PİRHA- Osman Kavala’nın avukatları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’de yaptıkları savunmada, davanın siyasi saiklerle sürdürüldüğünü ve iç hukukta etkili başvuru yolunun kalmadığını vurguladı.
Gezi Parkı davası kapsamında 2017 yılından bu yana tutuklu bulunan Osman Kavala’nın bireysel başvurusu, AİHM Büyük Dairesi’nde yeniden ele alındı. 17 yargıçtan oluşan heyetin önünde yapılan duruşmada Kavala’nın avukatları uzun tutukluluk süresinin artık “insanlık dışı muamele” boyutuna ulaştığını savundu.
Kavala’nın savunmasını üstlenen Philip Leach ve Başak Çalı, müvekkillerinin yıllardır aynı olgular ve benzer deliller üzerinden farklı suçlamalarla tutuklu tutulduğunu belirtti. Avukatlar, bu durumun hukukun dolanılması anlamına geldiğini ve yargılamanın siyasi nitelik taşıdığını ifade etti.
Savunmalarda, daha önce AİHM tarafından verilen “derhal serbest bırakılmalı” kararına rağmen Kavala’nın tahliye edilmemesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bağlayıcılığına aykırı olduğu vurgulandı. Avukatlar ayrıca yargılama sürecinde delillere erişim kısıtlamaları, tanıkların dinlenmemesi ve “silahların eşitliği” ilkesinin ihlal edilmesi gibi başlıkların adil yargılanma hakkını zedelediğini dile getirdi.
Kavala dosyasında 2019’daki ilk AİHM kararından sonra da ihlallerin sürdüğünü belirten savunma heyeti, iç hukuk yollarının etkisiz hale geldiğini ve bu nedenle AİHM’in yeniden müdahalesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Duruşmada Türkiye’yi Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın ile akademisyenlerden oluşan bir heyet temsil etti. Yaklaşık 2,5 saat süren duruşmanın ardından mahkemenin kararını hemen açıklaması beklenmezken, nihai kararın önümüzdeki aylarda duyurulacağı ifade edildi.
AİHM Büyük Dairesi’nin vereceği kararın, hem Kavala dosyasının geleceği hem de Türkiye’nin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü açısından kritik bir eşik oluşturması bekleniyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.