Alevi Haber Ajansi

Dr. Yüksel Özdemir: Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi için örgütlü birlik şart-VİDEO

PİRHA- Berlin Alevi Toplum Başkanı Dr. Yüksel Özdemir, Alevi kurumlarının toplumsal örgütlenmedeki rolünü, Avrupa’da elde edilen kazanımları ve Türkiye’de Alevilerin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirdi. Özdemir, Alevilerin haklarını kazanabilmesi için örgütlü bir yapı içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

PİRHA’ya konuşan Berlin Alevi Toplum Başkanı Dr. Yüksel Özdemir, Alevi kurumlarının toplumun bir araya gelmesi, inancın gelecek kuşaklara aktarılması ve demokratik hakların elde edilmesi açısından önemli bir rol oynadığını söyledi. Avrupa’da elde edilen kazanımların güçlü örgütlülükten kaynaklandığını ifade eden Özdemir, Türkiye’de ise Alevilerin hâlâ eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü konusunda ciddi sorunlar yaşadığını belirtti.

ALEVİ TOPLUMUNUN BİR ARAYA GELMESİ ÇOK ÖNEMLİ”

Alevi kurumlarının (Dernek, federasyon vb.) toplum içindeki rolü nedir? Bu kurumlar Alevi kimliğinin korunmasında yeterli midir?

Yüksel Özdemir: Öncelikle şunu söylemek lazım. Birincisi Alevi kurum ve kuruluşlarımızın, çatı örgütlerimizin ve federasyonlarımızın var olması çok çok önemli.

Alevi toplumunun bir araya gelmesi, örgütlenebilmesi, bilinçlenebilmesi, eğitilebilmesi ve gelecek kuşaklara inancımızın aktarılması açısından çok çok önemli olmakla birlikte yasal hakların elde edilmesi açısından da çok önemli.

Çünkü biz bunu Avrupa’da, Berlin’de çok olumlu bir şekilde yaşadık. Geldiğimiz ülke olan Türkiye’de maalesef Alevilerin inançsal anlamda cemevleri açısından ibadet ve eğitim çalışmaları konusunda yeterli bir kabul görmediğini görüyoruz.

“GÜÇ BİRLİĞİ OLMADAN KAZANIM ELDE EDEMEYİZ”

Avrupa’da Alevilerin güçlü olmasının nedeni nedir?

Yüksel Özdemir: Aslında Avrupa’da başarılı olmamızın en önemli sebeplerinden biri özellikle Almanya başta olmak üzere birçok ülkede bir çatı kuruluşumuzun olmasıdır. Derneklerimizin büyük bölümü bu çatı kuruluşuna bağlıdır.

Avrupa’daki çatı kuruluşlarının Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu çatısı altında bir araya gelmesi büyük bir güç birliği oluşturuyor. Çünkü güç birliği olduğu takdirde hem siyasal anlamda hem de hukuksal ve sosyal anlamda kendimizi çok daha iyi ifade edebiliyoruz ve kazanımlar elde edebiliyoruz.

Türkiye açısından da bu çok önemli ve kıymetli. Ancak Türkiye’de farklı federasyonların olması ve devlet eliyle kurulmuş bazı kurumların Alevileri bölmeye yönelik çalışmaları önemli bir dezavantaj yaratıyor.

“LAİK BİR ÜLKEDE DİYANET ANAYASAL KURUM OLAMAZ”

Diyanet İşleri Başkanlığı ve laiklik tartışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yüksel Özdemir: Alevileri hem asimile etmek hem de bir araya gelmemelerini sağlamak için çeşitli politikalar yürütüldüğünü düşünüyoruz. Çünkü Aleviler bir araya geldiğinde temel haklarını ve özgürlüklerini daha güçlü bir şekilde talep edebilir. Örneğin ibadet yerlerimizin kabul edilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması gibi taleplerimiz var.

Laik bir ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumun anayasal bir kurum olması mümkün değildir. Devlet bütün inançlar karşısında tarafsız ve eşit olmalıdır. Almanya’da ve Avrupa’nın birçok ülkesinde bu durum böyledir.

“EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN HAKLARIMIZ TANINMALI”

Türkiye’nin temel demokratik sorunları sizce nelerdir?

Yüksel Özdemir: Türkiye’nin en temel sorunlarından biri Kürtlerin demokratik hak ve özgürlük talepleridir. Diğer önemli sorun ise Alevilerin inanç topluluğu olarak yaşadıkları hak ihlalleridir. Alevilerin ibadet yerleri hâlâ resmen tanınmıyor. Bu durum eşit yurttaşlık ilkesine aykırı.

Biz Aleviler şiddeti reddeden bir inanç yoluna sahibiz. Bu nedenle devlete ve hükümete her zaman eşit vatandaşlık temelinde bir arada yaşama çağrısı yapıyoruz.

ÖRGÜTLENME OLMADAN BİR ARAYA GELEMEYİZ”

Alevi toplumunun kendi inanç ve kültürünü koruması açısından örgütlenmenin önemi nedir?

Yüksel Özdemir: Örgütlenme olmadan bir araya gelmek mümkün değil. Geçmişte Alevi inancının dergâhları ve ocakları vardı ve bunlar aynı zamanda birer eğitim yuvasıydı.

Pirler ve analar sadece inanç önderleri değil aynı zamanda toplumun birçok alanında rehberlik eden kişilerdi. Ancak özellikle tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte bu eğitim kurumları ortadan kaldırıldı.

Bu nedenle Alevi kurumlarının kurumsallaşması ve örgütlü bir yapıya kavuşması çok önemlidir.

“KAMU TÜZEL KİŞİLİK ALEVİLİĞİN RESMEN KABULÜDÜR”

Berlin’de cemevine verilen “Kamu Tüzel Kişilik” statüsü Aleviler için ne ifade ediyor?

Yüksel Özdemir: Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu kamu tüzel kişiliğini aldıktan sonra kamu yararına çalışan bir dernek statüsünden kamu kurumu statüsüne geçti.

Bu statü sayesinde Aleviler inançlarını resmi olarak kabul ettirmiş oldu. Ayrıca Berlin’de ilkokuldan liseye kadar Alevilik dersleri verilebiliyor. Bu dersler Alevi kurumlarının hazırladığı müfredata göre ve Alevi kurumlarının yetiştirdiği öğretmenler tarafından veriliyor.

AVRUPA’DAKİ ÖRGÜTLÜLÜK TÜRKİYE’DE MÜCADELEMİZE DESTEK OLUYOR”

Avrupa’daki kazanımlar Türkiye’deki Alevilere nasıl katkı sağlayabilir?

Yüksel Özdemir: Avrupa’daki Alevi kurumları Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu çatısı altında güçlü bir örgütlenme oluşturdu. Bu örgütlenme sayesinde Avrupa Parlamentosu ve birçok uluslararası kurum nezdinde Alevilerin sorunlarını gündeme getirebiliyoruz. Türkiye’de zorunlu din derslerinin kaldırılması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvurular da bu örgütlülüğün desteğiyle gerçekleşti. Bu nedenle Avrupa’daki örgütlülüğün Türkiye’deki Alevilerin mücadelesine hem moral hem de siyasal destek sağladığını düşünüyoruz.

“BİR OLMAK, BİRLİK OLMAK ZORUNDAYIZ”

Son olarak Alevi toplumuna mesajınız nedir?

Yüksel Özdemir: Yeni bir reçeteye ihtiyacımız yok. Pirlerimizin yüzyıllar önce verdiği reçete bugün de geçerli. Bir olmak, birlik olmak ve diri olmak zorundayız.

Aleviler hem Avrupa’da hem Türkiye’de örgütlü bir şekilde hareket ederse hem inançlarını koruyabilir hem de demokratik haklarını daha güçlü bir şekilde savunabilir.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.