PİRHA – -Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, MEB kararıyla okullarda yapılacak Ramazan ayı etkinliklerini eleştirdi. Irmak, söz konusu uygulamaların, yasalara aykırı olduğunu belirterek “eğitimin adresi sanayi ve camilere taşındı. Milli Eğitim Bakanlığı, bu uygulamalarıyla sömürüyü meşru hâle getiriyor” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla okullara gönderilen talimatla birlikte, Ramazan ayı boyunca öğrencilere dini içerikli programlar dayatılacak.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası da (Eğitim-Sen) söz konusu uygulamalara karşı tepkisini sürdürüyor. Sendika başkanı Kemal Irmak, PİRHA’ya yaptığı açıklamada, Ramazan etkinliklerinin Anayasa’nın laiklik ve 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nun temel ilkelerine aykırı olduğunun altını çizdi. Milli Eğitim Bakanı Tekin’in, toplumu kutuplaştıran bir tutum izlediğini söyleyen Kemal Irmak, “Yapılanların farkında mıdır bilmiyorum ama ona bu uyarıyı muhakkak yapmak gerekiyor” sözlerini kullandı.
“MAHALLE BASKISI”
Kemal Irmak, yapılacak etkinliklerin başta Alevi çocukları olmak üzere, başka inançlara sahip olanlara karşı da bir baskı hali oluşturduğunu söyledi.
““Buna karşı söz söyleyenlere yönelik olarak, troller aracılığıyla toplumu bir biçimde ayrıştıran, kutuplaştıran ve sanki toplum onların inancına ya da bu uygulamaya karşı çıkan insanların inançlarına düşmanmış gibi bir algı sürekli üretiliyor. Birlikte hareket ettikleri Eğitim Bir Sen’le beraber topluma bir kutuplaşma hali dayatılıyor. Bizler, bu ülkede yaşayan herkesin inancına saygılıyız. Ancak devletin, özellikle de Milli Eğitim Bakanı eliyle, kamu kurumlarında bir inancın ritüellerini etkinlik haline getirmesi, bunu raporlaştırması ve raporların ilgili müdürler aracılığıyla İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilmesi doğrudan doğruya bir mahalle baskısıdır.”
“ÇOCUKLAR YA SANAYİDE YA DA CAMİDE SÖMÜRÜLÜYOR!”
“Ramazan ayı etkinlikleri çocukların ufkunu nasıl açacak?” sorusunu gündeme getiren Irmak, eğitimin adresinin sanayi ve camiler olmadığının altını çizdi.
“Yapılanlar için ‘Ramazan ayı şenlikleri’ deniyor. Siz Hristiyan mısınız? Noel mi yapıyorsunuz ki ‘şenlik’ düzenliyorsunuz? Ramazan’da ne zamandan beri şenlikler düzenleniyor? Gelinen aşamada eğitimin adresi özellikle bu bakanın uygulamalarıyla birlikte ya sanayide çocukların sömürülmesine sebep olan ya da camilere taşınan ikili bir sömürü aracına dönüşmüş durumda. Milli Eğitim Bakanlığı, bu uygulamalarıyla bir taraftan inanç sömürüsü, bir taraftan emek sömürüsü ile doğrudan meşru hâle getiriyor. Milli Eğitim Bakanlığı, bir inancın ritüellerini resmi bir şekilde uygulama haline dönüştürebilir mi? Bu bir ayrımcılık, kutuplaştırma değil mi? Bu durum, laiklik ilkesine aykırı bir yaklaşım değil mi? Bütün bunları hesap etmeyen, aslında hesap ederek bilinçli bir şekilde toplumu ayrıştıran, ‘Bendensin ve benden değilsin’ gibi yaklaşımı önüne koymuş bir milli eğitim politikası ile karşı karşıyayız.”
“BİR ARADA YAŞAMI DA TEHDİT EDECEKTİR”
Kemal Irmak, Ramazan ayı etkinliklerine karşı hukuki girişimlerde bulunup itirazlarının süreceğini de belirtti. Irmak, uygulamanın hayata geçirilmesi için öğretmenlere de baskıda bulunulduğunu söyledi.
“Devletin okullarında herhangi bir inancın, Aleviliğin, Sünniliğin, Hristiyanlığın ritüelleri uygulanamaz. Bu diğerlerine karşı bir baskı sebebidir. Buradan bir kez daha Milli Eğitim Bakanlığına ve onun arkasında dizilen, toplumu ayrıştıran sendikalara da sözümüz şu olsun: Toplumsal sorumluluğunuz olsun. Sorumluluğunuz sadece bir inancın, bir mezhebin ritüellerini birilerine dayatmak olmasın. Bu durum, demokratik barışı da bir arada yaşamı da tehdit edecektir. Devlet, inançlara eşit mesafede durmak zorundadır. Devlet, hiçbir inancın ritüellerini okullarda dayatamaz. Bizler, insanların inançlarıyla ilgilenmiyoruz. Altını özellikle çiziyorum, Milli Eğitim Bakanlığı güya gönüllülük esasına dayandırıyor ama komisyonda yer alan öğretmene ‘Alınan kararları yapmak zorundasın’ diye bir dayatmada bulunuyor. Bunları kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Mücadelemizi de sürdüreceğiz.”
Eren GÜVEN/ANKARA
Yoruma kapalı.