PİRHA- Urfa ve Maraş’ta ardı ardına okullarda yapılan saldırılara ilişkin açıklama yapan Alevi kurumları, “Sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir. Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Urfa ve Maraş’ta okullara yapılan saldırılara ilişkin açıklama yaptı.
“ŞİDDET VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME, SİSTEMSELDİR VE BU DÜZENİN ESERİDİR”
“İzlemek ve sessiz kalmak, suça ortak olmaktır” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Okullarımızdan yükselen feryat artık münferit birer asayiş olayı değil, toplumsal bir imdat çığlığıdır. Çocuklarımızın kalem tutması gereken ellerine silahların ulaştığı, koridorların güven değil, korku soluduğu bir dönemin karanlığını yaşıyoruz.
Yaşanan bu acı olaylar, sadece bireysel öfke patlamaları değildir. Bu, şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kutsayan, dizilerde ve sosyal medyada “silahı ve zorbalığı” güçle özdeşleştiren kültürel iklimin sonucudur. Eğitim sistemimiz, çocukları sadece sınav maratonuna koşan birer yarışçı olarak görürken; onların ruhsal gelişimlerini, empati yeteneklerini ve sorun çözme becerilerini ihmal etmiştir. Yaratılmak istenen, “dindar ve kindar nesil” ile, bilimden uzaklaşan ve her geçen gün dinselleştirilen eğitim modelinin geldiği aşamadayız.
Hakkını arayan sendikacıların, doğasına sahip çıkan köylülerin, akademik,demokratik mücadele yürüten gençliğin, eşit yurttaşlık mücadelesi veren ötekilerin, seçilmiş siyasetçilerin, doğruyu açığa çıkaran gazetecilerin her fırsatta tutuklanıp, zindana atıldığı, tutsak edildiği bir dönemde, çocukların ellerine tutuşturulan ölüm makineleri, içinde bulunduğumuz dönemin yansımasıdır.
SİSTEM ÇÜRÜYOR, ÇÜRÜTÜYOR, ÇOCUKLARIMIZDAN KATİL YARATILIYOR
Okulları sadece metal dedektörler ve yüksek duvarlarla koruyamayız. Asıl sorun, bir çocuğun okula silahla gelme motivasyonuna sahip olması ve o silaha bu kadar kolay ulaşabilmesidir.
Değerli Canlar; sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Sokaklardan sonra, okullar da birer bataklığa dönüşmekte ve giderek toplumsal bir hal almaktadır. Bir taraftan tekçi, inkarcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, bir taraftan da hem çocukların, hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit, maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir.
Bugün Maraş’ta, dün Urfa’da dökülen her damla kan, hepimizin ortak sorumluluğundadır.
EĞİTİM SİSTEMİ; REKABET ÜZERİNE DEĞİL, ETİK DEĞERLER ÜZERİNE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR
Siyasal iktidara acil çağrımızdır; Bireysel silahlanmaya karşı en sert yasalar derhal hayata geçirilmelidir. Eğitim sistemi; rekabet üzerine değil, etik değerler, öfke kontrolü ve insani iletişim üzerine yeniden inşa edilmelidir. Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir. Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız. Eğitim emekçilerimize, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve halkımızı her türlü şiddetin karşısında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Unutmayalım ki, kaybettiğimiz her bir çocuk, her bir can, yitirdiğimiz geleceğimizdir.”
(HABER MERKEZİ)
Yoruma kapalı.