PİRHA- Halep’te süren saldırılara ilişkin açıklama yapan Antep Emek ve Demokrasi Platformu, barışın konuşulduğu günlerde, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların, sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırıları, uluslararası insancıl hukukun ve savaş hukukunun açık ihlali olduğu vurgulandı.
Halep’te Kürt ve Süryanilere yönelik süren saldırılarda 13 yurttaş katledilirken, onlarca yurttaş da yaralandı. Mahallerde bulunan hastanelerin bombalandığı saldırılara tepkiler yükseliyor.
4’üncü gününde devam eden saldırılara bir çok kentte protesto edildi. Halep’e 100 km mesafede bulunan Antep’te de Halep’te süren saldırılara tepki gösterildi.
Antep Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan açıklamada, barışın konuşulduğu günlerde, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların, sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırıları, uluslararası insancıl hukukun ve savaş hukukunun açık ihlali olduğu vurgulandı.
Sivillerin hedef alınması hiçbir koşulda meşru olmadığının altı çizilen açıklamada, bu tür saldırıların insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
“BU SALDIRILAR, SURİYE’NİN ÇOK KİMLİKLİ VE ÇOK İNANÇLI TOPLUMSAL DOKUSUNU HEDEF ALMAKTA!”
Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik bu saldırıların, daha önce Süveyda’da Dürzilere, yine Alevilerin yoğunluklu yaşadığı yerleşim yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar belirtildi:
“HTŞ Yönetimin iktidarı ele geçirdiği günden bu yana cihatçı örgütlerin kullandığı insanlık dışı yöntemlerle kendisi gibi inanmayan, düşünmeyen, yaşamayan tüm halklara karşı insanlık suçu işlemeye devam etmektedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef almakta, halkları birbirine karşı düşmanlaştırmaktadır.
“YAŞANANLARA SESSİZ KALINMASI BARBARLIĞI DAHA FAZLA CESARETLENDİRMEKTEDİR”
Daha önce Suriye’nin birçok bölgesinde Kürtlere, Alevilere ve diğer etnik, dini kimliklere yönelik yapılan katliamlar, bugün başka yöntemlerle ama aynı boyutlarla devam etmektedir. Sivillerin yaşam hakkı ciddi şekilde tehdit edilmekte, masum insanlar öldürülmekte, zorla yerinden edilmekte ve büyük bir insani kriz yaşanmaktadır. Yaşananlara sessiz kalınması barbarlığı daha fazla cesaretlendirmekte ve tüm insanlığın vicdanını yaralayan olayların yaşanmasını kolaylaştırmaktadır.”
“SURİYE’DE İHTİYAÇ DUYULAN YENİ BİR SAVAŞ DEĞİL, DEMOKRATİK BİR REJİMİN İNŞA EDİLMESİDİR”
Binlerce insanın yaşamını yitirmesine sebep olan Suriye iç savaşında, yaşanan büyük acılar sonucunda nispi de olsa sağlanan barış ortamının yeniden çatışma sürecine evrilmesinin önüne geçilmesi çağrısına yer verilen açıklamada, “Suriye’de ihtiyaç duyulan yeni bir savaş değil, Suriye’de yaşayan tüm halkları temsil eden yeni ve demokratik bir rejimin inşa edilmesidir. Kalıcı bir barış, ancak Suriye’de yaşayan tüm halkların, tüm inanç ve kimliklerin eşit ve güvenli biçimde bir arada yaşayabildiği demokratik bir sistemin inşa edilmesiyle mümkündür” denildi.
“İNSAN ONURUNU KORUMAK İÇİN HERKESİ HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Yapılan açıklamada son olarak uluslararası kuruluşlar ve devletlere çağrıda bulunularak, “Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, uluslararası barışı ve insan haklarını korumakla görevli olan mekanizmaları ve uluslararası insan hakları örgütleri ile demokratik kamuoyunu HTŞ yönetiminin Kürt halkına yönelik bu insanlık dışı saldırılarını durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz. Halep’te Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı mahalleler olan Şeyh Maksut, Eşrefiye Bölgesinin korunması ve insani yardımların bölgeye ulaşması için uluslararası insan hakları mekanizmalarının kontrolünde insani koridor açılması gerektiğini belirtiyor; insan onurunu korumak için herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz” denildi.
PİRHA/ANTEP
Yoruma kapalı.