirildiğini, büyük bir çürümeye terk edildiğini göreceksiniz. Evet, bile isteye yapıldı bunlar.
Aslında mesaj açıktı; Devletine, hükümete itiraz etme, karşı gelme ama topluma ne zarar veriyorsan ver. Kendine ne zarar veriyorsan ver dediler.
O nedenledir ki düşünen, okuyan, sorgulayan, gazeteci, siyasetçi, üniversite öğrencisi, işçi, emekçi, sendikacı, çevreci, hayvan hakları savunucusu, kadın aktivist demeden cezaevlerine doldurdular. Sokakları, parkları, okulları çetelere, uyuşturucu tacirlerine teslim ettiler.
Evet, bir taraftan dindar nesil, diğer taraftan kindar nesil, diğer taraftan ise itaatkar bir nesil. İşte sonuç ortada.
“OKULLARI BİLİM YUVASINA DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN HIZLA ADIM ATIN”
-Şiddet bir nevi toplumda normalleşitirildi mi?
Cuma Erçe: Dün Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te otelin önünde toplanan o kindar kalabalık bugün toplumun büyük bir çoğunluğuna ulaşmış durumda. Evet, hiç tanımadığı bir insanı, hiç tanımadığı insanları gözünü kırpmadan öldürebilecek bir toplumsal yapıdan bahsediyoruz.
Okullarda her geçen gün bilimden uzaklaşılan, sanattan uzaklaşılan, kültürden uzaklaşılan eğitim modelleri ortadan kaldırılırak, yerini dinsel, gerici, tekçi, ırkçı, asimilasyoncu bir modele bıraktı, terk etti. O nedenle diyoruz ki yaşanan süreç sadece yaşanacak olanların habercisi durumunda. Üzülerek ifade ediyorum ve yanılmayı çok istiyoruz. Bu olayların son olduğuna inanmak istiyoruz.
Bir kere daha uyarıyoruz. Bilimden vazgeçmeyin. Okulları bilim yuvasına dönüştürmek için hızla adım atın, yanlıştan dönün. Yanlıştan dönün ki bu çürümeyi en azından bir nebze olsun durduralım. Hep birlikte durduralım.
“ÇÖZÜM BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİMDİR”
– Son olarak ne söylemek istersiniz?
Cuma Erçe: Eğitim emekçilerinin vermiş olduğu onurlu mücadele takdire şayandır. Eğitimcilerin mücadelesini Alevi kurumları olarak Pir Sultanlar Kültür Derneği olarak destekliyoruz, onların yanındayız. Verilerimizin acısını kendi acımız olarak görüyoruz. Onların vereceği mücadelelerin yanındayız.
Ve bir kere daha ifade ediyorum ki; bilimsel, demokratik, laik eğitim çözümdür. Bunun dışındaki bütün modeller bugün yaratılan çürümüşlüğü ve bugün o çocukların eline sunulan silahları açığa çıkaracaktır.
Bu karartılmış geleceksizlik içerisinde çocuklarımız gerçekten büyük bir umutsuzluk içerisindeler. Tekrar ediyorum acımız büyük. Acımız büyük, öfkemiz büyük ama inancımız da tam. Bir gün mutlaka ama mutlaka bu ülkede halklar gerçekleri görecek ve halklar doğrunun yanında yer alacaklar.
O nedenle bir kere daha halkımızı, toplumumuzu laik, demokratik, bilimsel, eğitimden yana taraf olmaya çağırıyoruz. Bu gerici, tekçi, ırkçı, cins ayrımcı, cinsiyetçi eğitim modeline son verilmesi gerektiğini bir kez daha söylüyor ve yaşamını yitiren, Hakka yürüyen canlarımızın anıları önünde bir kere daha eğiliyoruz. Ailelerine sabır diliyoruz.
PİRHA/MERSİN
Yoruma kapalı.